Ana içeriğe geç
Sözlük

cihazı ile cümle

cihazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Poi avete visto come appare il dispositivo che la donna stava usando per le sue emicranie?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Vocês viram o aspeto do aparelho que aquela mulher estava a usar para as enxaquecas?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Vous avez vu à quoi ressemblait le dispositif, que la femme utilisait pour guérir ses migraines ?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Widzieliście to urządzenie, którego kobieta używała do usuwania migren?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Видяхте как изглежда онова устройство, което използваше жената, за да си лекува мигрените?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Еще, вы видели на что похоже устройство, которым женщина избавлялась от мигреней?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.אז ראיתם איך נראה המכשיר, שהאשה השתמשה בו לטפל במיגרנות?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.ثم إنكم رأيتم شكل ذلك الجهاز ، الذي كانت تستخدمه تلك المرأة لعلاج الصداع النصفي ؟
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.女性が片頭痛を直すのに使っていた装置です あれは私のような研究技師が無理やり作ったもので
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Après, j'ai installé des projecteurs qui projetaient par intermittence sur les sphères.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Dann projezierte ich stoßweise mit einem Videoprojektor auf die Kugeln.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Después dispuse proyectores de video que proyectaban de manera intermitente sobre las esferas.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.E eu tinha projectores vídeo que projectavam intermitentemente para as esferas.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.그 때 저는 비디오 영사기를 가지고 있었는데 그걸로 구 위에 간간이 화면을 보여줬죠.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Na ich powierzchni jest wyświetlany obraz z projektorów.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Poi avevo dei video proiettori che proiettavano ad intermittenza sulle sfere.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Și apoi am avut video proiectoare care proiectau intermitent pe sfere.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Vervolgens had ik beamers die periodiek op de bollen projecteerden.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.После поставих видеопрожектори, които поржектираха неравномерно върху сферите.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.Я применил видеопроекторы, которые периодически проецировали на сферы.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.ואז היו לי מקרני וידאו שהקרינו לחלופין על הספירות.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.كان لدي كشافات فيديو ضوئية التي تم تسليطها بشكل متقطع على الكرات.
Sonra kürelerin üzerine aralıklarla yansıtan projeksiyon cihazına sahiptim.球体に断続的に投影しました そしてこれらは映像を部分的に捉え
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.A nők a röntgengép előtt ültek, és maszturbáltak.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Como sea, estas mujeres se sentaban en el dispositivo de rayos X y se masturbaban.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Dan wanita ini duduk di depan peralatan sinar-X. Dan mereka masturbasi.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.De toute façon, ces femmes se sont assises en face d'un appareil à rayons X Et se sont masturbées.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Deze vrouwen zaten voor een röntgen apparaat. En ze masturbeerden.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Diese Frauen saßen also vor einem Röntgengerät. Und sie masturbierten.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Dù thế nào đi nữa thì những người phụ nữ này đã ngồi trước một cái máy X-quang. Và họ đã thủ dâm.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Essas mulheres sentaram-se em frente do aparelho de raios X e masturbaram-se.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.I hvert fald satte disse kvinder sig foran en røntgenmaskine. Og de masturberede.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.În orice caz, aceste femei stăteau în fața unui aparat cu raze X. Și se masturbau.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Kobiety siadały przed aparatem RTG i masturbowały się.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Tieto ženy sedeli pred röntgenom a masturbovali.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Zkrátka tyto ženy seděly před rentgenem a masturbovaly.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Όπως και νά 'χει αυτές οι γυναίκες κάθισαν μπροστά από ένα μηχάνημα ακτινογραφιών. Και αυνανίστηκαν.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Както и да е - тези жени сядали пред рентгенов апарат. И мастурбирали.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.Так вот, эти женщины сидели перед рентгеновским аппаратом и мастурбировали.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.בכל מקרה הנשים ישבו לפני מכונת רנטגן. והם אוננו.
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.من ثم تم وضع أولئك النسوة أمام جهاز اشعة " اكس " وطلب منهن ممارسة الاستمناء
Sonuç olarak, bu kadınlar röntgen cihazının önüne oturdular ve mastürbasyon yaptılar.マスタベーションします この方法で人工精液が吸い上げられるかどうか観察したわけです
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.A víztisztítóm elromlott, csak a legfontosabb egység a hajómon.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Il dissalatore si è rotto, il più importante strumento che ho in barca.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.보트에서 가장 중요한 장치인 담수기가 고장났습니다
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Máy lọc nước biển bị hư đó là thứ quan trọng nhất tôi có trên thuyền.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Mein Wasseraufbereiter ging kaputt, war ja nur das wichtigste Teil der Ausrüstung auf dem Boot.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Mijn watermaker ging kapot, het allerbelangrijkste hulpmiddel dat ik aan boord heb.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Mi potabilizador de agua se rompió, la pieza más importante en el bote.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Mi s-a stricat filtrul de apă, doar cea mai importantă piesă a echipamentului pe care-l am pe barcă.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Mon dessalinisateur s'était abîmé. Rien que la pièce la plus importante de tout mon équipement.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Pembuat air saya rusak, satu-satunya alat terpenting yang ada di perahu saya.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Popsuła się moja maszynka do robienia wody, a to tylko najważniejsza część wyposażenia.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Rozbil se mi přístroj na pitnou vodu, ten nejdůležitější kus nářadí, který na lodi mám.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Η μηχανή του νερού έσπασε, που είναι το πιο σημαντικό κομμάτι εξοπλισμού της βάρκας.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.Сломалась опреснительная машина -- самая важная вещь на лодке.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.מתפיל המים שלי נשבר, הערכה הכי חשובה שהיתה לי על הסירה.
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.مولّد المياه إنكسر أهم قطعة حيويه معى على القارب
Su cihazım bozuldu teknedeki tek en önemli şey.ボートにあった一番大事な道具なのにです ソーラーパネルで作動し
Tartı cihazına çıkıyorsunuz.Je stapt op de schaal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod