O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.Разклатете я, и вие имате лесбийска двойка.
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.Струсніть, і отримаєте лесбійську пару.
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.Тряхни, и получишь пару лесбиянок.
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.תנערו את זה, עכשיו יש לכם זוג לסביות.
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.حركوها، ليصبح لديكم سحاقيتان
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.搖下,依家變成佐女同性夫妻啦。
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.(笑)
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.iPhoneを 頭脳として使います iPhoneのプロセッサの力を 活用することで
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.로모는 여러분이 이미 잘 알고 좋아하시는 아이폰을 두뇌로 사용하는 로봇입니다.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.O Romo é um robô que usa um dispositivo que vocês já conhecem e adoram — o seu iPhone — como cérebro.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo egy már ismert és kedvelt eszköz segítségével működik --- egy iPhone-nal --- ami Romo "agya".
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo es un robot que usa un aparato que ya conocen y aman, su iPhone, como cerebro.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo è un robot che usa un apparecchio che già conoscete e adorate -- il vostro iPhone -- come cervello.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo folosește un dispozitiv pe care îl cunoașteți și iubiți - iPhone-ul vostru - drept creierul lui.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo je robot, který využívá dobře známý a všemi milovaný přístroj - váš iPhone - jako svůj mozek.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo maakt gebruik van een apparaat dat je al kent en gek op bent: je eigen iPhone -- als brein.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo verwendet ein Gerät, das Sie alle kennen und lieben - Ihr iPhone - als Gehirn.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo — робот, использующий устройство, хорошо вам знакомое и любимое — ваш iPhone — в качестве мозга.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Romo 淨係需要 一個大家都識嘅裝置 即係你嘅 iPhone——控制
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Ромо е робот, който използва устройство, което вече познавате и обичате -- вашият iPhone -- като мозъка му.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.Ромо - це робот, який використовує ваш улюблений пристрій - iPhone - як свій мозок.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.רומו הוא רובוט שמשתמש במכשיר שאתם מכירים ואוהבים- האייפון שלכם, בתור המוח שלו.
Romo beyin olarak hepinizin bildiği ve sevdiği bir cihazı kullanıyor, iPhone'ununuzu.رومو هو روبوت يستخدم جهاز تعرفه وتحبه -- جهاز الآيفون -- كدماغ.
Santa Barbara'da yarattığımız bu eşsiz cihazı kullanmak için yeni yollar düşünmemizde bize ilham verin.Inspirieren Sie uns, damit wir neue Möglichkeiten sehen, wie wir dieses einzigartige Instrument nutzen können.
Santa Barbara'da yarattığımız bu eşsiz cihazı kullanmak için yeni yollar düşünmemizde bize ilham verin.우리가 샌터바버라에 구축한 독특한 도구를 새로운 방식으로 사용할 수 있는 영감을 주십시오.
Santa Barbara'da yarattığımız bu eşsiz cihazı kullanmak için yeni yollar düşünmemizde bize ilham verin.ולתת לנו השראה לדרכים חדשות לשימוש בכלי הייחודי שיצרנו בסנטה ברברה.
Santa Barbara'da yarattığımız bu eşsiz cihazı kullanmak için yeni yollar düşünmemizde bize ilham verin.وتلهمونا للتفكير بطرق جديدة يمكن أن نستخدمها هذا الجهاز المتفرد الذي صنعناه في سانتا باربارا
Santa Barbara'da yarattığımız bu eşsiz cihazı kullanmak için yeni yollar düşünmemizde bize ilham verin.もっと活用できるようインスパイアしてください どうもありがとう
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Bạn không hề quan trọng, nói thẳng ra là vậy, như những thứ mà chiếc điện thoại này mang đến cho tôi."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""du bist nicht so wichtig wie, im wahrsten Sinne, fast alles das durch dieses Gerät kommen könnte".
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Du er ikke så vigtig, som alt det, jeg kan finde via min mobil".
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Jesteś mniej ważny niż cokolwiek co usłyszę przez telefon"
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Jij bent niet zo belangrijk als, letterlijk, bijna alles dat me met dit toestel kan bereiken."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""당신들은 두말할 것도 없이 이 휴대폰을 통해서 저에게 전해지는 그 어떤 것보다 중요하지 않습니다."라고 말하는 것과 같습니다.
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Nejsi tak důležitý, jako cokoliv, co se ke mně může dostat díky tomuto zařízení."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Nie si taký dôležitý ako, doslova takmer hocičo, čo sa ku mne cez tento prístroj môže dostať."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok."No eres tan importante como, literalmente, casi cualquier cosa que podría llegarme por este dispositivo."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok."ORICE altceva ce mi-ar putea parveni prin telefonul mobil"
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Te egyáltalán nem vagy olyan fontos, mint bármi, ami ezen a készüléken eljut hozzám."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Ti nisi tako pomemben kot dobesedno skoraj karkoli, kar lahko pride do mene skozi to napravo.
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Tu não és tão importante "como o que possa aparecer neste telemóvel."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Δεν είσαι τόσο σημαντικός όσο, κυριολεκτικά, οτιδήποτε μπορεί να μου σταλεί σε αυτή τη συσκευή."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Ви не настільки важливі для мене, як всі ті речі, що можуть прийти до мене на мобільний."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok.""Вы не настолько важны для меня, как все те вещи, которые могу прийти ко мне на мобильник."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok."זה "אתה לא חשוב כמו, באמת, כמעט כל דבר שיכול להגיע אלי דרך המכשיר."
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok."" انك فعلا لست بأهمية اى شئ يمكن ان يصلنى عبر هذا الجهاز. "
"Senin benim için şu cihazın verdiği hiçbir şey ama hiçbir şey kadar değerin yok."ということなのです。 周りを見回してみてください。
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?Cô nghĩ rằng họ nhảy nhót trong máy tắm nắng là xong à?
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?Elhitte neki?!
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?Kau berpikir mereka keluar dari dalam mesin pembuat kulit coklat?
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?Myślałaś, że mogą wybuchnąć w solarium?
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?¿Pensaste que reventarian dentro de la máquina?
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?¿Pensaste que reventarian dentro de la máquina?
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?Pensavi che ti sarebbero scoppiate dentro il solarium?
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?Vous pensez qu'ils allaient éclaté dans la machine de bronzage ?
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?خوفاً من أن ينفجروا داخل ماكينة تسمير البشرة؟
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Aţi văzut cum arată dispozitivul, pe care îl folosea acea femeie pentru a-şi trata migrenele?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Dann haben Sie gesehen, wie das Gerät, das die Frau für ihre Migräne benutzte, aussieht.
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.그리고 그 기계가 어떻게 생겼는지 여러분도 보셨겠지만, 그 여자분이 편두통을 고치기 위해 쓰던 것 말이에요.
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Luego, ¿vieron cómo se veía ese dispositivo, que la mujer usaba para curar sus migrañas?