Ana içeriğe geç
Sözlük

cihazı ile cümle

cihazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Cihazın tasarımı, konferansta sergilenen Asus'un Eee Pad MeMO ME370T tabletini temel alıyordu.Дизайн устройства был основан на Asus Eee Pad MEMO ME370T.
Buna ek olarak, cihazın sol tarafında bir hafıza kartı yuvası var.Кроме того, на левом торце устройства располагается слот для карт памяти.
ICal yaklaşan etkinliklerin ekranda, e-postayla, SMS'de veya Pager cihazında bildirilmesini sağlar.Извещает о ближайших событиях визуально на экране, по электронной почте, по SMS или через пейджер.
"Süperiletkenlik ve MR Cihazı".«Отопительные приборы и поверхности».
Marks’ın cihazı Bailey’in cihazının etkinliği ile karşılaştırıldığında önemli gelişmeler gösteriyordu.Устройство Маркса показало существенные улучшения эффективности по сравнению с устройством Бейли.
Temeli Röntgen cihazına dayanmaktadır.Основы физики рентгеновского излучения.
Bunun mantıksal işlevi cihazın ON konumda olduğudur.Существует 10 рангов освоения этой техники.
Telefon, özel bir şarj cihazına yerleştirilebilir ve kablo bağlantısı olmadan şarj edilebilir.Телефон может быть размещен на специальном зарядном устройстве и заряжаться без подключения проводом.
Aynı yıl içinde Fransa, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD'de cihazın patentini aldı.В том же году он получил патенты во Франции, Испании, Великобритании и США.
Bazı şirketler yüzlerce dijital depolama cihazı gereksinimi duyar.Существует несколько стандартов хранения данных на цифровых оптических дисках.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Немного глуховат и пользуется слуховой трубкой.
Michael ve Sucre, Michael'ın dışarı gömdüğü kayıt cihazının kaydettiklerini dinlemektedir.Утром, Скайлер и Майкл приезжают забрать вещи, которые забыли в доме.
HTC One (M8), böyle bir cihazın bir örneğidir.Архитектура CAM-8 является примером аппаратной реализации этой модели.
Tabanca ve elektroşok cihazı kullanırlar.Пользуется пушкой или бластером.
PureView Pro, Nokia 808 PureView cihazında kullanılan bir görüntüleme teknolojisidir.Ксеноновая вспышка несколько слабее, чем в Nokia 808 PureView.
Gerçekte hiçbir cihazın verimi %100 değildir.Ни один из дотационных проектов не финансировался на 100%.
Ancak Bane şirketi basar ve cihazı alır.Гомер соглашается и покупает устройство.
Bunun sonucu olarak iki cihazın aynı anda kapalı olan alan düşürülmüş olur.Это привело к тому, что орудия могли заряжаться только одновременно.
Operasyon için bir solunum cihazı gerekmektedir.Для отладки имеется программный симулятор.
4G, kablosuz standartlar toplamı olduğundan, 4G cihazının, en son hali, çeşitli standartları oluşturacaktır.فحيث أن 4G هو مجموعة من معايير اللاسلكية، سيُكَوِّن الشكل النهائي لأي جهاز 4G عدة معايير مختلفة.
Apple Kimliği aynı zamanda yeni bir OS X bilgisayar veya iOS cihazı kurma sürecini hızlandırır.كما يعمل Apple ID على تسريع عملية إعداد جهاز كمبيوتر MacOS جديد أو جهاز iOS.
Cihazın soğutma sistemi yeniden tasarlandı ve hibrid sıvı soğutma sistemi olarak adlandırıldı.وقد أعيد تصميم الجزء التبريد من اللوحة ويطلق عليها اسم نظام التبريد الهجين السائل.
Soxhlet ekstraktörü, 1879 yılında Franz von Soxhlet tarafından icat edilmiş bir laboratuvar cihazıdır.جهاز سوكسلت (بالإنجليزية: Soxhlet extractor) هو جهاز معملي اخترعه فرانز فون سوكسلت عام 1879.
Alice bir cevap gönderir Bob'a, bir mesaj göndermek için bu cihazı kullanır.تستخدم أليس هذه الآلة لإرسال رسالة لبوب و الذي سيرسل رد لها.
PureView Pro, Nokia 808 PureView cihazında kullanılan bir görüntüleme teknolojisidir.نوكيا 808 بيورفيو (بالإنجليزية: Nokia 808 PureView) هو هاتف ذكي يعمل بنظام التشغيل نوكيا بيل.
İnceleme bu kez yüksek çözünürlüklü X-ray cihazı ile yapıldı.في هذه المرة استخدما جهازهما للأشعة سينية عالية الدقة.
Gücünü cihazın güç kaynağından dahili olarak temin eder.والتي يُزَود بها الجهاز بواسطة منبع قدرة مناسب.
Soxhlet ekstraktörü, 1879 yılında Franz von Soxhlet tarafından icat edilmiş bir laboratuvar cihazıdır.Soxhlet é um aparelho de laboratório inventado em 1879 por Franz von Soxhlet.
