Ana içeriğe geç
Sözlük

cinayet ile cümle

cinayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir Cinayetin Tahlili, 1959 ABD yapımı dramatik mahkeme filmidir.Anatomy of a Murder) je američka sudska kriminalistička drama iz 1959. godine.
Cinayet ile suçlanan Ed, Riedenschneider'ı yeniden tutmak için evini ipotek ettirir.Ed je optužen pa stavlja kuću pod hipoteku kako bi opet angažirao Riedenschneidera.
Hercule Poirot'yu gören kız bir cinayet işlediğini söyler.Hercule Poirot saznaje tko je ubojica.
Bazıları da cinayetten şüphelendi.Postoji sumnja na ubojstvo.
Bu cinayet olayının mahkemesi de oldu, ben burada değildim.Ovaj zločin nije doživio medijsko pokriće, a ovaj zločin ni danas nije procesuiran.
Buna karşılık, kendileri de cinayet suçunu işledikleri için harakiri yaparak intihar ettiler.Morali su počiniti harakiri/samoubojstvo ako im je povrijeđena čast.
Doğu Ekspresinde Cinayet (film)Ubojstvo u Orijent Expressu (1974.)
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Priznaje da je ipak svjedočio silovanju i ubojstvu.
Bunu başka cinayetler de takip eder.Slijede i drugi napadi.
Bir cinayet gerçekleşir.Dogodilo se ubojstvo.
Yine de resmi soruşturma ekibi ölümün cinayet olduğuna karar vermiştir.Istraga forenzičara ukazivala je na slučajnu smrt.
Cinayeti yıllarca faili meçhul olarak kaldı.Ovaj je zločin desetljećima bio prikrivan.
Noel'de Cinayet.Božićni krijes.
Psikolojik sorunlar yaşamaktadır ve işlediği cinayet sonrası ruhsal problemleri daha da artar.Nije uzrok samo fizički umor već i psihički napor, zbog kojeg kasnije dolazi do fizičkog umora.
Özel dedektif Philip Marlowe'un bir arkadaşı cinayet ile suçlanmaktadır.Ovo su kriminalistički slučajevi Philipa Marlowea, Los Angeleskog privatnog detektiva.
Kabul edilen ilk cinayeti budur.To bola prvá vražda, z ktorej bol obžalovaný.
"'Ufak Tefek Cinayetler'"."Vražedných poliach".
Bu cinayetten başka dört kişiyi daha öldürdü.Pri tomto útoku boli zabití aj traja ďalší ľudia.
Cinayet, bir kimsenin başka bir kimseyi bilerek öldürmesi eylemidir.Vražda je úmyselné usmrtenie inej osoby.
Kasaba onu adeta cinayet işlemeye teşvik etmektedir.Obviňuje spoločnosť za to, že ho dohnala k vražde.
David, Marat'ı cinayetten bir gün önce ziyaret etmişti.Už o dva dni po atentáte začal s inscenovaním Marata.
Murder, She Wrote (Cinayet Dosyası) dizisinde canlandırdığı Jessica Fletcher karakteri ile tanınır.Všetky za postavu Jessicy Fletcher v kriminálnom seriáli To je vražda, napísala.
Bunun neticesinde cinayetler arttı.Zvýšila sa kriminalita.
Toplama kamplarında işlenen korkunç cinayetler üzerine geniş bir arşivim var.V koncentračných táboroch boli na ľuďoch uskutočňované obludné pokusy.
Draco'nun yasalarından korunan tek şey, eski yasanın cinayetle ilgili bölümleriydi.Drakónove ustanovenia týkajúce sa zabitia boli prebraté do Solóvých zákonov.
Çok sayıda cinayet ve diğer zulümlerden sorumluydu.Po ňom nasledovala séria ďalších útokov a protiútokov.
Cinayetler uluslararası olarak kınandı.Ti certifikati so mednarodno priznani.
90'lı yılların sonunda Ankara'da birtakım cinayetler işlenmiştir.Do podobnih procesov je nato konec devetdesetih let prišlo na Hrvaškem.
