İsrail Cihad Hareketi ve Halk Kurtuluş Örgütü ateşkesi kabul etmeyeceklerini bildirdi.YK väitteli, pitäisikö Israelin pelastusoperaatio tuomita.
Cihad tek çözümdür.Το κλειδί της λύσης είναι μοναδικό.
Cihad tek çözümdür.Målet ble kampens eneste.
Arafat ve Ebu Cihad başarılı bir kurtarma harekâtı düzenleyemedikleri için kendilerini suçlamışlardır.Arafat og Abu Jihad klandret seg selv for at de ikke hadde organisert en vellykket redningsoperasjon.
Cihad iki türlüdür.Hærstyrkene var av to typer.
Bunun üzerine Arakanlı Müslümanlar cihad ilan etmişlerdir.Håløygene vil da bety «de (som er) sambudne i strid».
Cihad tek çözümdür.Satu-satunya jalan untuk menyelamatkan pasukannya adalah bertempur.
Cihad tek çözümdür.Hộp đêm chỉ có một lối thoát hiểm duy nhất.
Arafat ve Ebu Cihad başarılı bir kurtarma harekâtı düzenleyemedikleri için kendilerini suçlamışlardır.Arafat và Abu Jihad lên án lẫn nhau vì đã không tổ chức thành công một vụ giải cứu.
Cihadiye Köyü; Kındıra, Meşelan, Manastır, Madul,Elmalan ve Biçincik(Biçimlik) adlı 7 mahalleden oluşmaktadır.仍孫(じょうそん、great5-grandchild)は直系7親等で昆孫の子、来孫の孫、玄孫の曽孫、曽孫の玄孫、孫の来孫、子の昆孫、孫の孫の孫の子である。
İkincisi de "Küçük Cihad" denilen kişinin dışında olan kötülüklerle mücadelesidir.略称は、『無量寿経』の『大経』に対して、『小経』と呼ばれる。
Cihad tek çözümdür.ただし攻撃方法は格闘のみ。
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.猶大提醒他們, 雖然耶和華曾拯救他的百姓離開埃及,其後他卻“把那些不信的滅絶了”。
Buna rağmen, Hamas ve İslami Cihad, bu ateşkesin kendi üyeleri için bağlayıcı olmadığını belirtti.但是哈马斯和巴勒斯坦伊斯兰圣战组织说这个停火对他们的成员无效。
Farz olan cihadın sadece savunma savaşı olan cihad olduğu görüşü bildirilmiştir.蒼葉也才知道Noiz就是對他強制開戰的那個人。
Tek başına onlara karşı cihad etmeye koyuldu.為打倒之獨自修行。
1998 - Usame bin Ladin bir fetva yayımlayarak, bütün Yahudi ve haçlılara karşı cihad ilan etti.1998 - אוסמה בן לאדן מפרסם פסק הלכה המכריז על ג'יהאד כנגד כל היהודים והצלבנים.
Cihad iki türlüdür.החיילים בצבא היו משני סוגים.
Bir İslami Cihad sözcüsü, “Top İsrail’de.כוכב "דם אמיתי": "הזדקקנו לישראלים על הסט"
Cihad tek çözümdür.Директно измерване е единственият начин за решаване на проблема.
Osmanlı Devleti buna 14 Kasım'da Cihad-ı Ekber ilanıyla karşılık verdi.Правителството „Зейдан“ полага клетва на 14 ноември.
Bu saldırıda, bir İslami Cihad üyesi yaralandı.U tom incidentu ozlijeđeni su pripadnici mirovnih snaga.
Bu girişim, "iktisadi cihad" olarak tanımlanıyordu.Ovaj događaj poznat je pod imenom "uvojstvo kaplara".
Cihad tek çözümdür.Rešitev mora biti enolična.
Daha sonra Hristiyan Etiyopya'ya karşı cihad ilan etti.Kljub temu se je morala Etolska zveza boriti proti Makedoniji.
Mısır İslam Cihadı hareketi içerisinde bulunmaktaydı ve oluşumun üst düzey yöneticilerindendi.Senatvėje buvo nuvykęs į Egiptą ir ten Egipto valdytojo rūmuose ėjo aukštas pareigas.
