cidden ile cümle
cidden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hadi, cidden! Ben kuru temizleme işinde bir çaylağım.아 진짜! 제가 세탁업계의 주니어거든요
Hadi, cidden! Ben kuru temizleme işinde bir çaylağım.Thôi mà chú, thật ra thì cháu cũng đang phụ việc ở một cử hàng giặc ủi mà
Hadi, cidden! Ben kuru temizleme işinde bir çaylağım.נו באמת אני שנה שניה בעסק של ניקוי יבש
Hadi, cidden! Ben kuru temizleme işinde bir çaylağım.هيا، أنا ابنه صاحب محل غسل ملابس .
Hadi, cidden! Ben kuru temizleme işinde bir çaylağım.もし、頼みたくないなら、いいよ 隣にジャンディクリーニングがあるから、 そこにどうぞ
Hadi, cidden!Dajte no.
Hadi, cidden!Haideti!
Hadi, cidden!Kérem!
Hadi, cidden!Komop, serieus.
Hadi, cidden!Niech się pan zlituje.
Hadi, cidden!Yang benar saja.
Hadi, cidden!Έλα τώρα, αλήθεια.
Hadi, cidden!В самом деле...
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)A testvéremnek van egy képe róla. Aztán hivatalosan is bejelentettem, hogy
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Echt... (Gelach)
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Em trai tôi có chụp tấm hình về việc đó. Và rồi tôi thông báo rằng tôi sẽ thách thức
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)제 형(혹은 동생?)이 그 사진을 가지고 있는데, 그건 정말... (웃음)
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Mein Bruder machte ein Bild davon. Ich kündigte dann an, dass ich öffentlich auf den Rekord Sietas
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Mi hermano sacó una foto. Entonces anuncié que intentaría batir el récord de Sietas públicamente.
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Min bror har en bild på det. Efter det annonserade jag att jag tänkte slå
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Min bror havde et billede af det. Derefter annoncerede jeg at jeg ville gå efter
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Mio fratello le fece una foto. Poi annunciai che avrei provato a battere il record di Sietas, pubblicamente.
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Mój brat ma zdjęcie. Wtedy ogłosiłem publicznie, że pobiję rekord Siety.
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Môj brat to odfotil. Potom som ohlásil, že idem prekonať
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Můj brácha má její fotku. Potom jsem veřejně vyhlásil, že se chystám překonat Sietasův rekord.
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)O meu irmão tirou-lhe uma fotografia. (Risos)
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Veljeni otti kuvan siitä. Sitten tiedotin, että aion rikkoa
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Брат ми я беше заснел. След това обявих публично, че искам да подобря рекорда на Сийтаз.
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)Мой брат снял это. И тогда я заявил о намерении побить на публике рекорд Ситаса.
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)לאח שלי היה תמונה של זה, וזה היה ממש... (צחוק)
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)ولقد إلتقط أخي صورة لها وهي تقوم بذلك .. إن هذا لهو .. (ضحك)
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)(笑い) それから私は公式に
Hayır, cidden atlayacak!Ei, se on totta!
Hayır, cidden atlayacak!Ko, ko. Là thật đó!
Hayır, cidden atlayacak!Nee, dit is serieus!
Hayır, cidden atlayacak!Nein, nein, das hier ist komplett live.
Hayır, cidden atlayacak!Nej,nej, det här är på riktigt!
Hayır, cidden atlayacak!- Nem, ez valódi!
Hayır, cidden atlayacak!Ne,tohle je skutečný!
Hayır, cidden atlayacak!Ne zares je!
Hayır, cidden atlayacak!Nie to naprawde!
Hayır, cidden atlayacak!Nie, toto je naozaj!
Hayır, cidden atlayacak!No,no. fa sul serio!
Hayır, cidden atlayacak!- Nu, e pe bune!
Hayır, cidden atlayacak!- Нет, он весь в крови.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.아니, 하지만 진짜로 그들은 엄청난 괴짜들이었어요. 그리고 예술에 대해선 그다지 아는 것이 없었죠.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Nagyon nagy geekek voltak, és semmit nem tudtak a művészetről.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Nee, maar het waren echt grote geeks, en ze wisten niets van kunst af.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Nein, sie waren wirklich große Streber, und sie verstanden nicht viel von Kunst.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Nie, naprawdę byli takimi świrami i nie znali się za bardzo na sztuce.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.No, en verdad eran grandes geeks y no sabían mucho de arte.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.No, erano davvero geek, e non capivano niente d'arte.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Non, c'était vraiment des gros geeks, et ils ne connaissaient rien à l'art.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Nu, erau foarte ciudaţi, şi nu se pricepeau prea mult la artă.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Tidak, mereka benar-benar orang yang aneh, dan mereka tidak tahu banyak tentang seni.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Όχι, ήταν στ' αλήθεια μεγάλοι σπασίκλες, και δεν ήξεραν πολλά από τέχνη.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Не, бяха наистина големи чудаци и не разбираха много от изкуство.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.Нет, они были реально помешанные и ничего не знали об искусстве.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.עכשיו, הם באמת היו חנונים גדולים, והם לא הבינו הרבה בנוגע לאומנות.
Hayır, cidden çok antisosyallerdi, ve sanat hakkında birşey bilmiyorlardı.لا، فعلا كانوا مهووسين للغاية، ولم يكونوا يعرفون الكثير عن الفن.