Görünüşe göre bir cinayete kurban gitmişti.Umrl je kot žrtev roparskega napada.
Her cinayetin cezası vardır.Prekršku vedno sledi kazen.
Nisan 2015'te cinayetten suçlu bulundu.Februarja 2015 so ga obtožili dvojnega umora.
Bir, söz edilen cinayeti kim işlemiştir?Vprašanje je, kdo je pisal Predgovor?
Kazayla ölüm sonucunda, cinayetten şüphe edilebilir.V hudih primerih zaužitja lahko pride do smrti.
Tarih boyunca yürütülen entrikaların, politik cinayetlerin gizli kahramanları hep zehirler olmuştu.Nekaj časa je bil zaradi političnih mahinacij samih triumvirov celo tajen.
Bu cinayet olayının mahkemesi de oldu, ben burada değildim.Poleg tega je bila kršitev ugotovljena še, ker preiskava tega dogodka ni bila učinkovita.
Bir cinayet gerçekleşir.Gal įvyko žmogžudystė ...
Tam çevirisi Kusursuz Cinayet anlamındadır.Pagrindinė versija yra užsakomoji žmogžudystė.
96 yılında Domitian'ın cinayet planıyla karşı karşıya kaldı.96 m. ji dalyvavo sąmoksle prieš Domicianą.
Polise kendisinin cinayeti işlediğini söyler.Jo savižudybę patvirtino policija.
İki, cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir?Vokiečiai nurodydavo kada, kur ir kaip vykdyti žudynes.
Polise, çözemediği vakalarda (çoğunlukla cinayet vakaları) yardım eder.Jų užduotis yra spręsti krizes, kurių negali suvaldyti policija.
Cinayetler, besbelli, çoğalacak.Žmogžudysčių įvyksta vis daugiau.
Uzun aralıklarla, kırk yılda bir işlenen bu cinayetlerin üzerinde o güne dek fazla durulmamıştı.Jos eilės karčiai kalba apie blogą elgesį su ja per tuos metus.
Sabah saat 04.00'te cinayeti fark edip polise bildirdi.Atsibudusi 6.30 ryto, rado vyrą be sąmonės.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Filme pasakojama apie serijinį žudiką, kuris rėmėsi vadinamosiomis Septyniomis nuodėmėmis.
Hoelz'ün cesedi, cinayetten üç gün sonra bulunmuştu.Vilbeforsas mirė praėjus 3 dienom po to kai parlamentas patvirtino aktą.
(Maç izlemek cinayet değildir)".Tegemist ei olnud enesetapuga."
Morgue Sokağı Cinayetleri (İng.“Mõrtsukatöö Rue Morgue’il.
14 Ekim tarihinde cinayetlerin listesi okundu.Siin loetletakse 14. oktoobril surnud tuntud isikuid.
Kabul edilen ilk cinayeti budur.Tegemist oli esimese süüdimõistmisega kaaperdamise kohtuasjas.
Cinayetlerden sonra, Oxford Apartmanı kapatıldı.Pärast alkoholi tarbimist rööviti korterist mida sooviti.
Cinayet kurbanlarından ikisi hayatta kalmıştır.Mõlemad politseinikud jäid ellu.
Sonrasında cinayet suçundan hüküm giyip, hapse düşmüştür.Mõrvakatse eest aga läheb ta vangi.
Cinayetlerini testere ile işlemektedir.Kirjeldab testimisega seotud toiminguid.
Öldürme eyleminin kasıtlı olarak işlenmesi halinde fiil cinayet olarak da tanımlanır.Kui selline löök siiski osutub surmavaks, siis on toime pandud tapmine kaudse tahtlusega.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.Politsei vahistas rünnakuga seoses 12 inimest.
Bu bir cinayettir! "Ühe mõrva lugu".
Hac ve umrede yapılması yasak işleri yapmaya cinayet denir.Müümine ja ostmine on hetkel veel kuritegu.
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.Asepresident ja tema abikaasa vahejuhtumi ajal kodus ei viibinud.
Her cinayetin cezası vardır.Iga süüteo puhul oli ette nähtud kindel karistus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod