cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yataktan çıkmak istemiyor.Tom doesn't want to get out of bed.
O, yataktan çıkmak istemiyor.He doesn't want to get out of bed.
Onlar yataktan çıkmak istemiyor.They don't want to get out of bed.
Tom atına atladı ve yola çıktı.Tom jumped on his horse and rode off.
Biz buradan canlı çıkmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to figure out a way to get out of here alive.
O, kılıcını çıkardı.He whipped out his sword.
O, şişenin tıpasını çıkardı.He uncorked the bottle.
Tom kravatını çıkardı gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.Tom took off his tie and started unbuttoning his shirt.
Eğer suya düşersen tüm ıslak giysileri çıkarmalısın.If you fall into the water, you should strip off all wet clothes.
O, gömleğini çıkardı.He removed his shirt.
Sadece Tom'un nasıl hissettiğini bilseydim, Mary ile çıkmazdım.If I'd only known how Tom felt, I wouldn't have gone out with Mary.
Filmin sonunda aşçı katil çıkmazsa ben ne olayım!I'll be damned, if by the end of the movie the chef doesn't turn out to be the killer.
Tom levyeyle sandığı açtı ve bir dinamit lokumu çıkardı.Tom opened up the crate with a crowbar and took out a stick of dynamite.
Tom alet çantasından demir testeresini çıkardı ve Mary'ye onu isteyip istemediğini sordu.Tom removed the hacksaw from his toolbox and asked Mary if she wanted it.
Çok yorgunum. Yarına sağ çıkıp çıkmayacağımdan bile emin değilim.I'm so tired. I'm not even sure whether I'll be able to survive this day.
Yatağımdan çık.Get out of my bed.
Ben bir gün Carnegie Hall'da sahneye çıkmak istiyorum.I'd like to perform at Carnegie Hall someday.
Seninle çıkmak istiyorum.I'd like to go out with you.
Tom'un Mary'yi akşam yemeği için dışarı çıkaracağını düşündüm.I thought Tom would take Mary out for dinner.
Tom'un akşam yemeğinden önce yürüyüşe çıkacağını düşündüm.I thought Tom would take a walk before dinner.
Tom'un ortaya çıkacağını düşündüm.I thought Tom would show up.
Ben Tom'un çıkagelip merhaba diyeceğini düşündüm.I thought Tom would drop by and say hello.
O giysilerini çıkardı.She took off her clothes.
O, elbiselerini çıkardı.He took off her clothes.
O elbiselerini çıkardı.He took off his clothes.
Elbiselerini çıkar.Take off your clothes.
Bana çıkma teklif etmiyor musun?Are you asking me out on a date?
Emin olamıyorum ama Tom Mary ile çıkmak istiyor.I can't be sure, but I think Tom wants to go out with Mary.
Tom'un Mary ile çıktığına inanamıyorum.I can't believe Tom went out with Mary.
Ben bununla şimdi başa çıkamam.I can't deal with this now.
Bunu aklımdan çıkaramıyorum.I can't get that out of my mind.
Tom'u aklımdan çıkaramıyorum.I can't get Tom out of my mind.
Tom'u evden çıkartamıyorum.I can't get Tom out of the house.
Seninle buluşmaya çıkamam.I can't go out on a date with you.
Böyle bir günde ceket giymeden dışarı çıkamayız.We can't go outside on a day like this without wearing coats.
Bununla tek başına başa çıkamazsın.You can't handle this alone.
Tom artık bununla başa çıkamaz.Tom can't handle this anymore.
Tom tek başına bu işle başa çıkamaz.Tom can't handle this job on his own.
Ben senin benim görüşümden çıkmana izin veremem.I can't let you out of my sight.
Tom Mary'nin cuma gecesi gerçekten onunla çıktığına tamamen inanamıyor.Tom can't quite believe that Mary is really going on a date with him this Friday night.
Gizli bilgiyi ortaya çıkartamayız.We can't reveal classified information.
Gözlüğümü çıkaramam.I can't take my glasses off.
Tom hapisten çıkmayı bekleyemez.Tom can't wait to get out of prison.
Takuya bana derhal yola çıkmamı söyledi.Takuya told me to take off right away.
Tom çok çıkmaz.Tom doesn't get out much.
Tom'un avukatı, Tom'u kürsüye çıkaramadığını söyledi.Tom's lawyer said that he couldn't put Tom on the stand.
Birlikte yemek yemek için dışarıya çıkmanın seni neşelendireceğini düşünüyordum.I thought going out to eat together would cheer you up.
Sana yolumdan çıkmanı söylediğimi sandım.I thought I told you to get out of my way.
Onların beni işten çıkaracaklarını düşünüyordum.I thought they were going to put me out of business.
Ben dışarı çıkabileceğimizi ve yiyecek bir şey alabileceğimizi düşündüm.I thought we could go out and get something to eat.
Akşam yemeği yemek için dışarı çıkacağımızı düşündüm.I thought we were going out to dinner.
Mary ile çıktığımı bilmen gerektiğini düşündüm.I thought you should know I've been dating Mary.
Buradan çıkmak istediğini düşündüm.I thought you wanted to get out of here.
Tom'la çıktığını düşündüm.I thought you were dating Tom.
Tom'la çıktığınızı düşündüm.I thought you were going out with Tom.
Tom'la çıkacağını düşündüm.I thought you were going out with Tom.
Ben çıkacağını düşündüm.I thought you were going to quit.
Onlar aceleyle odadan çıktı.They hurried out of the room.
O şimdi biriyle çıkmadığını söylüyor ama ona inanmıyorum.She says she's not dating anyone now, but I don't believe her.
Yapabiliyorken tadını çıkar.Enjoy it while you can.