Ana içeriğe geç
Sözlük

cihazı ile cümle

cihazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Jak bardzo chciałbyś uniknąć ostrej końcówki sondy?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Kako bi vam bila všeč možnost da se temu izognete?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?내시경 장비의 뾰죡한 끝을 피하고 싶으십니까?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Mennyire szeretnék elkerülni a kellemetlen részét a vizsgálatnak?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Quanto vorreste evitare il fastidio della punta della sonda?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Wie gerne würden Sie aber das spitze Ende des Röhrchens vermeiden?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Δεν θα θέλατε να αποφύγετε το μυτερό άκρο στο ραβδί;
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Бихте ли искали да избегнете острото на пръчката?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?Каким образом можно избежать взаимодействия с заострённым концом эндоскопа?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?האם הייתם רוצים להימנע מפגישה עם הקצה המחודד של המקל?
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?كيف لكم أن تتفادواالألم المصاحب لهذا الفحص؟
Kolonokopi cihazının hortumundan nasıl kurtulabilirsiniz?現在ではヴァーチャル結腸鏡検査というものがあります
Kullandığım temel alet hidrofonlu, yani su altı mikrofonlu, bir su altı video cihazıdır.저의 주 연구도구는 수중청음기와 수중비디오인데요.
Kullandığım temel alet hidrofonlu, yani su altı mikrofonlu, bir su altı video cihazıdır.Mein wichtigstes Werkzeug ist eine Unterwasserkamera mit Unterwassermikrofon, so dass ich
Kullandığım temel alet hidrofonlu, yani su altı mikrofonlu, bir su altı video cihazıdır.Mojím hlavným nástrojom je podvodná videokamera s hydrofónom, čiže s podvodným mikrofónom.
Kullandığım temel alet hidrofonlu, yani su altı mikrofonlu, bir su altı video cihazıdır.כלי העבודה העיקרי שלי הוא מצלמת וידאו תת-מימית עם הידרופון,
Kullandığım temel alet hidrofonlu, yani su altı mikrofonlu, bir su altı video cihazıdır.أدواتي الرئيسية عبارة عن كمرة فيديو للتصوير تحت الماء مع ميكرفون
Kullandığım temel alet hidrofonlu, yani su altı mikrofonlu, bir su altı video cihazıdır.集音器は水中用のマイクロホンで
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.그러나 그건 모든 이들을 테이블로 불러내어 창의적으로 만들어, 문제를 해결하도록 만들었고 결국 장비를 바꿀 수 있었지요.
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.וויכוחים, אבל זה איפשר לכולם להיות יצירתיים, לפתור את הבעיה ולשנות את המכשיר.
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.والجدال، لكن ذلك سمح للجميع حول الطاولة ليكونوا مبدعين، ليحلوا المشكلة، وليغيروا الجهاز.
Lakin bu o masada oturan herkese problemin çözümünde, yaratıcı olup, cihazı yenileyebilmelerinin önünü açtı.創造力を掻き立て 問題を解決し 機械を改良させたのです ジョーは 言ってみれば告発者のような
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.E Limor lo ha progettato in parte perché, come Carol, si sentiva minacciato dal tracciamento GPS.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Et Limor l'a conçu en partie parce que, comme Carole, elle se sentait menacée par le traçage GPS.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Ezt azért tervezte meg Limor, mert Carolhoz hasonlóan fenyegetettnek érezte magát a GPS nyomkövetéstől.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.리모르가 이걸 만들어낸 건 캐롤같은 사람들이 GPS 위치추적으로 위협당할 수 있어서겠죠.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.GPS追跡による脅威を感じていたからです そして彼女は設計をウェブに投稿し
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Limor desenvolveu isso, em parte, porque, tal como a Carol, ela sentia-se ameaçada pelo rastreamento do GPS.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Limor erfand es, weil sie sich wie Carol von GPS-Ortung bedroht fühlte.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Limor la ha diseñado, en parte, porque como Carol, se sentía amenazada por los GPS.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Limor ontwierp dit apparaat, omdat zij zich, net als Carol, bedreigd voelde door gps-volgsystemen.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Limor skonstruowała ten mechanizm, ponieważ tak jak Carol czuła się zagrożona przez śledzenie GPSem.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Limor thiết kế nó, một phần bởi vì, giống như Carol cô ấy cảm thấy bị đe dọa bởi thiết bị theo dõi GPS.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Og Limor designede denne, delvist fordi, ligesom Carol, følte hun sig truet af GPS-sporing.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Лимор разработала это частично из-за того, что она, как и Кэрол, ощущала угрозу GPS слежки.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.Лимър конструира това, защото, както Керол, се плашеше от проследяване с "Джи Пи Ес".
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.ולימור תכננה אותה, חלקית בגלל שכמו קרול, גם היא חשה מאויימת ע"י עיקוב הג'י-פי-אס.
Limor bunu tasarladı çünkü GPS takip cihazı tarafından tehdit edilen Carol gibi hissetti.وقد صممت " ليمور " هذا الجهاز لأنها ، مثل " كارول " ، شعرت بأنها مهدده من قبل أجهزة التعقب الملاحية .
MEG cihazıyla onları kaydettik.자기 뇌도 측정법 기계로 아기들을 기록했습니다.
MEG cihazıyla onları kaydettik.MEG-laitteessa, kun he ovat oppimassa.
MEG cihazıyla onları kaydettik.במכונת MEG בעודם לומדים.
MEG cihazıyla onları kaydettik.في آلة الأم إي جيه أثناء تعلمهم.
MEG cihazıyla onları kaydettik.行いました これはエマちゃんです
MRI cihazına giriyor.MRI시스템을 연구하고 있습니다.
MRI cihazına giriyor.נכנס לתוך מערכת האמ-אר-אי,
MRI cihazına giriyor.يدخل الى جهاز الرنين المغناطيسي
MRI cihazına giriyor.中に入る所をご覧頂いています
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.C'est là que j'ai commencé à avoir l'impression que le dispositif cybernétique n'était plus un dispositif.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Cuando empecé a sentir que el dispositivo cibernético ya no era un dispositivo.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Cybernetyczne urządzenie nie było już czymś osobnym.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Đó là khi tôi bắt đầu cảm thấy thiết bị điều khiển không còn là một thiết bị nữa.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.È stato quando ho cominciato a sentire che l'apparecchio cibernetico non era più solo un apparecchio.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Ich spürte, dass der kybernetische Apparat kein Apparat mehr war.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Ik voelde dat het cybernetische toestel geen toestel meer was.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Kezdtem rájönni, hogy ez a kibernetikus eszköz már nem csupán egy készülék.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.전자 눈를 더 이상 외부 기기로 보지 않고 제 몸의 일부이자
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Sejak saat itulah saya mulai merasa bahwa perangkat sibernetika ini tidak lagi hanya sekedar mesin.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Tehdy jsem začal cítit, že to kybernetické zařízení už není jenom zařízení.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Uvedomil som si, že kybernetické zariadenie už viac nebolo zariadením.
O an bu sibernetik cihazın artık bir cihaz olmadığını hissetmeye başladım.Τότε άρχισα να νιώθω πως η κυβερνοσυσκευή δεν ήταν πια συσκευή.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod