Son zamanlarında sağlık problemleri ciddiyetini artırdı.През последните години от живота му здравословното му състояние все повече се влошава.
Bunun üzerinde ciddiyet ve kesinlikle durmaya mecburuz.Ще ти отговоря на него сериозно и честно.
O işini büyük bir ciddiyetle sürdürür.Svoj posao shvaća ozbiljno.
Her şey ciddiyetini kaybediyor.Ne shvaća ozbiljnost situacije.
O işini büyük bir ciddiyetle sürdürür.Svoju prácu brala veľmi vážne.
Son zamanlarında sağlık problemleri ciddiyetini artırdı.Jeho zdravotné problémy sa postupne zväčšovali.
Ancak kurnazlık ve ciddiyetsizlik yapmadan duramamaktadır.To však nedokáže docieliť bez dávky odhodlanosti, vážnosti a dôkladnosti.
Ancak çoğu durumda hastalığın ciddiyeti ileri seviyede değildir.Vendar pa v večini primerov ne gre za nevarno bolezensko stanje.
Karaciğer enzimlerinin, hastalığın ciddiyetiyle olan ilişkisi zayıftır.Vrednosti jetrnih encimov slabo korelirajo z resnostjo bolezni.
O işini büyük bir ciddiyetle sürdürür.Sedaj pa svojo kariero jemljem bolj resno.
Son zamanlarında sağlık problemleri ciddiyetini artırdı.Njegovo zdravstveno stanje se je v njegovih zadnjih letih močno poslabšalo.
O işini büyük bir ciddiyetle sürdürür.Vastutusse suhtub ta väga tõsiselt .
Durumun ciddiyetini fark edip zaman kazanmaya çalıştı ve müttefikler aradı.Oma viibimise ajal võitis ta sealse rahva armastuse ning oli tuntud sõdurite julgustamise poolest.
Ağırbaşlı, ciddiyet içinde, gördüğümüz yüz bize otoriteyi çağrıştırıyor.Je to vážnost, úctyhodnost, jakýsi druh autority zrozený z kvalit tváře, na niž se díváme.
Ağırbaşlı, ciddiyet içinde, gördüğümüz yüz bize otoriteyi çağrıştırıyor.В чертах этого лица чувствуется торжественность, серьезность и некая властность.
Ağırbaşlı, ciddiyet içinde, gördüğümüz yüz bize otoriteyi çağrıştırıyor.На його обличчі читається урочистість, серйозність та владність.
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?비웃음 우리의 의식에서 경멸하는 표정으로 익살스러운 몸짓 cover'd 이리로을, 그래?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Datanglah kemari, cover'd dengan wajah Antic, Untuk tersenyum dgn menghina dan cemoohan di kekhidmatan kita?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Gyere ide, cover'd egy antik arc, Hogy kigúnyol és megvetés nálunk ünnepélyes?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Kom hid, cover'd med en Antic ansigt, At fleer og hån på vores højtid?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Kom hierheen, cover'd met een antieke gezicht, Om Fleer en bij onze plechtigheid minachten?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Kom hit, cover'd med en antik ansikte, att HÅNLEENDE och förakt på vår högtid?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Komm her, mit einem antiken Gesicht cover'd, um Fleer und Hohn auf unsere Feierlichkeit?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Poďte sem, cover'd s Antic tvári, Fleer a opovrhnutie u nás vážnosť?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Pojďte sem, cover'd s antic tváři, Fleer a opovržení u nás vážnost?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Pójdź tu, cover'd z antycznych twarzy, drwina i pogarda w naszej uroczystości?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Prišel sem, cover'd z Antic obraz, Da fleer in prezirom na naši slovesnosti?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Tule tänne, cover'd kanssa Antic kasvot, To fleer ja halveksivat meidän juhlavuutta?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Vem cá, cover'd com uma cara antiga, Para Fleer e desprezo à nossa solenidade?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Ven acá, cover'd con una cara de Antic, para Fleer y el desprecio a nuestra solemnidad?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Vieni qui, cover'd con un volto antico, Per Fleer e disprezzo presso la nostra solennità?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Viens ici, couvertes de un visage antique, Pour Fleer et le mépris à notre solennité?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Vino aici, cover'd cu o faţă antic, Pentru vorba de batjocură şi dispreţ la solemnitate nostru?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Ελάτε εδώ, cover'd με αντίκες πρόσωπο, να χλευάζω και περιφρόνηση κατά επισημότητα μας;
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Ела тука, cover'd с античен лице, беглец и презрение в нашия тържественост?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?Пойди сюда, cover'd с античным лицом, чтобы насмешка и презрение в нашем торжественность?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?בוא הנה, cover'd בפנים מגוחכים, כדי fleer ובוז בכל כובד הראש שלנו?
