Ana içeriğe geç
Sözlük

ciddi ile cümle

ciddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Liderlik ciddi anlamda sorun olmaya başlar.Het ontbreken van een effectief bestuur begint nu een probleem te worden.
Bu alanda çalışma yapan bütün ciddi bilim adamları tarafından ... uzun süre önce terk edilmiştir." demektedir.In zijn tijd werd hij door alle geleerden heel erg gewaardeerd."
Ama bu hiçbir zaman ciddi bir prodüksiyon şeklini almadı.Deze versie is nooit in serie productie gegaan.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.De tempel werd ernstig beschadigd.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Dit diertje staat bekend als een echte slangendoder.
Bunun sonucunda Rick ciddi bir şekilde yaralanır ve komaya girer.Grace raakt ernstig gewond en Connie komt te overlijden.
Bu da kitab hakkındaki ikinci ciddi eleştiridir.Ook op dit laatste boek is kritiek.
Bunun tarihteki ciddi bir kırılma olduğunun açık bir göstergesidir.Ze constateren meteen dat er iets ernstig mis is gegaan in het verloop van de geschiedenis.
Sonraki kupalarda da aralarında ciddi bir rekabet oluştu.Ook in de daaropvolgende wedstrijden had Real moeite om het verschil te maken.
Bunu bu tip kişilerde ciddi oranda düşen serotonin seviyesini yükselterek gerçekleştirir.Dit suggereert dat de serotoninesynthese is verminderd onder deze omstandigheden.
2011'de ciddi bir trafik kazası geçirmiştir.In oktober 2013 was ze het slachtoffer van een ernstig auto-ongeval.
Sanıklar hakkında ciddi bir suçlama yapılamadı.De beschuldiging kon niet hard worden gemaakt.
Tüberküloz o dönemler ciddi bir hastalıktı.Gedurende de Middeleeuwen was roodvonk een ernstige ziekte.
Ablası ve dayısı ciddi şekilde yaralanır.Hij raakte ernstig gewond aan zijn dijbeen.
Ciddi sorunlara yol açabilir ancak zamanında teşhis edilirse antibiyotiklerle kolayca tedâvi edilebilir.Als de ziekte op tijd herkend wordt, kan ze vrij gemakkelijk behandeld worden met antibiotica.
Hem de o zamana kadar ciddi anlamda çizimler yapmamıştır.Ze had toen nog geen tekenles gehad.
Kulübün ciddi mali sorunları varsa.De club kampte met zware financiële problemen.
Amaçları ciddi olduklarını göstermektir.Dit om aan te tonen dat hun dreigementen serieus zijn.
Başka bir 20'li yaşlarda erkekte ciddi bir şekilde yaralandı.Haar achttienjarige zoon werd daarbij zwaargewond.
Bu nedenle muhataplarımız tarafından pek ciddiye alınmazdık.Men kreeg daardoor het gevoel niet serieus genomen te worden.
Mülteci krizi sırasında HKT gönüllüleri arasında ciddi bir artış görmüştür.Tijdens de crisisjaren van de NEP nam het aantal gevallen van hooliganisme sterk toe.
Bugün de kapitalist ekonomide ciddi anlaşmazlıklar bulunmaktadır.Ook wordt de algemene toestand van de Nederlandse economie besproken.
Ciddi manada yaralanan Brunel, sağlığına kavuşmak için altı ayını harcadı.Vaughan overleed, na een drie maanden durend ziekbed, aan hartfalen.
White, ciddi tehditler alıyordu.Atlanta was nu rechtstreeks bedreigd.
Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır.Deze werden na rijp beraad uitgesteld.
Bu proteinler alerjik reaksiyon başlatabilen veya bir reaksiyonu daha ciddi hale getirebilen maddelerdir.Een co-factor is een factor die een allergische reactie kan faciliteren of doen escaleren.
Bunlardan en ciddisi Buckingham Dükü'nün isyanı idi.Dit veroorzaakte grote vijandigheid van de hertog van Bourgondië.
Katniss, ciddi bir şekilde yaralanmış olan Peeta'yı bulur ve onu iyileştirmeye çalışır.Peeta denkt goede bessen gevonden te hebben en gaat ze verzamelen.
Birçok kez çok ciddi şekilde yaralandı.Hij raakte vaak gewond.
