cik ile cümle
cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Birlikte şarkılar söylemenin tadını çıkardık.We enjoyed singing songs together.
Biz yağmura rağmen dışarı çıktık.We went out in spite of the rain.
Yüzmenin tadını çıkardık.We enjoyed swimming.
Biz müzik dinlemenin keyfini çıkardık.We enjoyed listening to the music.
Biz gölde yüzmenin tadını çıkardık.We enjoyed swimming in the lake.
Biz yamaçlardan çıkmak ve inmek zorundaydık.We had to go up and down the slopes.
Biraz temiz hava için dışarı çıktık.We went out for some fresh air.
Ormanda yürüyüşe çıktık.We went for a walk in the forest.
Hepimiz hızla gemiye çıktık.All of us climbed aboard quickly.
Biz erken çıkmalıyız.We must leave early.
Öğle yemeğine çıkıyoruz. Sen de gelsene.We're going out for lunch. Why don't you come along?
Onlar dışarı çıkarken görüldü.They were seen to go out.
Yarın değil öbür gün yola çıkıyoruz.We're leaving the day after tomorrow.
Akşam yemeğinden sonra yürüyüş için dışarı çıktık.We went out for a walk after dinner.
Nehirden gelen serin esintinin tadını çıkardık.We enjoyed the cool breeze that came from the river.
Bu cümlenin anlamını çıkaramıyorum.I cannot make out the meaning of this sentence.
Onun ne istediğini çıkaramam.I can't make out what he wants.
Benim en sevdiğim tat çikolatadır.My favorite flavor is chocolate.
Teyzem hayatı boyunca iyi sağlığın tadını çıkardı.My aunt enjoyed good health all her life.
Büyükbabam kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmayı bir kural haline getirdi.My grandfather made it a rule to take a walk before breakfast.
Kedim masanın altından çıktı.My cat has come out from under the table.
Benim kedi sepetten çıktı.My cat came out of the basket.
Onunla ilgili ilk izlenimimin doğru olduğu ortaya çıktı.My first impression of him proved to be correct.
Babam yalnız seyahat etmeme karşı çıktı.My father objected to my traveling alone.
Annem yalnız seyahat etmeme karşı çıktı.My mother objected to my traveling alone.
Arkadaşım kız arkadaşından ayrıldı ve şimdi benimle çıkmak istiyor.My friend broke up with his girlfriend and now he wants to go out with me.
Saat onda Amerika'ya gitmek için yola çıktım.I left for America at ten o'clock.
Yarın öğleden sonra izne çıkıyorum.I am taking tomorrow afternoon off.
Resmi albümden yırtıp çıkardım.I tore the picture out of the album.
Ben geçen Pazar dışarı çıkmadım.I didn't go out last Sunday.
Ben bu cümlenin anlamını çıkaramıyorum.I can't make out the meaning of this sentence.
Jim için çikolata aldım.I bought the chocolate for Jim.
O zaman tam evden çıkıyordum.I was just leaving home then.
Bu sorunlarla başa çıkamayabilirim.I may not be able to cope with those problems.
Ben çıkış yapıyorum.I'm checking out.
Tam okuldan çıkarken ona rastladım.I met him just as he was coming out of school.
Yağmur yağmaya başladığında, tam dışarı çıkıyordum.I was just going out, when it began to rain.
Çikolatayı severim.I like chocolate.
O bir kutu çikolata yedi.He ate a box of chocolates.
Ben dışarı çıkma ve evde kalma konusundaki düşüncemi değiştirdim.I changed my mind about going out and stayed home.
Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.I promised to go to the party with Jane, and I can't let her down.
Çıkmamamı söylediğin için hiç dışarı çıkmadım.I didn't go out at all because you told me not to.
Ben kahvaltıdan önce sık sık yürüyüşe çıkardım.I would often take a walk before breakfast.
Delia'nın onlara allerjisi olduğu için bu yemek tarifinden fındıkları çıkarttım.I've left out the nuts in this recipe because Delia's allergic to them.
Yola çıkarken keşif seferini izledim.I watched the expedition as it set off.
Ben bir hafta önce bir kazada yaralandığım için dışarıya çıkamam.I can't go out, because I was injured a week ago in an accident.
Yağmur yağmasına rağmen ben dışarı çıktım.I went out although it was raining.
Yağmura rağmen dışarı çıktım.I went out in spite of the rain.
Ben yüzmenin tadını çıkardım.I enjoyed swimming.
Dışarı çıkmak için kepimi giydim.I put on my cap to go out.
Dışarı çıkamadım.I could not get out.
Ben dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out.
Ben dışarı çıkmalıyım.I must go out.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.I never go out without buying something.
Dışarı çıkmadan önce onu bitirmeliyim.I must finish it before I go out.
Dışarı çıkmak yerine evde kaldım.I stayed at home instead of going out.
Acil bir iş için çıkmalıyım.I must be away on urgent business.
Anahtarı istedim ve odama çıktım.I asked for the key and went upstairs to my room.
Parkta yürüyüşe çıkmayı severim.I like going for a walk in the park.
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out right now.