Ana içeriğe geç
Sözlük

cila ile cümle

cila kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, ‹Rab şöyle diyor: ‹‹ ‹Kılıç, kılıç, Bilendi, cilalandı.人子 阿 、 你 要 豫 言 、 耶和華 吩咐 我 如此 說 、 有 刀 、 有 刀 、 是 磨快 擦亮 的
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Atât de precis au fost șlefuite aceste oglinzi.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Das ist die Art Polierung, die diese Spiegel bestanden.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.É este o tipo de polimento a que estes espelhos foram submetidos.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Ese es el tipo de pulido de estos espejos.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Et c'est ce genre de polissage qu'ont subit ces miroirs.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Itulah pemolesan yang telah dilalui oleh cermin-cermin ini.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.그 거울들은 그런 종류의 기술로 닦여진 것이죠.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Over dat soort precisie hebben we het hier.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Questo è il tipo di lucidatura a cui questi specchi sono stati sottoposti.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Và những chiếc gương cũng phải trải qua quá trình đánh bóng tương tự.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Właśnie tak polerowane są te lustra.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Αυτού του είδους τη στίλβωση έχουν υποστεί αυτά τα κάτοπτρα.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.Вот какой полировке подверглись эти зеркала.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.И това е вида полиране, на което тези огледала са били подложени.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.המראות עברו את אותה רמת ליטוש.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.وهذا هو التلميع التي تعرضت له هذه المرايا.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.驚くべき望遠鏡です
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A dali ho vyhladiť, aby sa mohol vziať do ruky; je to nabrúsený meč a je vyhladený dať ho do ruky zabijaka.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A ty, synu człowieczy! wzdychaj, jakobyś miał biodro złamane, a w gorzkości wzdychaj przed oczyma ich.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Dali so ga zlikati, da se more prijeti v roko. Meč je nabrušen in zlikan, da se da morilcu v roko.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.E foi dada a polir para ser manejada; esta espada está afiada e polida, para ser posta na mão do matador.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Jeg gav en Slagter det, at han skal tage det fat; det er hvæsset og slebet for at gives en Drabsmand i Hænde,
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.그 칼이 손에 잡아 쓸만하도록 마광되되 살륙하는 자의 손에 붙이기 위하여 날카롭고도 마광되었도다 하셨다 하라
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Pedang itu diasah supaya selalu siap dipakai lalu diserahkan kepada seorang pembantai
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Tu, figlio dell'uomo, piangi: piangi davanti a loro con il cuore infranto e pieno d'amarezza
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Даде се да се излъска да се държи в ръка; тоя меч е наострен и излъскан, за да се даде в ръката на погубителя.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Я дал его вычистить, чтобы взять в руку; уже наострен этот меч и вычищен, чтобы отдать его в руку убийцы.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.ויתן אתה למרטה לתפש בכף היא הוחדה חרב והיא מרטה לתת אותה ביד הורג׃
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.وقد اعطاه ليصقل لكي يمسك بالكف. هذا السيف قد حدّد وهو مصقول لكي يسلم ليد القاتل.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.這 刀 已 經 交 給 人 擦 亮 、 為 要 應 手 使 用 . 這 刀 已 經 磨 快 擦 亮 、 好 交 在 行 殺 戮 的 人 手 中
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.這刀 已 經交給 人 擦亮 、 為 要 應手 使用 . 這刀 已 經 磨快 擦亮 、 好 交 在行 殺戮 的 人 手中
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Byl špinavý a nemohli jsme se přes něj dostat k textu.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Das Wachs war dreckig und wir konnten nicht durch das Wachs hindurch fotografieren.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Dat kaarsvet was vuil. Daar konden we niet doorheen kijken.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.E a cera estava suja, e não conseguíamos ver através da cera.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.És a viasz nagyon koszos volt, nem tudtuk letapogatni a viaszon keresztül.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Et la cire des bougies était sale, et nous ne pouvions pas voir à travers la cire.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Iar ceara era murdară, şi nu puteam scana prin ea.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.이 양초 왁스가 워낙 더러워서 그걸 뚫고 촬영을 할 수가 없었던 거죠
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.La cera delle candele era così sporca che non riuscivamo ad intravedere nulla.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Voksen fra lysene var beskidt, og vi kunne ikke scanne igennem voksen.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Wosk świecowy był brudny, uniemożliwiał wykonanie obrazowania.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Y la cera estaba sucia, y no podíamos sacar las imágenes a través de la cera.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Восъкът от свещи беше много мръсен и не можехме да видим нищо от восъка.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.Сквозь него невозможно было просвечивать изображение.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.של הכנסיה היוונית האורטודוקסית והם השתמשו בשעוות נרות.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.كان الشمع قذرا، وكان يحول دون تصوير ما نحتاج.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.上から撮像は難しく 細心の注意を払って ろうを全て そぎ落とす必要がありました
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Ada ujung penyuka air dan sisi-sisinya yang berlilin.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Au vârfuri hidrofile şi laturi cerate.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Csúcsaik vonzzák a vizet, de az oldalaik viaszosak.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.De har spidser der elsker vand, og sider der er voksede.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Elles ont des bouts qui attirent l'eau et des côtés lustrés.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Hanno estremità che amano l'acqua, e lati di cera.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Las puntas atraen al agua y los lados son cerosos
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Mają końcówki przyciągające wodę i woskowane boki.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Sie haben wasseranziehende Spitzen und wachsartige Seiten.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Têm pontinhas que atraem a água, e lados com cera.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.Ze hebben wateraantrekkende punten en gladde zijkanten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod