cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Beni takip edin. Size buradan çıkış yolunu göstereceğim.Follow me. I'll show you how to get out of here.
Lütfen derhal buradan çık.Please get out of here immediately.
Lütfen derhal ofisimden çıkın.Please get out of my office immediately.
Odamdan çık!Get out of my room!
O sadece üzerine bir havlu duştan çıktı.She came out of the shower with only a towel on.
O, duştan çıplak çıktı.She came out of the shower naked.
O, sürünerek yataktan çıktı.He crawled out of bed.
Çikolatalı süt sever misin?Do you like chocolate milk?
Tatil günlerinin tadını çıkarıyor musun?Are you enjoying the holidays?
Tatilinin tadını çıkardığını umuyorum.I hope you enjoy your vacation.
İşler çığrından çıktı.Things got out of hand.
Tom'un Mary'nin gerçekten onunla birlikte çıkmak isteyeceğine inanma sorunu vardı.Tom had trouble believing that Mary would actually want to go out with him.
Tom ve Mary tek başlarına oldukça iyi bir iş çıkarıyor.Tom and Mary are doing a pretty good job of that all by themselves.
Tom, dans için müzik seçimi konusunda iyi bir iş çıkardı.Tom did a pretty good job of selecting music for the dance.
Tom, hava durumunu tahmin etmede oldukça iyi bir iş çıkarıyor.Tom does a pretty good job of forecasting the weather.
Soyguncular ağacın arkasından çıktılar ve ona saldırdılar.The robbers came out from behind the trees and attacked him.
Tren çıkarken onlar ebeveynlerinin arkasından el salladı.As the train pulled out, they waved goodbye to their parents.
Yalnız başına balığa çıkmayı sever.He likes to go out fishing alone.
Tom Mary ile balık tutmak için dışarı çıktı.Tom is out fishing with Mary.
Ben ona çıkma teklif ettim.I asked her out.
Ona çıkma teklif ettim ve o evet dedi.I asked her out and she said yes.
Tom babasıyla balığa çıkmaktan hiç keyif almadı.Tom never enjoyed fishing with his father.
Bugün balığa çıkmayı umuyordum.I was hoping to go fishing today.
Tek istediğim balığa çıkmak.All I want to do is go fishing.
Tom balığın kancasını çıkardı ve onu suya geri bıraktı.Tom unhooked the fish and released it back into the water.
Durumun kontrolden çıkmamasını umut edelim.Let's hope the situation doesn't get out of hand.
Buradan elimizden geldiği kadar çabuk çıkalım.Let's get out of here as fast as we can.
Dışarı çıkalım ve yıldızlara bakalım.Let's go outside and look at the stars.
Tom'un onunla başa çıkabilip çıkamayacağını görelim.Let's see if Tom can handle that.
Dışarı çıkalım ve bir parti verelim.Let's go out and have a party.
Sadece buradan çıkalım.Let's just get out of here.
Yukarı çıkalım ve konuşalım.Let's go upstairs and talk.
Tom'u oradan dışarı çıkartalım.Let's get Tom out of there.
Buradan dışarı çıkalım, Tom.Let's get out of here, Tom.
Tom'u buradan çıkaralım.Let's get Tom out of here.
Şimdi buradan çıkalım.Let's get out of here now.
Bir içki için dışarı çıkalım.Let's go out for a drink.
Arabadan çıkalım.Let's get out of the car.
Boston'dan çıkalım.Let's get out of Boston.
Arabayla gezintiye çıkalım.Let's go for a drive.
Yürüyüşe çıkalım.Let's go for a walk.
Hadi yola çıkalım.Let's be on our way.
Dışarı çıkalım.Let's step outside.
Hadi üst kata çıkalım.Let's go upstairs.
Bunun tadını çıkaralım.Let's enjoy it.
Hadi dışarı çıkalım.Let's go out.
Hadi çıkalım.Let's quit.
Pastayı fırından çıkarma zamanı.It's time to take the pie out of the oven.
Ordu çıkınca birçok yaralı insan geride kaldı.When the military pulled out, many injured people were left behind.
Onun tadını çıkarmak istiyorum.I want to enjoy it.
Çıkmak istiyor musun?Do you want to quit?
Yola çıkmak istiyor musun?Do you want to leave?
Buradan çıkmanı istiyorum.I want you out of here.
Ben şimdi çıkış yapmak istiyorum.I want to check out now.
Tom'un hayatımdan çıkmasını istiyorum.I want Tom out of my life.
Hayatımdan çıkmanı istiyorum.I want you out of my life.
Odamdan çıkmanı istiyorum.I want you out of my room.
Üst kata çıkmanı istiyorum.I want you to go upstairs.
Sorun çıkarmak istemiyorum.I don't want to make waves.
Tom'un evimden çıkmasını istiyorum.I want Tom out of my house.