Kimse seni ciddiye almıyor.No one takes you seriously.
Kimse onları ciddiye almıyor.No one takes them seriously.
Kimse onu ciddiye almıyor.No one takes him seriously.
Onları çok ciddiye alma.Don't take them too seriously.
Onu çok ciddiye alma.Don't take him too seriously.
Sanırım Tom'la ciddi bir konuşma yapmamın zamanı geldi de geçiyor.I think it's about time I had a serious talk with Tom.
Tom ciddi bir şekilde yaralandı ve kanaması vardı.Tom was seriously wounded and bleeding.
Tom kendini çok ciddiye alır.Tom takes himself very seriously.
Tom ayı tuzağının üzerine bastı ve bacağından ciddi biçimde yaralandı.Tom stepped on a bear trap and was seriously injured in the leg.
Dan testeresi ile bir meslektaşını ciddi biçimde yaraladı.Dan seriously injured a co-worker with his chainsaw.
Dan cezaevi gardiyanları tarafından ciddi bir şekilde dövüldü.Dan was severely beaten by prison guards.
Dan Linda'yı kafasında ciddi bir yara ile bodrum katında buldu.Dan found Linda on the floor of the basement with a serious wound in the head.
Harrison uçağını golf sahasına çarptıktan sonra ciddi şekilde yaralandı.Harrison Ford was seriously injured after he crashed his plane into a golf course.
Köpekler trafik için ciddi bir tehlikedir.Dogs are a serious danger to traffic.
Tom ciddi kafa travması yaşadı.Tom suffered a severe head injury.
Mizah da ciddi bir şey söylemenin bir yoludur.Humor is also a way of saying something serious.
Tom ciddi bir biçimde yaralandı.Tom has been severely wounded.
Tom bu konuda ciddi mi?Is Tom serious about this?
Onun hakkında ciddi miydin?Were you serious about that?
Siz ikiniz ciddiyetinizi mi takınıyorsunuz?Are you two getting serious?
Bunun ne kadar ciddi olduğunu anlıyor musun?Do you understand how serious this is?
Bunun ne kadar ciddi olduğuna dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea how serious this is?
O çok ciddi.That's very serious.
Biz sadece arkadaşız. Ciddi olarak!We're just friends. Seriously!
O çok ciddi değil.That's not so serious.
Sen kahrolası ciddi misin?Are you fucking serious?
Ciddiyim! Tamam, şaka yapıyorum.I'm serious! OK, I'm kidding.
Ciddi bir suç işlemedin.You didn't commit a serious crime.
Ben onu hiç ciddiye alamam.I can't take it seriously at all.
Tom ciddi hatalar yaptı.Tom made serious errors.
Tom sigara içmeye karşı uyarıları çok geç kalıncaya kadar ciddi olarak almadı.Tom didn't take the warnings against smoking seriously, until much too late.
Bu ciddi mi?Is this serious?
Çok ciddi bir kişidir.He is a very serious person.
Senin hiç ciddi bir hastalığın olmadı değil mi?You've never had a serious illness?
Ben bunu ciddi şekilde düşünüyorum.I'm seriously considering it.
Tom ciddi değildi, değil mi?Tom wasn't serious, was he?
Tom, ciddi olamazsın?Tom, you can't be serious?
Bunlar ciddi sorunlar.These are serious issues.
Aslında ciddi misiniz?Are you actually serious?
Aslında ciddi misin?Are you actually serious?
Onlar gerçekten ciddi mi?Are they really serious?
Sen ciddi miydin?Were you being serious?
Onlar ciddi olamazlar.They can't be serious.
Ciddi olamazsın?You can't be serious?
Siz ciddi misiniz?Are you guys serious?
İşler ciddi.Things are serious.
Onlar ciddiydi.They were serious.
Bu ne kadar ciddi?How serious is it?
Bunlar ciddi suçlamalar.Those are serious accusations.
Tom ciddi bir şekilde yenildi.Tom was beaten severely.
Tom herhangi bir ciddi suç işlemedi.Tom hasn't committed any serious crimes.
Ben boşanma davası açmayı ciddi olarak düşünüyorum.I'm seriously considering filing for divorce.
Ciddi olarak işimi bırakmayı düşünüyorum.I'm seriously considering quitting my job.
Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorum.I'm seriously considering getting married.
Şimdiye kadar herhangi bir ciddi hata yaptığımı sanmıyorum.I don't think I've ever made any serious mistakes.
Şeyler ciddi bir hal aldı.Things got serious.
Ciddi olmadığını umuyorum.I hope that you aren't serious.
Ciddi değilsindir umarım.I hope that you aren't serious.
Onlar beni ciddiye aldı.They took me seriously.
Ben hayatı ciddiye alırım.I take life seriously.