Yukarıdaki veriler yardımıyla, A-GPS cihazı görünür uydudan gelen sinyalleri alır ve konumunu hesaplar.Com a ajuda dos dados acima, o dispositivo A-GPS recebe sinais dos satélites visíveis e calcula a posição.
Cihazın gerekliliği, havaalanının fiziki koşullarına göre belirlenir.O perigo surge devido a posição física do aeroporto.
Cihazın, Facebook, Twitter ve LinkedIn için yerleşik sosyal uygulamaları içerdiği belirtildi.O dispositivo foi anunciado para caracterizar aplicações sociais embutidas para Facebook, Twitter e LinkedIn.
Aynı yıl içinde Fransa, İspanya, Birleşik Krallık ve ABD'de cihazın patentini aldı.No mesmo ano, obtinha uma patente em França, Espanha, Grã-Bretanha e nos Estados Unidos.
Lumia 550 üzerindeki ekran, cihazın en önemli özelliklerinden biridir.A tela do 925 inegavelmente é um de seus destaques.
Cihazı da yok eder.Estamos destruindo nosso equipamento.
"Süperiletkenlik ve MR Cihazı".«Instalações e Equipamentos».
Ortalama bir cihazın verimliğiliği %60-%70 arasındadır.Atualmente a taxa de sobrevivência média é de 60 a 70%.
Marks’ın cihazı Bailey’in cihazının etkinliği ile karşılaştırıldığında önemli gelişmeler gösteriyordu.O produto de Mark demonstrou grandes ganhos de eficiência em relação ao de Bailey.
Dokunmatik ekranlı ilk Nokia cihazıydı.Foi o primeiro dispositivo com o toque padrão Nokia tune.
HTC One (M8), böyle bir cihazın bir örneğidir.Vela X-1 é um exemplo deste tipo de sistema.
Optik kalp hızı (sinüs ritmi) monitörü, cihazın alt kısmında yer almaktadır.A segunda é que o sensor de redução elétrico-optico fica embaixo do cockpit.
Telefon, özel bir şarj cihazına yerleştirilebilir ve kablo bağlantısı olmadan şarj edilebilir.Você pode ir e vir pelo mapa, sem ter de esperar em uma tela de carregamento separada.
Doktor, Mars'ın kuzey kutbunda oldukları için gezegeni buzun altına gömmek için cihazı kullanmaya tehdit eder.Ele ameaça usar o dispositivo para enterrar tudo sob o gelo do pólo norte de Marte.
Gerçekte hiçbir cihazın verimi %100 değildir.Os valores da distribuição etária não somam 100%.
O transmadde bir portal cihazı icat etti, kullanıcının verdiği yetenekle uzayın her yerine ışınlanmaktadır.A Ponte Espumante é uma antigo portal capaz de viajar para todo mundo no universo.
Tom bir şok cihazı kullanarak canlandırıldı.Tom foi reavivado usando um desfibrilador.
Şarj cihazının model numarasını ezberledim.Eu memorizei o número do modelo do carregador.
Birinci patent, birayı vermek için karbon dioksit kullanmak için bir azaltma cihazı için alındı.Het eerste patent was voor een reduceertoestel voor koolzuur voor het tappen van bier.
Fiyat performans cihazı oldukları için bu seri oldukça rağbet görmüştür.Deze apparatuur werd populair vanwege de gunstige prijs-prestatieverhouding.
1960'larda ICAO tarafından standart kısa mesafe radyo seyrüseferi cihazı olarak kabul edildi.Sinds 1960 is VOR de standaard voor korteafstandsnavigatie binnen ICAO.
transistör sayısı bir cihazın barındırdığı transistör miktarını gösterir.Het aantal kernen dat een processor heeft.
Bu sürecin sonrasında "inter@ctive paging 900" cihazı ortaya çıktı.Deze maakte gebruik van dezelfde hardware als de Inter@ctive pager 950.
Tom'un, kayıt cihazının nerede olduğunu bildiğini düşünür.Het is daarom noodzakelijk dat de computer weet wat voor toetsenbord er is aangesloten.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Tegen zijn dood was hij bijna blind en gebruikte hij een gehoorapparaat.
Soxhlet ekstraktörü, 1879 yılında Franz von Soxhlet tarafından icat edilmiş bir laboratuvar cihazıdır.Von Soxhlet vond in 1879 het soxhlet-apparaat uit.
Kullanıcı, cihazının mikrofonunu kullanarak kendi konuşmasını kaydedebilir.De mogelijkheid om in multiplayer te praten via je microfoon.
ZigBee Giriş Cihazı — ZigBee RF4CE uzaktan kumanda HID desteklemektedir.Zeo IV Battle Helmet (van Zeozord IV) gaf toegang tot Zeo Gravity Power.
1944'te cihazın patentini aldı.Hij behaalde in 1941 de tekenakte.
1877 - Thomas Edison, fonograf cihazının tanıtımını yaptı.1877 - Thomas Edison vindt de fonograaf uit.
Hücresel model cihazın ilk sürümünden birkaç hafta sonra mağazada satışa sunuldu.De volgende dag was al het aluminiumfolie in de winkels binnen enkele uren uitverkocht.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Aitken częściowo nie słyszał i używał aparatu słuchowego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod