cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yürüyüşe çıkmak için tatilden yararlanalım.Let's take advantage of the vacation to go on a hike.
Yürüyüşe çıkmak için tatilden istifade edelim.Let's take advantage of the vacation to go on a hike.
Yürüyüşe çıkmak için tatilden faydalanalım.Let's take advantage of the vacation to go on a hike.
Tatilinizin tadını çıkarın.Enjoy your vacation.
Tatillerinizde bazen yurt dışına çıkıyor musunuz?Do you sometimes go abroad on your holidays?
Onun boş zamanlarında, o yüzme ve tenisin tadını çıkarır.In her leisure time, she enjoys swimming and tennis.
İlk parlamentonun ne zaman ortaya çıktığını biliyor musun?Do you know when the first parliament came into being?
Tren raydan çıktı.The train was derailed.
Hasta hissediyorum ama böyle iken dışarı çıkmak istiyorum.I'm feeling ill, but I intend to go out anyhow.
Buradan çıkacak yeterli sağduyuya sahibim.I had enough sense to get out of there.
Masanın altından bir kedi çıktı.A cat appeared from under the desk.
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.Don't let your feelings show.
Sürekli yükselen fiyatların bir sonucu olarak sosyal huzursuzluk çıkabilir.Social unrest may come about as a result of the endless rising of prices.
Soğuk sabahlarda arabanın yola çıkması zor.It's difficult to get the car going on cold mornings.
Tutar 20,000 yenin üzerine çıktı.The sum came to over 20,000 yen.
Seyahatin tadını çıkarın.Enjoy your trip.
Canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.Don't forget to polish your shoes before you go out!
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Dışarı çıkmadan önce saçını tara.Comb your hair before you go out.
Tüm ışıkların kapatıldığından emin ol dışarıya çıkmadan önce.Make sure to turn off all the lights before going out.
Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out.
Evde kalmak dışarı çıkmaktan daha iyidir.It is better to stay in than go out.
Dışarı çıkmadın mı?Didn't you go out?
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
İnsanlar yurt dışına çıktıklarında farklı davranır mı?Do people behave differently when they go abroad?
Yurt dışına çıkmak istiyorum.I want to go abroad.
Cerrah hastanın apandisini çıkardı.The surgeon took out his patient's appendix.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını parlat.Shine your shoes before going out.
Dışarı çıkamazsın.You can't go out.
Ben oynamak için dışarı çıkabilir miyim?May I go out to play?
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
Dışarıya çıkınca soğuktan tir tir titredim.I shivered with cold when I went outside.
O dışarı çıkmazdı.He would not go out.
Ona dışarı çıkmasına izin verir misiniz?Could you let him out?
O merdivenlerden çıkarken babasını aradı.He called his father as he went up the stairs.
Merdivenlerden yukarı çıkın.Go up the stairs.
Yurt dışına çıkan Japon sayısı yıldan yıla artmaktadır.The number of Japanese going overseas has been increasing year by year.
Yurt dışı şubeleri seçkin ürünleri dışarı çıkarıyor.Overseas subsidiaries are putting out top-of the-line products.
Çıkarken kasiyere ödeyin.Pay the cashier on the way out.
Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık.We opposed his plan to build a new road.
Arabayı elden çıkarabiliriz.We can dispose the car.
Biz ilk trene yetişebilmek için erken çıktık.We left early so that we can catch the first train.
Önümüzdeki Pazar arabayla geziye çıkacağız.We'll go for a drive next Sunday.
Karanlıkta doğru yola çıktık.We hit the right road in the dark.
Biz asansörle yukarı çıktık ve indik.We went up and down by elevator.
Bizim çıkarlarımız onlarınki ile çatışıyor.Our interests conflict with theirs.
Bizim milletvekili yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Temsilcimiz yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
İstasyona geldiğimizde trenimiz zaten yola çıkmıştı.Our train had already pulled out when we arrived at the station.
Bazı yük vagonları raydan çıktıktan sonra, hizmetler Chuo Hattı üzerinde askıya alındı.After some freight cars were derailed, services were suspended on the Chuo Line.
Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.Hanako turned out to be a surprisingly nice person.
Yangına dikkatsiz bir sigara içicisinin sebep olduğu ortaya çıktı.It transpired that fire was caused by a careless smoker.
5. katta bir yangın çıktı.A fire broke out on the fifth floor.
Bir yangın olduğunda, lütfen bu çıkışı kullanın.Please use this exit when there is a fire.
Yangın çıktığında aile yaklaşık iki saattir uyuyordu.The family had been sleeping for about two hours when the fire broke out.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.There is no smoke without fire.
Boş olduğu için, dışarı yürüyüşe çıktı.Being free, she went out for a walk.
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began raining.
Biz eve girdiğimizde ayakkabılarımızı çıkarmak bizim geleneğimizdir.It is our custom to take off our shoes when we enter the house.

İlgili Sayfalar