cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sırasından çıktı ve bir pencere açmak için gitti.Tom got out from behind his desk and went over to open a window.
Tom masasından bir mektup açacağı çıkardı.Tom grabbed a letter opener off his desk.
Tom sabah yola çıktı.Tom took the morning off.
Tom, bizi buradan çıkar.Tom, get us out of here!
Onunla dışarıya çıkmak eğlenceli.It's fun to go out with her.
Tom havuzdan çıktı ve daha sonra geri atladı.Tom got out of the pool and then jumped back in.
Tom yıllardır Mary'yi hapishaneden çıkartmaya çalışıyor.Tom has been trying to get Mary out of prison for years.
Tom çantasından bir MP3 oynatıcı çıkardı.Tom pulled an MP3 player out of his bag.
Tom telefonunu çıkardı ve Mary'yi aradı.Tom took out his phone and called Mary.
Cerrah yanlış organı çıkardı.The surgeon removed the wrong organ.
Tom merdivenlerden çıkıp ön kapıya yürüdü.Tom walked up the stairs to the front door.
Tom çantasından bazı kolyeler çıkardı ve Mary'ye beğendiği birini seçmesini söyledi.Tom pulled out some necklaces from his bag and told Mary to choose the one she liked.
Tom buzdolabını açtı ve süt çıkardı.Tom opened the fridge and took out the milk.
Tom dolaptan bir şişe bira çıkardı.Tom got a bottle of beer out of the fridge.
Ayakkabılarını nerede çıkardın?Where did you take your shoes off?
Pantolonunu nerede çıkardın?Where did you take your pants off?
Kot pantolonunu nerede çıkardın?Where did you take your jeans off?
Küpelerini nerede çıkardın?Where did you take your earrings off?
Çizmeni nerede çıkardın?Where did you take your boots off?
Çoraplarını nerede çıkardın?Where did you take your socks off?
Böyle bir havada gerçekten dışarı çıkman gerekiyor mu?Do you really need to go out in this kind of weather?
Tom sana onun işinden neden çıktığını anlattı mı?Did Tom tell you why he quit his job?
Tom ne zaman tatile çıkacağını sana söyledi mi?Did Tom tell you when he was going to take his vacation?
Siz ikiniz birlikte çıkıyor musunuz?Are you two dating each other?
Dışarı mı çıkıyorsun?Are you going out?
Oyun oynamak için dışarı çıkmak ister misin?Would you like to come out and play?
Niçin dışarıya çıkmıyoruz?Why don't we go out?
Tom yakında herhangi bir zamanda hapisten çıkacak mı?Is Tom going to get out of prison any time soon?
Sana biraz çikolatalı kek pişirdim.I baked you some brownies.
Kimin arabasının yoldan çıktığını öğrendim.I found out whose car went off the road.
Ben buradan çıkmak zorundayım.I have to get out of here.
Dışarı çıkıp temiz hava almaya gerçekten ihtiyacım var.I really need to go outside and get some fresh air.
Sanırım buradan çıkmalıyız.I think we should get out of here.
Buradan çıkmak istiyorum.I want to get out of here.
Ben sadece kapıdan çıkıyordum.I was just walking out the door.
Tom gömleğini çıkarıp çamaşır makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Tom gömleğini çıkarıp yıkama makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Seninle çıkacağım.I'll walk out with you.
Seni yürüyüşe çıkaracağim.I'll walk you out.
Sadece gece tek başınıza dışarı çıkmamanız gerektiğini söylüyorum.I'm just saying you shouldn't go out alone at night.
Tam çıkmak üzereydik.We were just about to leave.
Çocukken uzun araba gezilerine çıkardık.We used to take long car trips when I was a kid.
Seni buradan çıkarmam gerekiyor.We need to get you out of here.
Biz sadece buradan çıkmak zorundayız.We just have to get out of here.
Biz buradan dışarı çıkmak zorundayız.We have to get out of here.
Bu kadar ayyuka çıktığımızı fark etmedik.We didn't realize we were being so loud.
Tom bizi görmeden önce buradan çıkalım.Let's get out of here before Tom sees us.
Buradan dışarı çıkmanın zamanı.It's time to get out of here.
Eğer ağzında sakız varsa çıkar.If you have gum in your mouth, spit it out.
Bu gitar onu çaldığımda hiç bu kadar iyi ses çıkarmadı.That guitar never sounded so good when I played it.
Bir işim çıktı, bu yüzden bugünkü toplantıya katılamam.Something's come up, so I can't attend today's meeting.
Hiç kimse buradan canlı çıkmıyor.Nobody's getting out of here alive.
Hadi dışarı çıkalımCome on. Let's get out of here.
Bir sürü insan sinemadan çıkıyor.A lot of people are coming out of the movie theater.
Onlar sorun çıkarmak için geldi.They've come to make trouble.
O, sorun çıkarmak için geldi.He's come to make trouble.
O sorun çıkarmak için geldi.She's come to make trouble.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim?Can I go out to play?
O devam ederken gençliğin tadını çıkarın.Enjoy your youth while it lasts.
Şimdi yataktan çıkmak istemiyorum.I don't want to get out of bed.

İlgili Sayfalar