cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu gece dışarı çıkmaktansa evde bir kitap okumayı tercih ederim.I would rather read a book at home than go out tonight.
Bu akşam canım dışarı çıkmak istemedi.I didn't feel like going out this evening.
Bela çıkacağını seziyorum.I anticipate that there will be trouble.
Sachiko ile çıkıyor musun?Are you going out with Sachiko?
Son iki mısrayı çıkararak, o şarkıyı söyleyeceğiz.We'll sing that song, omitting the last two verses.
İlk elektrikli hesap makinesi 19.yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı.The first electric calculator came into existence toward the end of the 19th century.
Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.We are making all efforts possible to deal with the nuclear crisis.
Bir bütçe açığını finanse etmek için ortak bir yöntem tahviller çıkarmaktır.A common way to finance a budget deficit is to issue bonds.
Ben dünü dışarı çıkma yerine kitap okuyarak geçirdim.I spent yesterday reading instead of going out.
Dün gece hava çok soğuktu, bu yüzden dışarıya çıkmadık, evde kaldık.It was very cold last night, so we didn't go outside, but stayed indoors.
Dün dışarı çıkmak yerine evde kaldı.Yesterday she stayed at home instead of going out.
Dün benim evin yakınında yangın çıktı.Yesterday a fire broke out near my house.
Geçen yılın kömür çıktısı standardın gerisinde kaldı.Last year's output of coal fell short of the standard.
Şirketi geçen yıl üretimi azalttığında George işten çıkarıldı.George was laid off when his company cut back production last year.
Dün gece bir yangın çıktı ve üç ev tamamen yandı.A fire broke out last night and three houses were burnt down.
Kiraz çiçekleri Nisan'da çıkacak.The cherry blossoms will be out in April.
Bahçede yabani otlar çıktı.Weeds sprang up in the garden.
Dağlara çıkacağız, bu yüzden neden bizimle gelmiyorsun?We're going up into the mountains, so why don't you come with us?
Yürüyüş için dışarı çıkmayı canın istiyor mu?Do you feel like going out for a walk?
Yürüyüş için canım dışarı çıkmak istedi.I felt like going out for a walk.
Yürüyüş için dışarı çıkabilir miyim?May I go out for a walk?
Yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk?
Sanayi Devrimi ilk defa İngiltere'de ortaya çıkmıştır.The Industrial Revolution took place first in England.
İş yokluğu yüzünden, personelin yarısı işten çıkartıldı.Because of a shortage of work, half the staff was discharged.
İşten sonra içmeye çıkalım mı?How about going out for a drink after work?
O, işini yaptıktan sonra dışarı çıktı.Having done his work, he went out.
Çalışmayı bitirdikten sonra, birlikte konuşmanın tadını çıkardık.After we finished working, we enjoyed talking together.
İşi bitirdikten sonra, yürüyüşe çıktım.Having finished the work, I went out for a walk.
Onlar işini bitirdikten sonra dışarı çıktılar.After they had finished their work, they went out.
İşi yaptırmak için hepimiz dışarı çıktık.We went all out to get the job done.
O, ilk treni kaçırabileceği korkusuyla sabah erkenden evden çıktı.She left home early in the morning for fear that she might miss the first train.
Cocuk cığrından cıkmaya başlıyor.The children are beginning to get out of hand.
Bebek doğduğundan beri neredeyse hiç dışarı çıkmadım.They have scarcely gone out since the baby was born.
Çocukların gece tek başına dışarı çıkmaları tehlikelidir.It is dangerous for children to go out alone at night.
Çocuklar kampa gittiğinde, ilkel bir şekilde yaşamanın tadını çıkarıyorlar.When the boys go camping, they enjoy living in a primitive way.
Çocuklar dışarı çıkmak istediler.The children wanted to go out.
Çocuklarla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum.I don't know how to handle children.
Çocuklar karanlıkta dışarı çıkmayı sevmezler.Children don't like to go out in the dark.
Çocuklar toplama ve çıkarmayı öğreniyor.The children are learning to add and subtract.
Çocuklar tek sıra halinde üst kata çıktı.The children went upstairs in single file.
Çocuklar oynamak için dışarı çıktılar.The children went out to play.
Koro şefi sahneye çıktı.The conductor appeared on the stage.
Müdür onu işten çıkarma ile tehdit etti.The manager threatened him with dismissal.
Yönetici ekstra tatil hakkında bir genelge çıkardı.The manager put up a notice about the extra holiday.
Sen telefon ettiğinde ben sadece alışverişe çıkmak üzereydim.I was just about to go out shopping when you telephoned.
Yağmur yağmaya başladığında evden yeni çıkmıştım.I had scarcely left home when it began to rain.
Ben eve geldiğimde babam dışarı çıkmak üzereydi.My father was on the point of going out when I came home.
Telefon çaldığında, dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out, when the telephone rang.
Benim haklı olduğum ortaya çıktı.It turned out that I was right.
Benim cebimden çıkmadığına sevindim.I'm glad it's not coming out of my pocket.
Biz tam yemeğimize başlıyorken o çıkageldi.She turned up just as we were starting our meal.
Odadan çıkışımızı fark etmedin mi?Didn't you notice us going out of the room?
Sınıfımız Hakone'ye bir geziye çıktı.Our class went on an excursion to Hakone.
Okulumuz hakkındaki bir makale, gazeteye çıktı.An article about our school appeared in the newspaper.
Çabalarımızdan hiçbir sonuç çıkmadı.Nothing has resulted from our efforts.
Dün Shibuya'da alışverişe çıktım.We went shopping in Shibuya yesterday.
Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.We drove too fast to enjoy the beautiful scenery.
Biz bu sorunla başa çıkmalıyız.We must deal with this problem.
Rehber en kısa sürede yola çıkmamız gerektiğini söyledi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Daha erken çıkmamızın senin için sakıncası var mı?Do you mind our leaving a little earlier?

İlgili Sayfalar