cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Üst kata çık ve yatmaya git.Go upstairs and go to bed.
2020 yılına kadar, bu şehrin nüfusu iki katına çıkmış olacak.By the year 2020, the population of this city will have doubled.
Çiçekler birkaç gün içinde çıkacak.The blossoms will be out in a few days.
Perdenin arkasından bir kedi çıktı.A cat appeared from behind the curtain.
İlk mavi kotlar1853'te piyasaya çıktı.In 1853, the first blue jeans came out.
Saat 11'e kadar geri döneceğine söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.You can go out, as long as you promise to be back by 11 o'clock.
On yıldır Japonya'dan ilk defa çıkıyorum.I left Japan for the first time in ten years.
On mahkûm hapishaneden çıktı.Ten prisoners broke out of jail.
Ondan iki çıkarırsan sekiz kalır.Subtract two from ten and you have eight.
Ondan iki çıkarsa sekiz kalır.Two from ten leaves eight.
Jim'in patronu ona "tatile çıkmanın zamanı geldi" dedi."It's high time you took a vacation," Jim's boss said to him.
Kalabalıktan dolayı stadyumdan çıkamadım.I could not get out of the stadium because of the crowd.
Kalabalık kontrolden çıktı ve parmaklıkları kırıp geçti.The crowd got out of control and broke through the fence.
Erkek kardeşim dışarı çıktı.My brother is out.
Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.The contract is in the bag, so let's go out and celebrate.
Polis, suçu çözmek için yola çıktı.The police set out to solve the crime.
Polis dava ile ilgili gerçeği ortaya çıkaracak.The police will reveal the truth of the case.
Polis suçlunun nerede yaşadığını ortaya çıkardı.The police found out where the criminal lived.
Polis isyanla başa çıkmak için hemen harekete geçti.The police took immediate action to deal with the riot.
Yağmur yağdığı için, Nancy dışarı çıkmaya tereddüt etti.Since it was raining, Nancy hesitated to go out.
Nihayet bebeğin bir kız olduğu ortaya çıktı.The baby turned out to be a girl after all.
Ay bulutun arkasından çıktı.The moon emerged from behind the cloud.
Ay bulutların arkasından çıktı.The moon came out from behind the clouds.
Ay dağların üzerinden çıkıyor.The moon is coming up over the mountains.
Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz.We are groping for a way out of the present situation.
Benim eski paltoyu elden çıkardım.I disposed of my old coat.
Antik bir çanak çıkarıldı.An antique pot was dug out.
Eski elbiselerle dışarı çıkmaya utandım.I was ashamed to go out in old clothes.
Son zamanlarda eski Çin hakkında yeni gerçekler gün ışığına çıktı.New facts about ancient China have recently come to light.
Bu öğleden sonra dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go outside this afternoon.
Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.Emergency exits must be kept free of blockages for public safety.
Bıyık üst dudakta çıkar.A mustache grows on the upper lip.
Karşı çıktık, ama boşunaydı.We protested, but it was in vain.
Gitmek sizin çıkarınızadır.It's in your interest to go.
Biz yukarı çıkarken hava soğur.As we go up higher, the air becomes cooler.
İnsanlar özgürlüğün tadını çıkardı.The people enjoyed a taste of freedom.
Hepsi çıksın.Let it all out.
Beni buradan çıkarın.Get me out of here.
Şimdi çıkış yapmak istiyorum.I'd like to check out right now.
Hemen yola çıkarsan saat altıya kadar varırsın.If you start at once, you'll arrive by six o'clock.
Hemen şimdi yola çık.Set off right now.
İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.Trade friction might arise between the two nations at any moment.
Motor henüz bize hiçbir sorun çıkarmadı.The engine has given us no trouble as yet.
Şimdi dışarı çıkmak için çok geç.It is too late to go out now.
Şimdi dışarı çıkmak imkansız.It's impossible to go out now.
Eğer şimdi çıkarsak uçak için zamanında varır mıyız?Will we be in time for the plane if we leave now?
Bu sabah canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out this morning.
Bugünün hava tahmini doğru çıktı.Today's weather forecast proved right.
Bugün dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I would rather not go out today.
Bugün evi temizleme yerine, sanırım yürüyüşe çıkacağım.Instead of cleaning the house today, I think I'll take a walk.
Bugün dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out today.
Canım bugün dışarı çıkmak istiyor.I feel like going out today.
Bugün işten erken çıkacağım.I'm going to clock out early today.
Bugün hava güzel, bu nedenle evde kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.It is very fine today so I would rather go out than stay at home.
Bıktım artık. Bugün bütün yaptığım şikayetlerle başa çıkmak.I've had it. All I've done today is handle complaints.
Bu yıl etekler dizin birkaç santimetre üzerine çıkıyor.Skirts this year reach a few centimeters above the knees.
Satışlar bu yıl iki katına çıkmalıdır.Sales should double this year.
Canım bu gece dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out tonight.
Bu akşam dışarı çıkmayı tercih etmiyorum.I'd rather not go out this evening.
Bu gece Lisa ile çıkıyorum.I'm going out with Lisa tonight.

İlgili Sayfalar