Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:A veces, tomando un aire más de sofisticación, la gente decía:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Cei mai sofisticaţi spuneau, "N-are de-a face cu indienii.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Inni pod przykrywką wyrafinowania stwierdzali: 'To nie wina Hindusów.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:때로는 좀 더 복잡해 보이게 치장해 가며 이렇게 말했습니다. "아시겠지만, 그건 인도 사람들과는 아무 상관이 없습니다.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Soms brachten mensen meer verfijnde meningen naar voren:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Иногда, выражаясь более изощрённо, люди говорили:
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:Понякога отговорите бяха по-дълги и по-изтънчени, казваха ми: "Това няма нищо общо с индийците.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:לפעמים, זה בוטא בחזית של תחכום, ואנשים אמרו "אתם יודעים מה, זה לא קשור להודים.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:أحياناً تطلّب الأمر أكثر من ذلك، تطلّب طبقة لامعة من التطور، وقال البعض، "الأمر لا علاقة له بالهنود.
Bazen de, nezaketle cilalanmış sözlerle şöyle diyenler oldu:「これはインド人の 素質の問題ではなくて 厳しく統制・規制された 教育制度の問題なんだ
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyi영어로 적힌 카드를 발견했습니다. 그 카드엔 이런 문구가 적혀있었습니다: "어메리칸 클래식.
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyiומצאתי כרטיס מודפס באנגלית, כדלקמן: "קלאסיקה אמריקאית.
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyiوجدت بطاقة مطبوعة باللغة الإنجليزية، ونصها، "أميركية كلاسيكية.
"Bir Amerikan klasiği.1941 yılında bir beyzbol eldiveninin cilali eskitilmiş yüzeyi「アメリカン・クラシック 1941年に使い込まれた野球グローブに ヒントを得たCOACH の創設者が
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Así que, cuidadosamente, tuvimos que raspar mecánicamente toda la cera.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Cu mare grijă a trebuit să îndepărtăm mecanic toată ceara.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Dus heel voorzichtig moesten we al de was mechanisch afschrapen.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Így hát óvatosan le kellett kaparnunk az összes viaszt.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.그래서 매우 섬세하게 물리적으로 왁스를 긁어내는 수밖에 없었어요
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Nous avons donc dû racler mécaniquement toute la cire.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Ostrożnie musieliśmy zdrapać cały wosk.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Perciò, con molta cura, abbiamo dovuto raschiar via meccanicamente tutta la cera.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Por isso, com muito cuidado, tivemos de raspar mecanicamente toda a cera.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Proto jsme museli velmi opatrně mechanicky seškrábat všechen vosk.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Så med den største forsigtighed måtte vi mekanisk skrabe al voksen af.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.So mussten wir sehr sorgfältig alles Wachs mechanisch abkratzen.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Έπρεπε πολύ προσεκτικά να το καθαρίσουμε με μηχανικά μέσα.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Нам нужно было отскрести весь этот воск.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.Трябваше внимателно механично да изстържем целия восък.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.ושעוות הנרות היתה מלוכלכת, ולא יכולנו לדמות דרך השעווה.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.لذلك اضطررنا إلى إزالته كلّه يدويّا.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.この本の状態がどんなに悪いか
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.hans Hænder er Stænger af Guld, fyldt med Rubiner, hans Liv en Elfenbensplade, besat med Safirer,
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.jeho ruky obliny zlata, vysádzané taršíšom; jeho telo umelecké dielo zo slonovej kosti, obložené zafírami;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.손은 황옥을 물린 황금 노리개 같고 몸은 아로새긴 상아에 청옥을 입힌듯 하구나
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Seine Hände sind wie goldene Ringe, voll Türkise. Sein Leib ist wie reines Elfenbein, mit Saphiren geschmückt.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Ses mains sont des anneaux d`or, Garnis de chrysolithes; Son corps est de l`ivoire poli, Couvert de saphirs;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tangannya elok, bercincin emas dengan permata, tubuhnya bagaikan gading bertatah batu nilam
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc : Thân mình người khác_nào ngà bóng_láng cẩn ngọc xanh .
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc: Thân mình người khác nào ngà bóng láng cẩn ngọc xanh.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.ידיו גלילי זהב ממלאים בתרשיש מעיו עשת שן מעלפת ספירים׃
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.يداه حلقتان من ذهب مرصعتان بالزبرجد. بطنه عاج ابيض مغلف بالياقوت الازرق.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好 像 金 管 、 鑲 嵌 水 蒼 玉 . 他 的 身 體 如 同 雕 刻 的 象 牙 、 周 圍 鑲 嵌 藍 寶 石
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好像 金管 、 鑲嵌 水蒼玉 . 他 的 身體 如同 雕刻 的 象牙 、 周圍鑲 嵌 藍寶石
İki sorunun aslında aynı şey olduğunu anladığınızda, tüm yüzeysel cilayı ortadan kaldırıyorsunuzPorque cuando te das cuenta que dos problemas realmente
İki sorunun aslında aynı şey olduğunu anladığınızda, tüm yüzeysel cilayı ortadan kaldırıyorsunuzلأنه عندما ندرك ان مسألتان
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Filho do homem, profetiza, e dize: Assim diz o Senhor; dize: A espada, a espada está afiada e polida.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı."Ihmislapsi, ennusta ja sano: Näin sanoo Herra. Sano: Miekka, miekka on teroitettu, on myös kirkkaaksi hiottu.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.인자야 너는 예언하여 이르기를 여호와의 말씀에 칼이여 칼이여 날카롭고도 마광되었도다
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Menneskesønn! Spå og si: Så sier Herren: Si: Et sverd, et sverd er hvesset, og slipt er det og.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Menneskesøn, profeter og sig: Så siger HERREN:
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Sin človečji, prorokuj in reci: Tako pravi Gospod: Reci: Meč, meč, nabrušen in zlikan!
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Synu člověčí, prorokuj a rci: Takto praví Hospodin: Rci: Meč, meč nabroušen, také i vyčištěn jest.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Synu človeka, prorokuj a povieš: Takto hovorí Pán: Povedz: Meč, meč je nabrúsený i vyhladený.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Υιε ανθρωπου, προφητευσον και ειπε, Ουτω λεγει Κυριος Ειπε, Ρομφαια, ρομφαια ακονιζεται και μαλιστα στιλβουται
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Сине човешки, пророкувай, казвайки: Така казва Господ: Речи: Меч! меч се остри, още се излъсква;
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.сын человеческий! изреки пророчество и скажи: так говорит Господь Бог: скажи: меч, меч наострен и вычищен;
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.בן אדם הנבא ואמרת כה אמר אדני אמר חרב חרב הוחדה וגם מרוטה׃
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.يا ابن آدم تنبأ وقل. هكذا قال الرب. قل سيف سيف حدّد وصقل ايضا.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.人 子 阿 、 你 要 豫 言 、 耶 和 華 吩 咐 我 如 此 說 、 有 刀 、 有 刀 、 是 磨 快 擦 亮 的