cik ile cümle

cik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kathleen'in ifadelerinin gerçek olduğu çıktı.Kathleen's statements turned out to be true.
Dün çıkan yangında iki yüz ev yanıp kül oldu.Two hundred houses were burnt down in the fire which broke out yesterday.
Onun yakında ortaya çıkacağından eminim.I'm sure she will turn up soon.
O, aklımdan çıkmış olmalı.It must have slipped my mind.
Çileden çıkan işçi derhal istifa etti.The outraged employee resigned at once.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkmak zorundaydım.Although it was raining, I had to go out.
Benim için kamerama sahip çık.Watch my camera for me.
Sudan bir kurbağa çıktı.A frog came out of the water.
Karşılıklı çıkarlar bulursanız, birbirinizle anlaşırsınız.Find mutual interests, and you will get along with each other.
O önceki gün Londra için yola çıktı.He departed for London the day before yesterday.
Motor garip bir ses çıkarıyor.The engine makes a strange noise.
Bir asansörle beşinci kata çıktım.I went up to the 5th floor in an elevator.
Emi'nin yakında ortaya çıkacağını umuyorum. Onu beklemekten usandım.I hope that Emi will appear soon. I'm tired of waiting for her.
Gürültülü cocuklar kontrolden cıkıyordu.The group of noisy boys was getting out of hand.
Kitabı getirmeyi unuttum. Aklımdan çıkmış işte.I forgot to bring the book. It just slipped my mind.
Babam geceleri dışarıya yalnız çıkmama izin vermez.My father doesn't let me go out alone at night.
Enflasyon kontrolün dışına çıkıyor.Inflation is getting out of control.
Mürekkep lekesi, yıkayarak çıkarılamaz.The ink stain will not wash out.
Ne zaman Boston için yola çıkıyorsun?When are you leaving for Boston?
Bob benden habersiz çıktı.Bob went out before I knew it.
Onlar kitabı ne zaman piyasaya çıkaracaklar?When are they going to put the book on the market?
Ne zaman dışarı çıkacaksın?When will you go out?
O, yaramaz erkek çocuğunu kovalarken onun ayakkabılarından biri çıktı.While she was running after the naughty boy, one of her shoes came off.
Biraz boş zamanım olduğunda ben her zaman klasik müzik dinlemenin tadını çıkarırım.I always enjoy listening to classical music when I have some free time.
İngiliz futbolu hayranları bazen çığırından çıkarlar.British soccer fans sometimes get completely out of hand.
İngiliz futbolu hayranları bazen kontrolden çıkarlar.British soccer fans sometimes get completely out of hand.
Hayır, o az önce öğle yemeği için dışarı çıktı.No, he has gone out for lunch already.
Ann'in çikolataya zafiyeti var.Ann has a weakness for chocolate.
Nisan ayında güneşli bir günde, yürüyüşe çıktık.One sunny day in April, I went out for a walk.
Her çocuk bir bebek gibi davranılmasına karşı çıkar.Every child objects to being treated like a baby.
O tayfun dışarı çıkmamı engelledi.That typhoon prevented me from going out.
Öğretmen, öğrencilerle iyi başa çıkıyor.The teacher handles his pupils well.
Onlar Çin dominosunun keyfini çıkardılar.They indulged in mahjong.
Onlara karşı çıkmak hiçbir şeye yaramaz.It'll be useless to stand against them.
Gece dışarı çıkmamalısın.You must not go out at night.
Yarın dışarı çıkacak mısın?Will you go out tomorrow?
Onu temize çıkarmak için delil gösterebilir misin?Can you produce evidence to clear him?
Ona dışarı çıkıp çıkmayacağını sordum.I asked her if she was going out.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkmaman gerektiğini bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkılmayacağını bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Dışarı çıkmasan iyi olacağını düşündüm.I thought you had better not go out.
Yurtdışına eğlence için mi yoksa iş için mi çıktınız?Did you go abroad for pleasure or on business?
Yurtdışına eğlence için mi yoksa iş için mi çıktın?Did you go abroad for pleasure or on business?
Ondan ne sonuç çıkarıyorsunuz?What do you conclude from that?
Yakında buradaki yiyecek ve içeceğin tadını çıkarmak için geleceksin.You'll soon come to enjoy the food and drink here.
Adınız listeden çıkarıldı.Your name was dropped from the list.
Gülleriniz henüz çıktı mı?Have your roses come out yet?
Sen odadan çıktın.You came out of the room.
Lütfen dışarı çıkarsan, kapıyı kilitlemeyi unutmamak için dikkatli ol.Please be careful not to forget to lock the door when you go out.
Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
Oradan bir şekil ortaya çıktı.A form appeared from over there.
Akira birkaç dakika için dışarı çıktı.Akira went out for a few minutes.
General Motors 76,000 işçisini işten çıkardı.General Motors laid off 76,000 workers.
General Motors 76.000 çalışanı işten çıkardı.General Motors laid off 76,000 workers.
Saat sekizde çıkış yapacağım.I'm going to check out at eight.
Sekizden üç çıkarsa beş kalır.Subtract three from eight and you get five.
Sekizden üç çıkarırsan beş kalır.If you take 3 from 8, 5 remains.
Asansörle beşinci kata çıkın.Take the elevator to the fifth floor.
Birçok çiçek türleri nisanın ortasında çıkarlar.Many kinds of flowers come out in the middle of April.
Yukarı çık ve bavulumu getir.Go upstairs and bring down my trunk.

İlgili Sayfalar