cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkarmalıyız.We must remove our shoes before entering the house.
Ben arkadaşlarımla dışarı çıktım.I went out with my friends.
Arkadaşlarımla dışarı çıktım.It was with my friends that I went out.
İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.He hopes to entice her into doing what he wants.
Ben çikolatalı dondurmayı severim!I like chocolate ice cream!
Çikolatalı dondurmayı severim.I like chocolate ice cream!
Gerçekten dışarı çıkma havamda değildim.I wasn't really in the mood to go out.
Biz bu sorunla nasıl başa çıkabiliriz?How could we handle this problem?
Para harca ve hayatın tadını çıkar!Spend money and enjoy life!
Bu sorundan bir çıkış yolu bulmam gerek.I need to find a way out of this problem.
Eğer sormamın bir sakıncası yoksa, neden dün dışarıya çıkmadın?If you don't mind my asking, why did you go out yesterday?
Kendi yolundan falan çıkmanı istemiyorum.I don't want you to go out of your way or anything.
Pekala, bu başa çıkabileceğimiz bir şey değil.OK, this is nothing we can't handle.
Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.I didn't want to go; I preferred to stay home, enjoying my solitude.
Çabuk buradan dışarı çık!Get out of here quickly!
Köpeğimle yürüyüşe çıkıyorum.I'm taking a walk with my dog.
O ona daha erken çıkmasını tavsiye etti.She advised him to leave earlier.
O, ona çıkma teklif etti.She asked him out on a date.
Onun başka kadınlarla çıkmasını istemedi.She didn't want him to go out with other women.
O, yaklaşık iki yıldır onunla çıkıyor.She has been dating him for about two years.
O, onu çamurdan çıkardı.She pulled him out of the mud.
O onu baştan çıkardı.She tempted him.
O onunla çıkardı.She used to date him.
O, onunla birlikte çıkmak istiyor.She wants to go out with him.
O, gece vakti yalnız dışarıya çıkmaması için onu uyardı.She warned him not to go out at night alone.
O onunla dışarıya çıkacak kadar aptaldı.She was stupid enough to go out with him.
Çıkardığın giysileri dikkatlice yerine koy.Stow away carefully the clothes you removed.
Boğazımda takılmış bir balık kılçığını çıkarmayı denemek istiyorum.I want to try and get a fish bone stuck in my throat.
Yangın çıktığında o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was sound asleep.
Çocuklar dışarı çıkmalı ve oynamalı.The children should go outside and play.
O, sadece karısı seyahate çıktığında köpeği besler.The only time he feeds the dog is when his wife is away on a trip.
Yeni kocasının kötü bir kişi olduğu ortaya çıktı.Her new husband turned out to be a bad person.
Favori çikolata türün nedir?What's your favorite kind of chocolate?
Öğrenci öğrenmeye hazır olduğu zaman, öğretmen çıkagelir.When the pupil is ready to learn, a teacher will appear.
Sürücü kediye çarpmamak için yoldan çıktığında, kıl payı kurtuldu dedi.When the bus swerved to miss a cat, the driver said, "That was a close call."
Ben normal olarak yaklaşık akşam saat sekizde işten yerinden çıkarım.I normally get off work at about 8 o'clock in the evening.
Masanın altından dışarı çık!Come out from under the table!
Patrona o şekilde karşı çıkman bayağı büyük cesaretti.It was pretty ballsy of you to stand up to the boss like that.
Olimpiyat Oyunları nerede ortaya çıktı?Where did the Olympic Games originate?
O giyindi ve dışarı çıktı.She got dressed and went outside.
O evin jartiyer yılanları ile istila edildiği ortaya çıkıyor. Her yerdeler.It turns out that that house is infested with garter snakes. They're everywhere.
Ceketini çıkarman gerekir.You should take off your coat.
Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?Do you think it's possible for me to ever sound like a native speaker?
Hiç benimle birlikte çıkmayı düşüneceğini düşünür müsün?Do you think you would ever consider going out with me?
Binadaki herkes aynı anda çıkışa yöneldi.Everybody in the building headed for the exits at the same time.
Arabaki herkes arabadan çıkmak ve bacaklarını germek istediğini söyledi.Everybody in the car said they wanted to get out and stretch their legs.
Bu şeyi buradan çıkarın.Get this stuff out of here.
Hiç televizyonda çıktın mı?Have you ever been on TV?
Hoşça kal demeden nasıl kapıdan çıkıp gidebildin?How could you just walk out the door without saying goodbye?
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Onunla dışarı çıkmayı ve gözde restoranımızda yemek yemeği özledim.I missed going out with her and eating at our favorite restaurant.
Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Hapishaneden çıkmanı bekledim.I waited for you to get out of prison.
Elimden geldiğince kısa sürede dışarı çıkacağım ve bir tane alacağım.I'll go out and buy one as soon as I can.
Bir yerli konuşan gibi ses çıkarmak istiyorsan bu çok iş gerektirir.If you want to sound like a native speaker, it'll take a lot of work.
Bu yerden çıkalım.Let's get out of this place.
Çıkalım ve yiyecek bir şeyler alalım.Let's go out and get something to eat.
Oynamak için dışarıya çıkmadan önce lütfen işlerinizi yapın.Please do your chores before you go out to play.
Oğlumun yediği bir çeşit ve tek tatlı çikolatalı pastadır.The one and only dessert my son eats is chocolate cake.

İlgili Sayfalar