Ve daha ciddi çalışmalar başladı..Bovendien is er serieuzer werk aan de winkel.
Onlara göre; edebiyat, çok ciddi bir uğraştır.Het grote idee daarbij is dat de literatuur van wezenlijk belang is in het leven.
İşgale karşı Yugoslav Partizanlar ciddi bir direniş göstermişti.Met name de communistische partizanen pleegden veel verzet.
Hayati durumu ciddiyetini korumaktadır.Het noodlot bepaalde haar leven.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.De interesse van de kasteelheer in het gaperbeeld is nu pas echt gewekt.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Onder zijn officieren had hij onder andere hierdoor een uiterst slechte reputatie.
I. Dünya Savaşında Fransa saflarında savaşa katıldı ve ciddi biçimde yaralandı.Tijdens de Eerste Wereldoorlog, diende hij in het Franse leger en liep toen zware verwondingen op.
Microdalgalar ciddi zarar verebilirler.Microgolven kunnen ernstig schadelijk zijn.
Sınavı geçmek istiyorsan ciddi olarak çalışmalısın.Als je wilt slagen voor het examen moet je serieus studeren.
Eğitim sistemimizin ciddi şekilde yenilenmesi gerekiyor.Ons onderwijssysteem moet serieus worden vernieuwd.
Ciddi bir uyuşturucu bağımlısıydı.Hij was een ernstige drugsverslaafde.
Şimdiye kadar olan sonuçlar gösteriyor ki; hastalığın bir alandaki kısa vadeli etkileri çok ciddidir.Dotychczas ustalono, że krótkoterminowe efekty choroby na danym obszarze mogą być poważne.
Bunlar genel olarak güvenli olup, nadiren perianal sepsis gibi ciddi yan etkiler oluşabilir.Mimo że generalnie są one bezpieczne, mogą wystąpić rzadkie efekty uboczne takie jak sepsa.
Ciddi vakaların %0,5-6’sında şuur seviyesinde düşüş görülür.Obniżony poziom świadomości pojawia się u 0,5–6% ciężkich przypadków.
Eğer ciddiyseniz albümünü kıyaslayacağınız ölçüt budur."Jeśliby tak miało być, jak było – to niech to szlag trafi.”
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.W wyniku eksplozji świątynia doznała poważnych uszkodzeń.
Daha sonra Andropov'un bu süreçte ciddi şekilde hasta olduğu ve göz önünden çekildiği bildirildi.Później ujawniono, że w tym czasie Andropow był poważnie chory i zrezygnował z pokazywania się publicznie.
Sözleri ciddi ve doğrudandı.Odpowiem ci poważnie i uczciwie.
Aralarında ciddi telaffuz ve anlam farkları bulunur.Jest między nimi silna więź i głębokie uczucie.
O işini büyük bir ciddiyetle sürdürür.Swoją pracę traktuje bardzo poważnie.
Ciddi şekilde ameliyat sonrası ağrı görülür ve iyileşme genelde 2–4 hafta gibi bir zaman alır.Wiąże się ona z dużym bólem pooperacyjnym, a rekonwalescencja zwykle trwa od 2 do 4 tygodni.
Ancak ciddi kayıplara katlanıldı.Został jednak okupiony ciężkimi stratami.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Żołnierze, którzy uchybili przyjętym zasadom byli surowo karani.
Dünyanın soyu ciddi tehdit altında bulunan 25 primat türünden biridir.Jest to jeden spośród 25 najbardziej zagrożonych gatunków naczelnych na świecie.
Sonuçta Kızıl Ordu sevk ve idare konusunda ciddi bir sıkıntı içine düştü.Armia Czerwona zajęła Sulęcin i Rzepin.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaksja to poważna i nagła reakcja alergiczna, która wpływa na wiele układów w organizmie.
1859 yılında Marx Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, isimli ilk ciddi iktisat çalışmasını yayınladı.W 1859 roku Marks opublikował Przyczynek do krytyki ekonomii politycznej.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.Umiarkowana, legalna gałąź była określana jako trudowicy.
H314 Ciddi cilt yanıklarına ve göz hasarına yol açar.R41 Ryzyko poważnego uszkodzenia oczu.
Ancak bu kez durum daha da ciddidir.Tym razem zresztą na dłużej.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.Rzadko obserwuje się skórne reakcje alergiczne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ciddi ile cümle - Sayfa 47 - ciddi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App