cidden ile cümle
cidden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.彼らは芸術については あまり詳しくなく ネトラは30点もの 私の描いた絵を
- Hayır, hayır. Cidden... Bekle, bekle, bekle.ماذا تفعلون
Hayır, hayır cidden, onu görüyorsunuz değil mi?Ne, opravdu. Vidíte to, kluci, že jo?
Hayır, hayır cidden, onu görüyorsunuz değil mi?Non, vraiment. Vous le voyez, n'est-ce pas?
- Hayır, hayır. Cidden...Ε,ε τι κάνεις...
Hey, cidden, bu gerçekten Şeker Dağı...어 진짜 이런 게 있었네
Hey Ha Ni. Cidden iyi gözükmüyor mu?Hei, Ha Ni, Nu-i asa ca-i aratos?
Hey Ha Ni. Cidden iyi gözükmüyor mu?Hey Ha Ni Czy on nie jest zupełnie przystojny?
Hey Ha Ni. Cidden iyi gözükmüyor mu?היי הא ני. ? הוא ממש נאה נכון
Hey Ha Ni. Cidden iyi gözükmüyor mu?ياا ها ني إليس مظهره جيد حقاً؟
Hey Ha Ni. Cidden iyi gözükmüyor mu?俺たちが入学したとき 女の先輩たちに人気があったんだ
Hey! <i>Beak Seung Joo benimle koşuyor. Gerçek değil gibi. Cidden gerçek değilmiş gibi.Đứng lại~ <i> Baek Seung Jo đang chạy cùng mình Oh~ Có phải mơ không? <i> Cứ như là mơ vậy
Hey! <i>Beak Seung Joo benimle koşuyor. Gerçek değil gibi. Cidden gerçek değilmiş gibi.Ей! <i>Бек Сун Джо тича с мен Направо ми се струва нереално. <i>Наистина изглежда нереално.
Hindistanda bir cinayet gerçeklestiriyoruz, cidden!우린 인도에서 살인을 하고 있지, 말하자면! 수백 수천 농부들이 우리에게 진 빚을 갚느라
Hindistanda bir cinayet gerçeklestiriyoruz, cidden!Legrační. V Indii vyděláváme ranec!
Hindistanda bir cinayet gerçeklestiriyoruz, cidden!l'estomac des insectes, Aïe !
Hindistanda bir cinayet gerçeklestiriyoruz, cidden!Wir machen 'nen Mordsgewinn in Indien, buchstäblich!
Hindistanda bir cinayet gerçeklestiriyoruz, cidden!Обхохочешься! Мы зарабатываем убийственную кучу денег в Индии, буквально!
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Att vara nära innehållet -- att innehållet verkligen ligger nära mitt hjärta.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.At være tæt på indholdet -- det vil sige, at indholdet er virkelig tæt på mit hjerte.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Bycie blisko treści -- żeby ta treść by naprawdę blisko mojego serca.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Být blízko k obsahu - což je obsah, který je mi blízký.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Dekat dengan isinya -- bahwa isinya sangat dekat dengan hati saya.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Dicht bij de inhoud blijven -- de inhoud ligt me echt na aan het hart.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Držať sa záujmov -- teda vecí ktoré sú blízke môjmu srdcu.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Estar cerca del contenido, es decir, que el contenido esté realmente cerca del corazón.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Estar próximo do conteúdo isto é, que o conteúdo esteja realmente próximo do meu coração.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Être proche du contenu -- c'est-à-dire le contenu réellement cher à mon cœur.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.내용과 가까워지는 것, 그게 바로 제가 진심으로 생각하는 것들이죠.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Nah am Inhalt zu sein -- das ist der Inhalt, der mir wirklich wichtig ist.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Restare fedeli al contenuto -- è il contenuto a starmi davvero a cuore.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Să fiu aproape de conţinut, adică să am conţinutul aproape de sufletul meu.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Trở nên gần gũi với nội dung -- đó là nội dung thật sự gần với trái tim tôi.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Το να είσαι κοντά στο περιεχόμενο -- που σημαίνει το περιεχόμενο να είναι κοντά στην καρδιά μου
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Быть близким к содержимому — тому содержимому, что близко моему сердцу.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Відчувати задоволення - відчуття задоволення дуже важливе.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.Да бъда близо до същината -- т.е. до това, което наистина е близко до моето сърце.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.להיות קרוב לתוכן -- שהתוכן באמת קרוב לליבי.
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.وان اكون قريباً من " نطاق " مجتمعي والذي هو في الاساس يكمن في قلبي
İçeriğe yaklaşmak -- işte yüreğime cidden yakın olan içerik.それは私の心にとても近い内容です これはNGOの慈善活動のための
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.E as mulheres disseram: "Realmente é."
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.En de vrouwen zeiden: "Echt waar."
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.그녀들은 "정말 그러네요" 라고 하였습니다.
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler."Na ja, es ist schön, aber weißt Du, unsere Farbe ist eigentlich Grün." Und -- (Lachen).
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.Og kvinderne sagde, "Det er det virkelig."
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler."Olyan gyönyörű." és a nők azt mondták: "Igen, az."
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler."Sì, davvero".
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.Ženy odvetili: "Áno to je."
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.Женщины ответили: "И вправду красиво".
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.והנשים אמרו: "זה באמת יפה".
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.وقالت النسوة، " إنه حقاً جميل."
Kadınlar da "Cidden öyle." dediler.そして私が「完璧な色よね」と言うと
Kafamı kaldırdım, dedi ki, "Cidden YouTube'a koymadan, içeri zorla girip videoyu çalmayı deneyecek misin?"Podniosłam wzrok, a ona spytała, czy naprawdę zamierzam wykraść to nagranie zanim udostępnią je na YouTube?
Kafamı kaldırdım, dedi ki, "Cidden YouTube'a koymadan, içeri zorla girip videoyu çalmayı deneyecek misin?"Ystävä kysyi "Aiotko tosiaan murtautua sinne varastamaan videota ennen kun se menee YouTubeen?
Konuşturma beni. Cidden.No me hagan hablar, de verdad.
Mavi tüylerinin burnunuzu gıdıkladığını cidden hissedebiliyorsunuz.Efectiv îi simţi blana albastră gâdilându-te la nas.
Mavi tüylerinin burnunuzu gıdıkladığını cidden hissedebiliyorsunuz.Futerko Potwora łaskocze was po nosie.
Mavi tüylerinin burnunuzu gıdıkladığını cidden hissedebiliyorsunuz.Je voelt z'n blauwe vacht praktisch aan je neus kriebelen.
Mavi tüylerinin burnunuzu gıdıkladığını cidden hissedebiliyorsunuz.Bạn có thể thực sự cảm nhận được những chiếc lông màu xanh của nó đang ngoáy mũi bạn.
Mavi tüylerinin burnunuzu gıdıkladığını cidden hissedebiliyorsunuz.Conseguem sentir aquele pelo azul a fazer cócegas no vosso nariz.