cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kim biraz sıcak çikolata ister?Who wants some hot chocolate?
Kürtajı destekliyor musun yoksa karşı mı çıkıyorsun?Are you for or against abortions?
Çıkarken kapıyı kapat.Close the door when you leave.
Öğrenci gereksiz ayrıntıları çıkararak raporunu kısaltmaya karar verdi.The student decided to abridge his paper by taking out unnecessary details.
Ne?! Sen benim çikolata ayımı mı yedin?!What?! You ate my chocolate bear?!
Bu bir çıkmaz sokak.It's a dead end.
Cuma günü dışarı çıkmamızı öneriyorum.I suggest that we go out on Friday.
Telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out when the phone rang.
Britanyalı kadınların yüzde elli ikisi çikolatayı sekse tercih ediyor.Fifty-two per cent of British women prefer chocolate to sex.
İnişler ve çıkışlar vardır hayatta.In life there are ups and downs.
Bu akşam dışarı çıkıp çıkmayacağını Trang'e sor.Ask Trang if he's going out this evening.
Lütfen dışarı çıkarken kapıyı kapatır mısın?Please will you close the door when you go out.
Odada şapkanı çıkarmak zorundasın.You must take off your hat in the room.
Sen yoldan çıkmışsın.You are way off the track.
Dışarı çıkmak için özgürsün.You are free to go out.
Dışarı çıkmak için özgürsünüz.You are free to go out.
Dışarı çıkmakta serbestsin.You are free to go out.
Dün gece dışarı çıktın mı?Did you go out last night?
Bugün dışarı çıkmasan iyi olur.You'd better not go out today.
Bugün dışarı çıkmamalısın.You must not go out today.
Ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekmiyor.You need not take off your shoes.
Tepeye çıkmalısın.You must go up the hill.
Çikolata sevmezsin, değil mi?You don't like chocolate, do you?
Böyle bir günde dışarı çıkmaktansa evde kalsan iyi olur.You'd better stay at home rather than go out on such a day.
Üşüttüğün için dışarı çıkmamalısın.Since you have a cold, you must not go out.
Tabiri caizse, sudan çıkmış balık gibisin.You are, so to speak, a fish out of water.
Gereksiz sözcükleri çıkar!Omit needless words!
Onun yapacağını söylediğin gibi o ateş ederek ortaya çıktı.He came out shooting, same as you said he would.
Sesin iyi çıkıyor.Your voice carries well.
Konunun dışına çıktın.You are off the point.
Sana çıkmanı emrettim.I ordered you to get out.
Planımıza karşı çıkmaya hakkın yok.You have no right to oppose our plan.
Onunla çıkmanı onaylayamam.I can't approve of your going out with him.
Onunla çıkmanı onaylamıyorum.I don't approve of your going out with him.
Sen telefon ettiğinde ben çıkmak üzereydim.I was about to leave when you telephoned.
Çoraplarını çıkar, lütfen.Take off your socks, please.
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Ayakkabılarınızı çıkartın.Take off your shoes.
Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın.Please take off your shoes.
Lütfen eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Please remove your shoes before entering the house.
Lütfen ayakkabılarınızdan çamuru çıkarın.Please remove the mud from your shoes.
Tesadüfen o dükkandan çıkarken onu gördük.By chance we saw him as he came out of the shop.
Havaalanına gitmek için bir saati gözden çıkarmalısın.You should allow an hour to go to the airport.
Boş fıçılar en çok ses çıkarırlar.Empty vessels make the most sound.
Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a meal on Friday.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Cüzdanınızı çıkarın.Get out your wallet.
Evimin yakınında bir yangın çıktı.A fire broke out near my house.
Şaşırtıcı şekilde, onun bir hırsız olduğu ortaya çıktı.Surprisingly enough, he turned out to be a thief.
Bir sınıfa girdiğiniz zaman şapkanızı çıkarın.Take off your hat when you enter a classroom.
Sınıftan çık.Get out of the classroom.
Sınıftan çıkın.Get out of the classroom.
Geçen yıl yaptığımız gibi birlikte dışarı çıkabiliriz.We could go out together like we did last year.
Geçen yaz her zaman sabah yürüyüşe çıkardım.Last summer, I always took a walk in the morning.
Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
Ağlayan bebeklerle başa çıkmak zordur.It's hard to handle crying babies.
Fırtına çıktı.The storm broke.
Birdenbire önümüzde üç köpek çıktı.All of a sudden, three dogs appeared in front of us.
Tatilin keyfini çıkarın.Enjoy your holidays.
Tatilin tadını çıkardın mı?Did you enjoy your holiday?