Hüseyni Mayıs 1941'de bir fetva yayınlayıp İngilizlere karşı cihad duyurusunda bulundu.Jį tardė 1946 m. gegužės 31 d. Manoma, kad jį paleido mainais už informaciją britų žvalgybai.
Selefiye mensubu ve Cihad yanlısı bir silahlı örgüttür."VKL on salajane relvastatud organisatsioon.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Aber die gute Nachricht ist, dass der globale Dschihad, so wie ihn bin Laden definiert hat, fast vorbei ist.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Ale dobrá zpráva je, že globální džihád, jak ho definoval bin Ládin, je téměř u konce.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Jednak dobra wiadomość to taka, że globalny dżihad jest prawie zakończony, jak to określił bin Laden.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Maar het goede nieuws is dat de wereldwijde jihad, zoals bin Laden die definieerde, bijna voorbij is.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Ma la buona notizia è che siamo quasi alla fine della Jihad globale, per come bin Laden l'ha definita.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Men de goda nyheterna är att den globala jihaden är nästan över, som bin Laden definierade ordet.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Tin tốt là cuộc thánh chiến toàn cầu gần như đã kết thúc, giống như bin Laden kẻ đã định nghĩa nó.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Vestea cea bună e că jihadul global, cum l-a definit bin Laden, aproape că s-a încheiat.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Αλλά τα καλά νέα είναι πως αυτή η παγκόσμια τζιχάντ, όπως την όρισε ο μπιν Λάντεν, έχει σχεδόν τελειώσει.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Но добрата новина е, че глобалният джихад почти свърши, както бин Ладен го дефинира.
Ama iyi haber şu ki Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.Но хорошая новость в том, что глобальный джихад, в определении бен Ладена, почти окончен.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.그러나 자세히 들여다 보면, 이들이 글로벌 지하드를 수행하고 있는 것이 아닙니다. 훨씬 더 현실적인 문제를 가지고 싸우고 있는 것입니다.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Maar als je nader kijkt, zie je dat ze geen mondiale jihad strijden. Ze strijden voor veel kleinere zaken.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но ако разгледате внимателно, те не се бият за глобален джихад. Те воюват за много по-малки цели.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.Но если присмотреться, они не ведут глобальный джихад. Они сражаются из-за намного более узких конфликтов.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.אבל אם תסתכלו בקפידה, הן לא עוסקות בג'יהאד עולמי. אלא נלחמות על נושאים הרבה יותר מצומצמים.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.و لكن إذا نظرنا عن قرب، إنهم لا يحاربون في جهاد عالمي إنهم يحاربون في معارك لأجل قضايا أضيق.
Ancak yakından bakarsanız bunlar küresel cihad adına değil, daha dar alandaki meseleler için savaşıyorlar.彼らは国際ジハードを 闘っていないことに気付きます 彼らは より狭義的な問題に挑んでいます 民族や人種あるいは 宗派についての問題や
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.Bin Ladenowska definicja została uznana.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.Bin Ladens definitie was geïnstitutionaliseerd.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.Bin Ladens definition hade blivit institutionaliserad.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.Bin Ládinova definice byla institucionalizována.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.Definiția lui bin Laden fusese adoptată.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.Định nghĩa của Bin Laden đã trở thành chính thức.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.빈 라덴의 개념이 일반화되어 버린 것입니다.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.la definición de Bin Laden se había institucionalizado.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.הגדרתו של בן לאדן הפכה להיות ממוסדת.
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.تم التأسيس لتعريف بن لادن
Bin Ladin'in cihad tanımlaması artık kurumsallaşmış bir hale gelmişti.彼の言葉の影響は これほどまでに強力だったのです
Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.이제 거의 막을 내렸다는 것입니다.
Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.le djihad mondial touche bientôt à sa fin, tel que Ben Laden l'avait défini.
Bin Ladin'in tanımladığı manada küresel cihad neredeyse bitti.שהג'יהאד העולמי, כפי שבן לאדן הגדיר אותו, כמעט והסתיים,