cila ile cümle

cila kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Ακούσαμε για την ατμόσφαιρα ως ένα λεπτό στρώμα λούστρου.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Мы слышали об атмосфере как о тонком слое лака.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Чухме за атмосферата като тънък слой лак.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.שמענו את הדימוי של האטמוספירה כשכבת לכה דקה.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.سمعنا بأن طبقة الغلاف الجوي هي عبارة عن طبقة خفيفة من الطلاء.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.生命自体は この惑星の薄い ペンキ塗装にすぎません
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.A ich nohy boly rovné, a spodok ich nôh bol ako spodok nohy teľaťa, a leskly sa na pohľad ako vyleštená meď.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng , bàn chơn như bàn chơn bò con đực ; sáng_ngời như đồng bóng_nhoáng .
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng, bàn chơn như bàn chơn bò con đực; sáng ngời như đồng bóng nhoáng.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Deres ben var rette, og deres fotblad var som kloven på en kalv, og de blinket likesom skinnende kobber.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Ja säärivarret niillä oli suorat ja jalkaterät kuin vasikansorkat, ja ne välkkyivät kuin kiiltävä vaski.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Kakinya lurus dan mengkilap seperti perunggu yang digosok. Jari kakinya berkuku seperti kuku banteng
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.그 다리는 곧고 그 발바닥은 송아지 발바닥 같고 마광한 구리같이 빛나며
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.och deras ben voro raka och deras fötter såsom fötterna på en kalv och de glimmade såsom glänsande koppar.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Sus piernas eran rectas, y sus pezuñas eran como pezuñas de becerro que centelleaban como bronce bruñido
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Und ihre Beine standen gerade, und ihre Füße waren gleich wie Rinderfüße und glänzten wie helles glattes Erz.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.а ноги их – ноги прямые, и ступни ног их – как ступня ноги у тельца, и сверкали, как блестящая медь.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.ורגליהם רגל ישרה וכף רגליהם ככף רגל עגל ונצצים כעין נחשת קלל׃
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.وارجلها ارجل قائمة واقدام ارجلها كقدم رجل العجل وبارقة كمنظر النحاس المصقول.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳 掌 好 像 牛 犢 之 蹄 、 都 燦 爛 如 光 明 的 銅
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳掌 好像 牛犢之蹄 、 都燦爛 如 光明 的 銅
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Altre volte, erano più filosofici, ci dicevano
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:A veces, tomando un aire más de sofisticación, la gente decía:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Cei mai sofisticaţi spuneau, "N-are de-a face cu indienii.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Inni pod przykrywką wyrafinowania stwierdzali: 'To nie wina Hindusów.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:때로는 좀 더 복잡해 보이게 치장해 가며 이렇게 말했습니다. "아시겠지만, 그건 인도 사람들과는 아무 상관이 없습니다.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Soms brachten mensen meer verfijnde meningen naar voren:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Иногда, выражаясь более изощрённо, люди говорили:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Понякога отговорите бяха по-дълги и по-изтънчени, казваха ми: "Това няма нищо общо с индийците.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:לפעמים, זה בוטא בחזית של תחכום, ואנשים אמרו "אתם יודעים מה, זה לא קשור להודים.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:أحياناً تطلّب الأمر أكثر من ذلك، تطلّب طبقة لامعة من التطور، وقال البعض، "الأمر لا علاقة له بالهنود.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:「これはインド人の 素質の問題ではなくて 厳しく統制・規制された 教育制度の問題なんだ
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyi영어로 적힌 카드를 발견했습니다. 그 카드엔 이런 문구가 적혀있었습니다: "어메리칸 클래식.
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyiומצאתי כרטיס מודפס באנגלית, כדלקמן: "קלאסיקה אמריקאית.
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyiوجدت بطاقة مطبوعة باللغة الإنجليزية، ونصها، "أميركية كلاسيكية.
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyi「アメリカン・クラシック 1941年に使い込まれた野球グローブに ヒントを得たCOACH の創設者が
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Así que, cuidadosamente, tuvimos que raspar mecánicamente toda la cera.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Cu mare grijă a trebuit să îndepărtăm mecanic toată ceara.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Dus heel voorzichtig moesten we al de was mechanisch afschrapen.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Így hát óvatosan le kellett kaparnunk az összes viaszt.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.그래서 매우 섬세하게 물리적으로 왁스를 긁어내는 수밖에 없었어요
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Nous avons donc dû racler mécaniquement toute la cire.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Ostrożnie musieliśmy zdrapać cały wosk.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Perciò, con molta cura, abbiamo dovuto raschiar via meccanicamente tutta la cera.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Por isso, com muito cuidado, tivemos de raspar mecanicamente toda a cera.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Proto jsme museli velmi opatrně mechanicky seškrábat všechen vosk.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Så med den største forsigtighed måtte vi mekanisk skrabe al voksen af.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.So mussten wir sehr sorgfältig alles Wachs mechanisch abkratzen.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Έπρεπε πολύ προσεκτικά να το καθαρίσουμε με μηχανικά μέσα.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Нам нужно было отскрести весь этот воск.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Трябваше внимателно механично да изстържем целия восък.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.ושעוות הנרות היתה מלוכלכת, ולא יכולנו לדמות דרך השעווה.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.لذلك اضطررنا إلى إزالته كلّه يدويّا.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.この本の状態がどんなに悪いか
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Así que resulta que Google es una empresa compasiva porque los empleados ven que la compasión es diversión.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Dus het blijkt dat Google een bedrijf met compassie is, omdat Googlers compassie gewoon leuk vonden.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Google e o companie plină de compasiune, pentru că Googlerii au descoperit compasiunea ca fiind distractivă.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Okazuje się zatem, że Google jest współczującą firmą, ponieważ pracownicy odkryli, że współczucie to zabawa.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.hans Hænder er Stænger af Guld, fyldt med Rubiner, hans Liv en Elfenbensplade, besat med Safirer,
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.jeho ruky obliny zlata, vysádzané taršíšom; jeho telo umelecké dielo zo slonovej kosti, obložené zafírami;

İlgili Sayfalar