cila ile cümle
cila kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.손은 황옥을 물린 황금 노리개 같고 몸은 아로새긴 상아에 청옥을 입힌듯 하구나
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Seine Hände sind wie goldene Ringe, voll Türkise. Sein Leib ist wie reines Elfenbein, mit Saphiren geschmückt.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Ses mains sont des anneaux d`or, Garnis de chrysolithes; Son corps est de l`ivoire poli, Couvert de saphirs;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tangannya elok, bercincin emas dengan permata, tubuhnya bagaikan gading bertatah batu nilam
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc : Thân mình người khác_nào ngà bóng_láng cẩn ngọc xanh .
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc: Thân mình người khác nào ngà bóng láng cẩn ngọc xanh.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.ידיו גלילי זהב ממלאים בתרשיש מעיו עשת שן מעלפת ספירים׃
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.يداه حلقتان من ذهب مرصعتان بالزبرجد. بطنه عاج ابيض مغلف بالياقوت الازرق.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好 像 金 管 、 鑲 嵌 水 蒼 玉 . 他 的 身 體 如 同 雕 刻 的 象 牙 、 周 圍 鑲 嵌 藍 寶 石
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好像 金管 、 鑲嵌 水蒼玉 . 他 的 身體 如同 雕刻 的 象牙 、 周圍鑲 嵌 藍寶石
Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Google là một công ty đầy lòng từ bi, bởi vì các Googler nghiệm ra rằng lòng từ bi mang đến niềm vui.
Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Google - сопереживающая компания, поскольку Гуглеры воспринимают сопереживание как удовольствие.
Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Googleは思いやりのある会社である と言えるでしょう しかし楽しいだけでは十分ではありません
Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.동정심을 가진 회사인 것이 드러납니다. 왜냐하면 구글 직원들이 동정심을 재미있다고 여겼기 때문입니다.
Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Ґуґл - співчутлива компанія, тому що для ґуґлерів співчуття - це втіха.
Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.שגוגל היא חברה בעלת חמלה, בגלל שאנשי גוגל מצאו שחמלה זה כיף.
Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.أن جووجل شركة تتمتع بال"التعاطف والتراحم" لأن أبناء جووجل وجدوا أن "التعاطف والتراحم" ممتعا.
İki sorunun aslında aynı şey olduğunu anladığınızda, tüm yüzeysel cilayı ortadan kaldırıyorsunuzPorque cuando te das cuenta que dos problemas realmente
İki sorunun aslında aynı şey olduğunu anladığınızda, tüm yüzeysel cilayı ortadan kaldırıyorsunuzلأنه عندما ندرك ان مسألتان
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Filho do homem, profetiza, e dize: Assim diz o Senhor; dize: A espada, a espada está afiada e polida.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı."Ihmislapsi, ennusta ja sano: Näin sanoo Herra. Sano: Miekka, miekka on teroitettu, on myös kirkkaaksi hiottu.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.인자야 너는 예언하여 이르기를 여호와의 말씀에 칼이여 칼이여 날카롭고도 마광되었도다
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Menneskesønn! Spå og si: Så sier Herren: Si: Et sverd, et sverd er hvesset, og slipt er det og.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Menneskesøn, profeter og sig: Så siger HERREN:
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Sin človečji, prorokuj in reci: Tako pravi Gospod: Reci: Meč, meč, nabrušen in zlikan!
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Synu člověčí, prorokuj a rci: Takto praví Hospodin: Rci: Meč, meč nabroušen, také i vyčištěn jest.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Synu človeka, prorokuj a povieš: Takto hovorí Pán: Povedz: Meč, meč je nabrúsený i vyhladený.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Υιε ανθρωπου, προφητευσον και ειπε, Ουτω λεγει Κυριος Ειπε, Ρομφαια, ρομφαια ακονιζεται και μαλιστα στιλβουται
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.Сине човешки, пророкувай, казвайки: Така казва Господ: Речи: Меч! меч се остри, още се излъсква;
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.сын человеческий! изреки пророчество и скажи: так говорит Господь Бог: скажи: меч, меч наострен и вычищен;
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.בן אדם הנבא ואמרת כה אמר אדני אמר חרב חרב הוחדה וגם מרוטה׃
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.يا ابن آدم تنبأ وقل. هكذا قال الرب. قل سيف سيف حدّد وصقل ايضا.
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.人 子 阿 、 你 要 豫 言 、 耶 和 華 吩 咐 我 如 此 說 、 有 刀 、 有 刀 、 是 磨 快 擦 亮 的
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.人子 阿 、 你 要 豫 言 、 耶和華 吩咐 我 如此 說 、 有 刀 、 有 刀 、 是 磨快 擦亮 的
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Atât de precis au fost șlefuite aceste oglinzi.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Das ist die Art Polierung, die diese Spiegel bestanden.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.É este o tipo de polimento a que estes espelhos foram submetidos.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Ese es el tipo de pulido de estos espejos.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Et c'est ce genre de polissage qu'ont subit ces miroirs.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Itulah pemolesan yang telah dilalui oleh cermin-cermin ini.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.그 거울들은 그런 종류의 기술로 닦여진 것이죠.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Over dat soort precisie hebben we het hier.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Questo è il tipo di lucidatura a cui questi specchi sono stati sottoposti.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Và những chiếc gương cũng phải trải qua quá trình đánh bóng tương tự.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Właśnie tak polerowane są te lustra.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Αυτού του είδους τη στίλβωση έχουν υποστεί αυτά τα κάτοπτρα.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Вот какой полировке подверглись эти зеркала.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.И това е вида полиране, на което тези огледала са били подложени.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.המראות עברו את אותה רמת ליטוש.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.وهذا هو التلميع التي تعرضت له هذه المرايا.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.驚くべき望遠鏡です
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A dali ho vyhladiť, aby sa mohol vziať do ruky; je to nabrúsený meč a je vyhladený dať ho do ruky zabijaka.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A ty, synu człowieczy! wzdychaj, jakobyś miał biodro złamane, a w gorzkości wzdychaj przed oczyma ich.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Dali so ga zlikati, da se more prijeti v roko. Meč je nabrušen in zlikan, da se da morilcu v roko.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.E foi dada a polir para ser manejada; esta espada está afiada e polida, para ser posta na mão do matador.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Jeg gav en Slagter det, at han skal tage det fat; det er hvæsset og slebet for at gives en Drabsmand i Hænde,
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.그 칼이 손에 잡아 쓸만하도록 마광되되 살륙하는 자의 손에 붙이기 위하여 날카롭고도 마광되었도다 하셨다 하라
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Pedang itu diasah supaya selalu siap dipakai lalu diserahkan kepada seorang pembantai
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Tu, figlio dell'uomo, piangi: piangi davanti a loro con il cuore infranto e pieno d'amarezza
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Даде се да се излъска да се държи в ръка; тоя меч е наострен и излъскан, за да се даде в ръката на погубителя.