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?تعالوا ، cover'd مواجهة مع انتيتش ، إلى نظرة ساخرة والاحتقار في الجديه لدينا؟
Alay ve bizim ciddiyetle az küçümseyen için antik bir yüze sahip cover'd buraya, gel?今、私の親族の株式や名誉によって、私は罪それをしないまま彼を殴り殺すために。
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Ale to był koniec poważnej zabawy, a początek, po raz kolejny, patetyzmu.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Dar a început sfârşitul seriozităţii jocului şi a început, din nou, să devină solemn.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.그러나, 그것은 놀이의 진지함의 끝이었습니다. 그것은 또 다시, 근엄하게 되기 시작했습니다.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Ma di nuovo fu la fine del gioco serio, e l'inizio di quello solenne.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Mais ça devenait la fin du sérieux de ce jeu, et cela commença, encore une fois, à devenir solennel.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Pero se convirtió en el final de la seriedad de este trabajo, volviéndose de nuevo, solemne
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Αλλά αυτό ήταν το τέλος της σοβαρότητας του παιχνιδιού, και ξεκίνησε πάλι να γίνεται σοβαροφανές.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Но това стана краят на сериозността на играта и отново започна да става тържествено.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.Но это был конец серьезности игры, и начала, в который раз, ее важности.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.אבל זה היה הסוף לרצינות של המשחק וזה התחיל להיות, שוב, כבד ראש
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.لكنها كانت النهاية نهاية اللعب الجاد وأصبح العمل رصينا مرة أخرى
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.本気の遊びの 終わりになりました 再び まじめ になったのです これが現在のプロジェクトです
Ama kimse sokaklardaki kız çocuklarının güvenliği konusunda çiddiyetle oturup düşünmüyor.Pero nadie esta dando un serio pensamiento sobre este problema de la seguridad de las niñas de la calle.
Ama kimse sokaklardaki kız çocuklarının güvenliği konusunda çiddiyetle oturup düşünmüyor.Αλλά κανείς δεν σκέφτεται σοβαρά το ζήτημα της ασφαλείας των κοριτσιών των δρόμων.
Ama kimse sokaklardaki kız çocuklarının güvenliği konusunda çiddiyetle oturup düşünmüyor.Но никто не предложил никаких серьёзных идей по вопросу о безопасности девочек.
Arkadaşım Çin Seddi üzerine tırmanıp bana haberi vermese durumun ciddiyeti hakkında hiçbir fikrim olmazdı.Si mi amigo no sube y me cuenta la noticia, no tendría idea de la gravedad de la situación.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Aber wir haben ein Problem der Wahrnehmung, viele kapieren es einfach nicht.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.A gond a megértésünkkel van. Mert még nem elegen értik a lényeget.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Dar ceea ce avem este o problemă de percepţie, pentru că încă nu destui oameni înțeleg cu adevărat.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.하지만 우리에겐 인식의 문제가 있습니다. 이걸 아시는 분들이 아직 충분치 않습니다.
Asıl sorunumuz, algılarımızda çünkü hala insanlar, işin ciddiyetini kavrayabilmiş değil.Maar we hebben een perceptieprobleem omdat veel mensen het nog niet doorhebben.