cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıkacağım.I'll go out after having dinner.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmamalısın.You must not go out after dinner.
Akşam yemeğinden sonra bir yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk after dinner?
Akşamları, köpeğimle yürüyüşe çıkarım.In the evening, I walk with my dog.
Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.Some unexpected difficulties have arisen.
Bir koyun nasıl ses çıkarır?What sound does a sheep make?
Ansiklopedinin güncel bir baskısı gelecek ay çıkacak.An up-to-date edition of the encyclopedia will come out next month.
Fırtınaya rağmen o dışarıya çıktı.In spite of the storm, he went out.
Fırtına nedeniyle, gemi limandan çıkamadı.Owing to the storm, the ship could not leave port.
Fırtına yürüyüş için dışarı çıkmamı engelledi.The storm prevented me from going out for a walk.
Fırtına dışarı çıkmamızı engelledi.The storm prevented us from going out.
Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.The storm prevented me from leaving.
Sudan çıkmış balık.A fish out of water.
Rumiko, bu hafta sonu, benimle dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out with me this weekend, Rumiko?
Benimle bir geziye çıkmak ister misin?Do you want to go on a trip with me?
Aynı kural bir yolculuğa çıkmak için de geçerlidir.The same rule applies to going for a journey.
Yolculuğa çıkmadan önce saç tıraşı olmak istiyorum.I want to get a haircut before I go on the trip.
Ailem uzakta bir yolculuğa çıktı ve evde yalnızım.My parents are away on a trip and I'm alone in our house.
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Anne babam, görüşüme karşı çıkıyorlar.My parents object to my opinion.
Erken çıktım böylece iyi bir koltuk alabildim.I left early so I could get a good seat.
Onun güzel bir gün olduğu ortaya çıktı.It turned out to be a lovely day.
Yeşil yapraklar çıkıyor.The green leaves are coming out.
Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.There is a little time before the train departs.
Tren raydan çıktı, ve panik oldu.The train was derailed, and panic ensued.
Tren raydan çıktı ve yaklaşık otuz yolcu ya öldü ya da yaralandı.The train was derailed and about thirty passengers were either killed or injured.
Tren Kobe istasyonuna gitmek için yola çıktı.The train left for Kobe station.
Karen'in eteği yukarı çıkıyor.Karen's skirt is riding up.
İsviçre çikolatası ağzınızda gerçekten erir.Swiss chocolate really melts in your mouth.
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkalım.Let's step out for a short walk.
Bugün Sevgililer Günü çikolatası yapalım.Let's make Valentine's Day chocolate today.
Orada iyi iş çıkarıyorsun.You're doing good work there.
Ekleme ve çıkarmalar hemen gösterilmiyor.Additions and deletions are not shown immediately.
Çikolata LDL oksitlenmeyi önlemek için hareket eder.Chocolate acts to prevent LDL oxidisation.
Zor durumlarla başa çıkamıyor.He can't cope with difficult situations.
Hava karardığında dışarı çıkmaktan hoşlanmam.I don't like to go out when it's dark.
Elektronik sigaradan çıkan duman miktarı hiç fena değil.The amount of smoke that comes out of an electronic cigarette isn't bad at all.
Ok yaydan çıktı.The die is cast.
Hangi öğrenci dışarı çıktı?Which student went out?
Boş zamanımda hep klasik müzik dinlemenin tadını çıkarıyorum.I always enjoy listening to classical music in my free time.
Yarın dışarı çıkıyor musun?Are you going out tomorrow?
Ay zaten çıktı.The moon is already out.
Yürüyüş için dışarı çıktı.He's out taking a walk.
Onun canı yürüyüşe çıkmak istedi.She felt like taking a walk.
Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
Hiçbirimiz onun fikirlerine karşı çıkmadık.None of us are opposed to his ideas.
Öğretmen, şimdi yola çıkalım, dedi.The teacher said: "Let's set off right now."
Bugün biyogaz çıkarma hakkında bir hikaye duyduk.Today we heard a story about biogas extraction.
Onun hastalığı onun tüm umutlarını boşa çıkardı.His illness defeated all his hopes.
Fırtınadan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the storm.
Şiddetli yağmurdan dolayı evden çıkamadık.We couldn't go out because of the heavy rain.
O, kardan dolayı dışarı çıkamadı.He couldn't go out because of the snow.
Kardan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out because of the snow.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the rain.
Kar fırtınası yüzünden dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the snowstorm.
Kasırgadan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the typhoon.
Sorun çıkarmayın.Don't make trouble.
Söylentinin gerçek olduğu çıktı.The rumor turned out to be true.
O, Amerika'ya yola çıktı.He has set off for America.
Ann çikolatayı çok sever.Ann likes chocolate very much.