cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ann çikolatayı sever.Ann loves chocolate.
Ann aşırı derecede çikolataya düşkün.Ann is exceedingly fond of chocolate.
Ann çikolatayı her şeyden daha çok seviyor.Ann loves chocolate more than anything.
Ancak prenses odasında barikat kurdu ve çıkmadı.However, the princess had barricaded herself in her room and wouldn't come out.
Bir saat içinde çıkıyorum.I'm going out in an hour.
O az önce dışarı çıktı.He left just a moment ago.
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
Bu havada dışarı çıkmayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine going out in this weather.
Ben, bu gece yola çıkıyorum.I'm setting off tonight.
Tuvaletten çıkarken ellerimizi yıkayalım!Let's wash our hands when leaving the toilet!
Sen bu kadar erken çıkmak zorunda değildin.You didn't have to get off so early.
Dışarı çıkmayın çünkü yağmur yağıyor.Don't go out, as it's raining.
Sen gelmeden önce ben zaten çıkmıştım.By the time you came back, I'd already left.
Lütfen yolumdan çıkar mısın?Could you please move out of my way?
Tüm yollar Roma'ya çıkar.All roads lead to Rome.
Gemi ne zaman yola çıkıyor?What time does the ship leave?
Dün gece dışarı çıktın mı? Çünkü bugün oldukça kötü görünüyorsun.Did you go out last night? Because you look pretty bad today ...
Üç yıllık yokluğun ardından aniden ortaya çıktı.He suddenly appeared after a three-year absence.
Otoyo, güzel ilkbahar gününün tadını çıkardı ve sahil boyunca yürüdü.Otoyo enjoyed the beautiful spring day and walked along the beach.
Şimdi meşgulüm ve dışarıya çıkamam.I am busy now and can't go out.
Yağmur yağdığı için dışarı çıkamadım.I couldn't go out because it was raining.
Bir sıcak çikolataya ihtiyacım var.I need a hot chocolate.
Ben şapkamı çıkarıyorum.I take off my hat.
Acil çıkış kapısı nerede?Where is the emergency exit?
Kim sıcak çikolata ister?Who wants hot chocolate?
Ok yaydan çıktı. Tekrarlıyorum: Ok yaydan çıktı.The die is cast. I repeat: The die is cast.
Onların arabalarında "önce Irak sonra Fransa" diye okunan çıkartmalar vardı.They had stickers on their cars reading: "First Iraq then France".
Bu sabah yataktan çıktığımda başım ağrıyordu.When I got out of bed this morning, I had a headache.
Tuvaletten çıkınca ellerimizi yıkamalıyız!Leaving the restroom we must wash our hands!
Japonlar bir eve girdiklerinde ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes when entering a house.
Onunla çıkmak istiyorum.I'd like to go out with her.
Dışarı çıkalım mı?Shall we go out?
George Bush, karısıyla birlikte tatile çıktı.George Bush went on a vacation with his wife.
Dilini dışarı çıkar.Stick out your tongue.
Sıcaklıyorsan ceketini çıkar.Take off your jacket if you're warm.
Çocuklar çok fazla gürültü çıkarıyor.The kids are making too much noise.
Yıldızlar gece ortaya çıkarlar.The stars come out at night.
Onlar çikolata yerler.They eat chocolate.
Eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.You must remove your shoes before entering a house.
Evlere girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You have to take off your shoes before entering houses.
Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.Remove the chicken's giblets before cooking.
Onun, onun babası olduğu ortaya çıktı.He turned out to be her father.
Onun, unun babası olduğu ortaya çıktı.It turned out that he was her father.
Bildiğim kadarıyla, o henüz yola çıkmadı.As far as I know, she hasn't departed yet.
Birkaç günlük bir tatile çıkalım.Let's take a short break.
Üşütmek istemedim, bu nedenle dışarı çıkmadım.I didn't want to catch a cold, so I didn't go out.
O binanın ilk yardım çıkışı yok.That building has no emergency exit.
Hayatın iniş ve çıkışları vardır.Life has its ups and downs.
Kırk dakika içerisinde sınıftan çıkacaklar.They'll get out of class in forty minutes.
Annem sigara içmeye karşı çıkıyor.My mother objects to smoking.
Artık göğüs ağrısı ile başa çıkamıyorum.I am no longer able to handle the chest pain.
Gemi yarın Honolulu'ya yola çıkıyor.The ship leaves for Honolulu tomorrow.
Annem döndüğünde dışarı çıkacağım.I will go out when Mother comes back.
Benim babam bir defa bile yurt dışına çıkmadı.My father hasn't gone abroad even once.
Ayakkabılarını çıkarmana gerek yok.You don't need to take your shoes off.
Evi izlemem söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
Evde oturmam söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
Çevrenin uzunluğunu nasıl çıkarırsınız? Ben unuttum.How do you derive the length of the circumference? I've forgotten.
Lütfen bisikletinizi buradan çıkarın.Please move your bicycle out of here.
İran Amerikalı kadının serbest bırakılmasına karşı çıkıyor.Iran balks at release of American woman.