Ana içeriğe geç
Sözlük

ciddi ile cümle

ciddi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Ama benim için çok ciddi bir" geri döndü ayıplayarak Kral."But a very serious one to me," returned the King reproachfully.
"Eh, ben çok ciddiye benim planları bulundu düşebilirdi."Well, I found my plans very seriously menaced.
Yani Danimarka ciddi şekilde küçülmek üzere.So Denmark is about to get a whole lot smaller.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.I will go with you gladly soon, but I am just concluding a serious meditation.
Bu, ciddi bir klinik problem.And this is a serious clinical problem.
Bu da yapılan görüşmelere ciddilik katıyor.It enables that conversation to get serious.
Ama bunu çok ciddiye almanı istiyorum.But I want you to take this very seriously.
Ancak unutmayın, burada önemli varsayımlar yaptık, sonucu ciddi derecede etkileyecek varsayımlar.But they don't realize that they made some assumptions.
Ve bence bu yaptığımız da oldukça ciddi bir analiz.And I'd like to think that this is fairly serious analysis.
Doğum öncesiyle insan ömrü arasında ciddi bir ilişki var gibi gözüküyor.It seems to be a good deal of correlation to that.
"Ben ciddi bir şey değildir umuyoruz."I hope it is nothing serious.
"Bu ne demek?" Mary ciddiye sordu."What does that mean?" asked Mary seriously.
Sonra Dickon yazmak işin ciddi bir parçası olmuştu.Then it was a serious piece of work to write to Dickon.
Onun amacı soruların cevaplarını hesaplayan ciddi bir bilgi motoru olmaktır.Its purpose is to be a serious knowledge engine that computes answers to questions.
Kurtlar ciddi bir problemdir.Worms have a little bit of a problem grabbing the headlines.
Bazı yerler evvelce çöldür. Diğerleri kum tarafından ciddi bir şekilde geriliyor.Some are already deserts; others are being seriously degraded by the sand.
Özellikle Afrika'da ve Çin'de milyonlarca insanın geçimini ciddi bir şekilde tehdit etmekte.It seriously threatens the livelihoods of millions of people, and especially in Africa and China.
Eğer bunu ciddiye almada başarızlığa uğrarsak bu olası bir senaryo olacak.That's a potential scenario if we fail to take this seriously.
Ama ben ciddiyim. Cidden!But I'm serious.
Meryem bu bedeni tutabilmek için ciddi bir çaba gösteriyor. .And his neck is exposed to us, incredibly vulnerable
Ve şimdiye dek bu virüsle bağlantılı ciddi kötü olaylarla karşılaşılmadı.And so far, there have not been serious adverse events associated with the virus.
Bu son derece ciddi bir konuşma.This is a very serious talk.
Herkesle arkadaţ olmaya çalýţýrým, fakat beni ciddiye almadýđýnýzda öfkelenirim.I try to be friends with everyone, but I hate it when you don't take me seriously.
Ama mutasyonlar biraz daha ciddi ise, hücre onu farkedecek ve kendisini yok edecektir.But if the mutations are a little bit more severe, the cell will recognize it and destroy itself.
Belki ciddi değilsin.Either you are not serious.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Because these guys really are taking themselves too seriously.
Ciddi misin?I...
Bu yöntemin yarattığı bazı ciddi sıkıntılara dikkatinizi çekmek isterim.And I want to call your attention to some of the side effects of going the institutional route.
Ciddi bir zaman harcadık.We spend a good bit of time.
Bu oldukça ciddi.It's pretty serious.
Ve küçük derken, çok ciddiyim.And by tiny, I mean really.
Yani bu ciddi bir çözüm.So you know, this is a serious solution.
O durumda oldukça ciddi bir görünüm aldı.He took quite a grave view of the case.
Yine gül ve kulak arkasında ciddi bir darbe oldu.He rose again and was hit severely behind the ear.
Ve birçok bilim insanı bunun insanın yüz yüze kaldığı en ciddi sorun olduğuna inanıyor.And many scientists believe it's the most serious issue facing mankind.
Ve bu konuda ciddiyim.And I mean it.
Şimdiden, 17 büyük uluslararası balık yatağından 13'ü boşaldı veya ciddi bir düşüş içerisinde.Already, thirteen of the seventeen major global fisheries are depleted or in serious decline.
Bence kötü PowerPoint sunumları küresel ekonomiye ciddi bir tehdittir.I think that bad PowerPoint presentations are a serious threat to the global economy.
Ama dediğim hemen sonra bunu, gerçekten açık vermedi. Ben çok ciddiyim.But right after I said it, it really didn't open.
Ben çok ciddiyim.I'm serious.
Bu biraz da şu anlama geliyor, şöyle derlerdi "Eğlenceni ciddiye al"And it's all part of the, you know, they used to say, "Take your pleasure seriously."
Her ikisi de düşünceli ve ciddi baktı ve yanaklarda gözyaşı izleri vardı.Both looked thoughtful and serious and traces of tears were on their cheeks.
Ciddi olarak, bu işin karanlık tarafı var mı?So seriously, is there a dark side?
Bu yüzden şu andan itibaren, derslerini ciddiye al.Be on time at 6AM.
Hayat yolculuğu, imparatorluk gibi daha ciddi konuları tekrar tekrar işiyor.He returns again and again to these more serious subjects the voyage of life, the course of empire.
Şimdi ciddi bir oyunun içerisindeyiz.And so now we're in for some serious play.
Ve açıkça çok çok ciddi bir şekilde yine hile yaptılar.And they clearly cheated in a very, very serious way.
Yani, bir bakıma bir fuarda yapabileceğiniz en ciddi şeydi.I mean, in a way it was the most serious thing you could possible do at the expo.
Çok ciddiyim.I mean it.
Ciddiye alınmak istiyordum.I wanted to be taken seriously.
Fazla kadınsı görünürsem ciddiye alınmayacağımdan korkuyordum.And I was worried if I looked too feminine I would not be taken seriously.
Onun yerine son derece ciddi, erkeksi ve çok çirkin bir takım giydim.Instead, I wore a very serious, very manly, and very ugly suit.
Büyük, karmaşık heykellere ilişkin sorunları çözme konusunu çok ciddiye alıyoruz.We're really geeky about ways to problem-solve large complicated sculptures.
Arduino, ayrıca Büyük Hadron Çarpıştırıcısı gibi ciddi projelerde de kullanılıyor.It's also used, Arduino's used, in serious places like, you know, the Large Hadron Collider.
Bu çok ciddi bir proje.So very serious project.
Bu iş ciddi. Biz Rangerız, zavallı bir eğitim birliği değil. Biz seçkin askerleriz.Now it's "Grimesy, black, one sugar" or "Grimesy, got a powdered anywhere?"
Ben ciddiyim.Course not.
Bazen gerçekten çok çok ciddi sıralar oluşabilir.Sometimes you get very, very severe queues.
Olayları çok ciddi şekilde değiştirebilir.It could really change things quite significantly.
Bu hikaye hayalgücünü ciddiye almakla ilgili.This story is about taking imagination seriously.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod