Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.Echipaj de 4 oameni. Camuflaj sofisticat de comunicații.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.Een vierkoppige bemanning. Geavanceerde communicatieapparatuur.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.Equipaggio di 4 persone e sofisticati sistemi di intercettazione di comunicazioni.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.승무원은 넷이었고 복잡한 통신장비도 없었습니다.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.La tripulación era de cuatro personas. Tenía un sistema de comunicación sofisticado.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.Un équipage de quatre personnes. Avec un détecteur de communication sophistiqué.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.Έχει τέσσερα άτομα πλήρωμα κι εξελιγμένη σάρωση επικοινωνιών.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.Команда з чотирьох людей. Продумана система зв'язку.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.Команда из четырёх. Сложная коммуникационная система.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.С четири души екипаж. Съвременни комуникации.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.צוות של ארבעה. ציוד תקשורת מתוחכם.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.طاقم مكون من أربعة أشخاص. ونظام إتصالات متطور.
Dört kişilik mürettebatı ve gelişmiş iletişim cihazlarına sahipti.麻薬や人 武器 あるいは
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.우리는 지구상에서 가장 가난한 나라들 중 한 국가에 있었습니다. 하지만 그 사람들의 80%가 휴대용 기기를 소지하고있었습니다.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Eram într-una dintre cele mai sărace ţări de pe planetă, însă 80% din populaţie deţinea un dispozitiv mobil.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Eravamo in uno dei paesi più poveri del pianeta, ma l'80% delle persone aveva un cellulare in mano.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Estavamos num dos países mais pobres do planeta, mas 80 por cento das pessoas tinha telemóveis nas suas mãos.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Wir befanden uns in einem der ärmsten Länder der Welt, aber 80 % der Menschen hatten Mobilfunkgeräte zur Hand.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Zaskoczyło nas, że w tym jednym z najbiedniejszych krajów świata 80% ludzi miało telefony komórkowe.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Ήμασταν σε μια απο τις φτωχότερες χώρες του πλανήτη, αλλά 80% των ανθρώπων είχαν κινητά τηλέφωνα.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Мы находились в одной из самых бедных стран на планете, но в руках у 80% людей были мобильные телефоны.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.Хоча це одна з найбідніших країн планети, у 80 відсотків людей були мобільні телефони в руках.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.היינו באחת המדינות העניות בעולם אבל לשמונים אחוזים מהאנשים היה מכשיר סלולרי ביד.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.كنا في واحدة من أفقر الدول على الكوكب، لكن 80 في المئة من الناس يمتلكون جهازا محمولا في أيديهم.
Dünyanın en fakir ülkelerinden birindeydik, ama insanların yüzde 80'inin ellerinde mobil cihazları vardı.しかし国民の80%が 携帯電話を持っていました 我々が想定していなかった 携帯電話による
Elektrikli cihazların metalleri (başta altın olmak üzere) geri dönüştürülmektedir.El metal de los dispositivos electrónicos (como oro) se recicla.
Elektrikli cihazların metalleri (başta altın olmak üzere) geri dönüştürülmektedir.Les métaux des appareils électriques (l’or, entre autres) sont recyclés.
Elektrikli cihazların metalleri (başta altın olmak üzere) geri dönüştürülmektedir.Metall från elapparater (t.ex. guld) återvinns.
Elektrikli cihazların metalleri (başta altın olmak üzere) geri dönüştürülmektedir.Sähkölaitteiden metallit (mm. kulta) kierrätetään.
Elektrikli cihazların metalleri (başta altın olmak üzere) geri dönüştürülmektedir.Металлы от электронных приборов (среди прочего, золото) идут в повторное использование.
Elektrikli cihazların metalleri (başta altın olmak üzere) geri dönüştürülmektedir.يتم تدوير معادن الأجهزة الكهربائية (الذهب من بين الأمور الأخرى).
Elektrikli cihazların metalleri (başta altın olmak üzere) geri dönüştürülmektedir.电器中的金属(例如金)进行回收处理。
Elektrikli cihazlar (sähkölaitteet) ve elektronik cihazlar (elektroniikka)Appareils électriques (sähkölaitteet) et électronique (elektroniikka)
Elektrikli cihazlar (sähkölaitteet) ve elektronik cihazlar (elektroniikka)Equipos eléctricos (sähkölaitteet) y electrónicos (elektroniikka)
Elektrikli cihazlar (sähkölaitteet) ve elektronik cihazlar (elektroniikka)Sähkölaitteet ja elektroniikka
Elektrikli cihazlar (sähkölaitteet) ve elektronik cihazlar (elektroniikka)Электрические приборы (Sähkölaitteet) и электроника (elektroniikka)
Elektrikli cihazlar (sähkölaitteet) ve elektronik cihazlar (elektroniikka)الأجهزة الكهربائية (Sähkölaitteet) والالكترونيات (elektroniikka)
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,아무 죄 없는 관객을 젖게 만들면
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,אדם תמים לחלוטין מהקהל בלי לדאוג
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,شخصا بريئا تماما من الجمهور دون أي قلق
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,電子機器に損傷を与えたり 濡らしたり 本やコンピュータを
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Az elektronok munkába állnak itt kinn, a való világban, hogy árammal lássák el az eszközeinket.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Các electron hoạt động trong thế giới thực ở đây, truyền năng lượng vào các thiết bị.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.De elektronen gaan in de buitenwereld arbeid verrichten en onze toestellen voeden.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Die Elektronen machen sich an die Arbeit in der realen Welt hier und versorgen unsere Geräte mit Strom.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Electronii îşi fac treaba în lumea de afară, dând energie dispozitivelor noastre.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektron bekerja di dunia nyata di sini, menghidupkann perangkat kita.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektronerna går till arbetet i den verkliga världen här ute och ger kraft till våra apparater.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektronerne går på arbejde i den virkelige verden derude, driver vores apparater.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektrony idą pracować tutaj, w prawdziwym świecie, napędzając nasze urządzenia.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektróny idú do práce tam vonku v skutočnom svete, napájajúc naše zariadenia.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Elektrony jdou do práce v reálném vnějším světě, poskytují energii našim zařízením.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Gli elettroni vanno a lavorare nel mondo reale qui, alimentando i nostri apparecchi.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.이 전자들은 실제로 장치들을 움직이는데 사용됩니다.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Les électrons se mettent au travail dans le monde réel ici, et alimentent nos appareils.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Los electrones van a trabajar en el mundo real aquí, alimentando nuestros aparatos.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Os eletrões vão trabalhar para o mundo real, cá fora, fornecendo energia aos nossos aparelhos.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Τα ηλεκτρόνια πάνε για δουλειά στον πραγματικό κόσμο εδώ έξω, τροφοδοτώντας τις συσκευές μας
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Два електрони переходять у довкілля і живлять наші пристрої.
Elektronlar dışarıdaki gerçek dünyaya giderler, cihazlarımızı çalıştırırlar.Електроните работят в реалния свят, като захранват устройствата ни.