cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Aydınlanma, insanın kendi kendine maruz kaldığı olgunlaşmamışlıktan ortaya çıkmasıdır.Enlightenment is man's emergence from his self-incurred immaturity.
Bu kutu çeşitli çikolatalar içerir.This box contains assorted chocolates.
O, dün akşamki partide ortaya çıkmadı.He didn't show up at the party yesterday evening.
Firma beş kişiyi işten çıkardı.The company laid off five people.
Bugün öğlen yemeği için dışarı çıkacak mıyız?Are we going out for lunch today?
Ceketini çıkart çünkü hava çok sıcak.Take off your jacket because it's very hot.
Bu gece benimle çıkmak ister misin?Do you wanna go out with me tonight?
Arkadaşımla dışarı çıktım.I went out with my friend.
Her gün yürüyüşe çıkın.Take a walk every day.
Ben yataktan çıktığımda, zaten güneş gökyüzünde yüksekti.When I got out of bed, the sun was already high in the sky.
Onu hâlâ aklımdan çıkaramıyorum.I still can't get her out of my head.
Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.The exit flowrate is proportional to the pressure difference around the exit valve.
Lütfen elbiselerinizi çıkarınız.Take your clothes off, please.
Çabalarınızdan bir şey çıkmadı.Your efforts came to nothing.
Param olsa, sık sık dışarı çıkar ve eğlenirim.If I had the money, I would often go out and have fun.
Baba, dışarıya çıkıp oyun oynayabilir miyim?Daddy, may I go out and play?
Yağmur durduğunda o, yürüyüşe çıktı.When the rain stopped, he went out for a walk.
Bir gün yurt dışına çıkmak isterim.I'd like to go abroad one day.
Baklayı ağzından çıkarmanın tam zamanı.It is high time you spilled the beans.
Haydi çıkar ağzındaki baklayı.Come on, spit it out!
Robot kontrolden çıktıThe robot went out of control.
Onlar Almanya'ya karşı çıktı.They turned against Germany.
Köleliğin daha fazla yayılmasına karşı çıktılar.They opposed any further spread of slavery.
Ortak çıkarları için birlikte çalışmaktaydılar.They had been working together for common interests.
O, elleri havada olarak ahırdan dışarı çıktı.He came out of the barn with his hands in the air.
Britanya halkı köleliğe kuvvetle karşı çıktı.The British people strongly opposed slavery.
Her iki taraf savaşa karşı çıktı.Both parties opposed war.
Her iki adam Vietnam'da savaşa karşı çıktı.Both men opposed the war in Vietnam.
Birçok Amerikalı anlaşmaya karşı çıktı.Many Americans opposed the treaty.
Hiç kimse seçime karşı çıkmadı.No one opposed the choice.
Doktorlar kurşunu çıkardılar.Doctors removed the bullet.
Doktorlar, kurşunu çıkarmaya korkuyorlardı.Doctors were afraid to remove the bullet.
Bir doktor, onun sırtındaki mermiyi çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from his back.
Jackson doktorun derhal kesip mermiyi çıkarmasını istedi.Jackson asked the doctor to cut out the bullet at once.
Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from the president's head.
Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding.
Birkaç hafta sonra, doktorlar Cleveland'a sert kauçuktan yeni bir çene çıkışı yaptı.After a few weeks, doctors made Cleveland a new jaw out of hard rubber.
Vagonlar yiyecek arayışı için her gün dışarı çıkıyorlardı.Wagons would go out each day in search of food.
Lincoln köleliğe karşı çıktı.Lincoln opposed slavery.
Hoover, plana karşı çıktı.Hoover opposed the plan.
Birçok senatör ona karşı çıktı.Many senators opposed it.
John Kerry, bu fikre karşı çıktı.John Kerry opposed this idea.
Yangın kontrolden çıktı.The fires got out of control.
John Rutledge şiddetle karşı çıktı.John Rutledge disagreed strongly.
Başkan Roosevelt karara karşı çıktı.President Roosevelt opposed the decision.
Perry sonunda 1853'te Tokyo Körfezi'ne doğru yola çıktı.Perry finally sailed into Tokyo Bay in 1853.
Batı Berlin Sovyet kontrolünden çıkacaktı.West Berlin would remain free of Soviet control.
Eğer Allah bizimleyse, sonra kim bize karşı çıkabilir?If God is with us, then who can be against us?
Eğer Allah bizimleyse kim bize karşı çıkabilir ki?If God is with us, then who can be against us?
Yüzünü kara çıkarmayacağım.I won't let you down.
Anın tadını çıkarın!Enjoy the moment!
Zaman zaman çıkalım ve birlikte akşam yemeği yiyelim.Let's go out and eat dinner together from time to time.
Bu komutun çıktısını o dosyaya yeniden yönlendirmenizi istiyorum.I want you to redirect the output of this command into that file.
O at sırtında çıkmaktan hoşlanıyor.He likes to go out on horseback.
Gerçekleri en çok açığa çıkaran, en çabuk ölür.He who uncovers the most dies the fastest.
Vali meselesinin kesintisiz görüntüleri internette ortaya çıktı.Uncut footage of the governor's affair has surfaced on the Internet.
Yeni roman ne zaman çıkacak?When will your new novel come out?
Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.Tomorrow I’ll go out with friends after having lunch.
Herkesin önünde olay çıkartma.Do not make a scene in front of everyone.
Hepimiz, eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkaralım.We should take off our shoes before entering the house.