cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hastalık dışarı çıkmamı engelledi.Illness prevented me from going out.
Hastalık onun geziye çıkmasını engelledi.Illness prevented her from taking a trip.
Çift evlerini satışa çıkardı.The couple put their house on the market.
Hanımefendilerin huzurunda şapkalarınızı çıkarmak zorundasınız.You must take off your hats in the presence of ladies.
Bazen Toyama Körfezi'nde bir serap ortaya çıkar.A mirage sometimes shows up in Toyama Bay.
Telefon çaldığında babam çıkmak üzereydi.My father was about to leave when the telephone rang.
Babam evi satılığa çıkardı.Father put up the house for sale.
Babam az önce banyodan çıktı.My father has just come out of the bath.
Dışarı çıktığında babam genellikle bir şapka giyer.My father usually wears a hat when he goes out.
Babam bu akşam televizyona çıkacak.My father is to appear on TV tonight.
Babam cüzdanını çıkarıp bana 10 dolar verdi.My father took out his wallet and gave me ten dollars.
Babam bana Bill ile dışarı çıkmama izin vermez.My father doesn't allow me to go out with Bill.
Babam bana gece dışarı çıkmayı yasaklıyor.My father forbids me to go out at night.
Babam genellikle ben yataktayken evden çıkar.My father usually leaves home while I am in bed.
Babam her gün yürüyüşe çıkıyor.Father takes a walk every day.
Babam nadiren, kırk yılda bir, Pazar günleri dışarı çıkar.My father rarely, if ever, goes out on Sundays.
Şapkanı odada çıkar.Take your hat off in the room.
Odaya girdiğinde şapkanı çıkar.Take off your hat when you come into a room.
Odaya girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Take your shoes off before you come into the room.
Odada şapkanı çıkar.Take off your hat in the room.
Odadan çıktıktan sonra kapıyı kapat.Close the door after you when you leave the room.
Odandan dışarı çıkmayacaksın.You are not to leave your room.
Odadan çıkarken ışığı kapattığından emin ol.Be sure to turn off the light when you leave the room.
Odadan çıkarsan ışıkları kapa.Turn off the lights when you leave the room.
Siz odadan dışarı çıkmalısınız.You must go out of the room.
Bir Rus'u çizersen altında bir Tatar çıkar.Scratch a Russian and find a Tartar.
Hangi Rus'u kazısan altından Tatar çıkar.Scratch a Russian and find a Tartar.
Lütfen bize ayrı ayrı fatura çıkar.Please bill us separately.
Hiçbir haber iyi haber değildir. Oğlunuzdan haber almadıysanız iyi iş çıkardığı içindir.No news is good news. If you haven't heard from your son it's because he's doing well.
Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.What the lawyer had told me finally turned out to be false.
Annem bu manto ile dışarı çıkmayı seviyor.Mother likes to go out in this coat.
Anne az önce alışveriş için dışarı çıktı.Mother has just gone out shopping.
Annem yemekler arasında yememize karşı çıkar.Mother frowns upon us eating between meals.
Annem karanlıktan sonra dışarı çıkmamam gerektiğinde ısrar ediyor.My mother insists that I should not go out after dark.
Annem bana dışarı çıkmamamı söyledi.My mother told me not to go out.
Anneleri çalışmak için dışarı çıkan bir sürü çocuk var.There are many children whose mothers go out to work.
Anne kedi kuşları avlamak için dışarı çıktı.The mother cat went out hunting birds.
Şapkanı çıkar.Remove your hat.
Kepinizi çıkarınız.Take off your cap.
Göstericiler zorla plazadan çıkarıldılar.The rioters were forcibly removed from the plaza.
İsyan kontrolden çıktı.The riot got out of hand.
İsyan tamamen kontrolden çıkmıştı.The riot was completely out of control.
Her hafta sonu birlikte dışarı çıkarız.We go out together every weekend.
Çikolata kutum nerede?Where's my box of chocolates?
Uçuşum iptal edildi ve yarına kadar yola çıkamam.My flight was canceled and I can't leave until tomorrow.
Üç yıldır onunla çıkıyorum.I've been going steady with her for three years.
Bir kitabın özetini çıkardım.I made an abstract of a book.
Kitapları çıkarabilir miyim?Can I take books out?
Eğer yarın yağmur yağarsa, yola çıkışımı ilk iyi güne kadar erteleyeceğim.If it should rain tomorrow, I will put off my departure till the first fine day.
Bir tekne aniden sisten dışarı çıktı.A boat suddenly appeared out of the mist.
Yarın sabah altıda çıkış yapmak istiyorum.I want to check out at 6 tomorrow morning.
Yarın yeni arabamla annemi dışarı çıkaracağım.I will take my mother out in my new car tomorrow.
Gözüme bir böcek kaçtı ve onu çıkaramıyorum.I got a bug in my eye and I can't get it out.
Görme engelli adam el yordamıyla çıkışa doğru gitti.The blind man felt his way toward the exit.
Bir sokağa çıkma yasağı var mı?Is there a curfew?
Gece yaklaştığı için, eve gitmek üzere yola çıktık.Night coming on, we left for home.
Ben çıkmak zorundayım, bir arkadaş ile bir randevum var.I have to go off because I have an appointment with a friend.
Dışarı çıkıp oyun oynayabilir miyim?Can I go out and play?
Ben dışarı çıkmak istiyorum.I wanna go out.
Akşam yemeği için dışarı çıkmaya ne dersiniz?How about going out for dinner?