cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Linda, dilini dışarı çıkardı.Linda stuck her tongue out.
Linda çikolata seviyor.Linda loves chocolate.
Linda çikolataya bayılır.Linda loves chocolate.
Linda çikolata sever.Linda loves chocolate.
Lincoln ABD'de köleliğin kaldırılması için yola çıktı.Lincoln set out to abolish slavery in the United States.
Kalabalık trenlerde seyahat etmektense erken çıkmayı tercih ederim.I would rather leave early than travel on rush-hour trains.
İş çıkışındaki yoğun trafiğe yakalanmak korkunçtur.It's horrible to get caught in rush hour traffic.
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.The lion struggled to get out of his cage.
Onun adı sık sık hatırımdan çıkıyor.Her name often escapes me.
Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
İyi bir koltuk almak için yapmanız gereken tek şey, erken çıkmaktır.All that you have to do to get a good seat is to leave early.
En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.I finally found my way out of the confusing maze.
Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.I finally found my way out of the confusing maze.
Çok geçmeden kampüsümüzdeki kiraz çiçekleri çıkar.It will not be long before the cherry blossoms on our campus come out.
Daha önce yola çıkmalıydım.I should have left earlier.
Daha erken yola çıkmalıydık.We should have set off earlier.
Yarın hava güzel olursa dışarı çıkacağım.I will go out if it is fine tomorrow.
Saat onda çıksaydı, şimdiye kadar buraya varırdı.If he had left at ten, he would have arrived here by now.
Bir savaş çıkarsa bize ne olacak?What will become of us if a war breaks out?
Eğer huzurlu bir hayat istiyorsak, savaşa karşı çıkmamak elimizde değil.If we want a peaceful life, we cannot help objecting to war.
Bugün Londra'ya varmak istediyse hemen yola çıkmalı.If he wanted to get to London today, he should leave now.
Param olsa bir dünya seyahatine çıkardım.If I had the money, I would make a trip around the world.
Yediğimize göre haydi çıkalım.Now that we have eaten, let's go.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Ben biraz daha erken çıksaydım, son treni yakalardım.If I had left a little earlier, I would have caught the last train.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Evden biraz daha erken çıksaydın, zamanında olurdun.If you had left home a little earlier you would have been in time.
Şimdi dışarı çıkmasan iyi olur. Saat neredeyse 11.You had better not go out now. It's almost 11.
Başka bir savaş çıkarsa hepimiz öldürüleceğiz.Another war, and we all will be killed.
Yakında dışarı çıkmana izin verilecektir.You will be allowed to go out soon.
Hemen şimdi buradan çıkıyoruz.We're getting out of here in a moment.
O zaten öğle yemeği için dışarı çıktı.He has gone out for lunch already.
Bundan iki hafta sonra hastaneden çıkabileceksin.In another two weeks you will be able to get out of the hospital.
Keşke evden beş dakika erken çıksaydım.If only I had left home five minutes earlier.
Tavuk civcivlerini çıkarana kadar yumurtalarının üstünde oturur.The hen sits on her eggs until they hatch.
O pazar günü nadiren dışarı çıkar.Rarely does he go out on Sunday.
Mary yumurtaları tek tek çıkardı.Mary took out the eggs one by one.
Mary piyanosunu satışa çıkardı.Mary put her piano up for sale.
Herkes onu göklere çıkardı.Everybody praised her to the skies.
Herkes avazı çıktığı kadar şarkı söyledi.Everybody sang at the top of their lungs.
Herkes benim fikrime karşı çıktı.Everyone attacked my opinion.
Herkes ona karşı çıktı fakat her şeye rağmen Mary ve John evlendi.Every one opposed it, but Mary and John got married all the same.
Mayuko odadan dışarı çıktı.Mayuko came out of the room.
Bu kiraz çiçekleri çıkmadan uzun süre önce olmayacak.It will not be long before the cherry blossoms come out.
Çok geçmeden ay çıktı.Before long, the moon came out.
Michael yan kapıdan çıkarken görüldü.Michael was seen to leave by the side door.
Yangın çıktığında pazar henüz açılmıştı.Scarcely had the market opened when the fire broke out.
Bay White onun için mahkemeye çıktı.Mr White appeared for him in court.
Bir otelde yatmadan önce, acil çıkışın nerede olduğundan emin olun.Make certain where the emergency exit is before you go to bed at a hotel.
Asla yolumdan çıkmayacağım.I will never go out of my way.
Benimle çıkmaya ne dersin?How about going steady with me?
Paul dışarı çıkmadan önce eldivenlerini giydi.Paul put on gloves before going out.
Paula annesini aramak için odadan çıktı.Paula left the room to call her mother.
Holmes kimseye haber vermeden odadan dışarı çıktı.Holmes went out of the room without being noticed by anyone.
Boyası çıkmış.The paint is off.
Bu boya çabuk çıkıyor.This paint comes off easily.
Bu boya kolay çıkar.This paint comes off easily.
Yataktan çık.Get out of bed!
Ön masadaki anahtarımı istedikten sonra asansörle benim kata çıktım.After asking for my key at the front desk, I took the elevator to my floor.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onunla çıkmaya başladı.Fred took a liking to Jane and started dating her.