cidden ile cümle
cidden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, sanırım böyle bir yerde son derece cidden radikal bir fikir olarak kalır.Αυτή είναι μάλλον μια πολύ ριζοσπαστική άποψη εδώ γύρω.
Bu, sanırım böyle bir yerde son derece cidden radikal bir fikir olarak kalır.Това тук може да е малко крайно изказване.
Bu, sanırım böyle bir yerde son derece cidden radikal bir fikir olarak kalır.Это, наверное, действительно радикальное мнение здесь.
Bu, sanırım böyle bir yerde son derece cidden radikal bir fikir olarak kalır.זו בוודאי מחשבה רדיקאלית .פה בסביבה הזו
Bu, sanırım böyle bir yerde son derece cidden radikal bir fikir olarak kalır.هذا في الغالب رأي متطرف حقا هنا
Bu, sanırım böyle bir yerde son derece cidden radikal bir fikir olarak kalır.冷戦後 国家は新たな敵を 生み出す必要があった
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Als je je deze vraag echt stelt, kan je je alleen maar ongemakkelijk voelen.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Dacă vă puneţi cu adevărat această întrebare, nu puteţi să nu simţiţi un disconfort.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Ha felteszik maguknak ezt a kérdést, kényelmetlenül fogják érezni magukat.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.여러분이 진심으로 이 질문을 하면 여러분은 마음이 불편할 겁니다.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Pokud si ji opravdu položíte, neubráníte se nepříjemnému pocitu.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Se fizerem esta pergunta a vocês mesmos, não podem deixar de se sentir pouco à vontade.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Se vi ponete onestamente questa domanda, non potrete fare a meno di sentirvi a disagio.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Si de verdad se hacen esta pregunta, no pueden evitar sentirse incómodos.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Wenn Sie sich diese Frage wirklich stellen, können Sie nicht anders, als sich unwohl zu fühlen.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Ако действително си зададете този въпрос, ще се почувствате неудобно.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Если вы в самом деле зададите себе этот вопрос, то почувствуете некоторую неловкость.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.אם אתם באמת שואלים את עצמכם את השאלה הזאת, אתם לא יכולים שלא להרגיש לא בנוח.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.إذا سألت نفسك بصدق هذا السؤال، فليس بوسعك إلا أن تشعر بالضيق
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.考えるなら きっと居心地悪く感じるはずです 私は感じます
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Apakah yang saya ambil dalam perjalanan ini?" Kau tahu?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Ce iau din această călătorie?" Știți?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Cosa mi resterà di questo viaggio?" Sul serio.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?생각하며 친구들을 바라보았습니다. 그게 뭐였을까요? 정말로요.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"¿Qué he aprendido de este viaje?" En serio.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Was nehme ich von dieser Reise mit?" Wissen Sie, ernsthaft.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Wat neem ik mee van deze tocht?" Weet je?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Τι μάθημα μου δίδαξε αυτό το ταξίδι;" Αλήθεια.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Какво ще извлека от това пътуване?" Знаете ли?
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Какой урок я могу вынести из этого путешествия?"
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"Що я дізнався з цієї мандрівки?" Серйозно.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?"מה אני לוקח מהמסע הזה?" אתם יודעים? ברצינות.
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?ماذا تعلمت من هذه الرحلة؟
Bu yolculuk bana ne öğretti ? Cidden ne öğretti ?自分が超タフな人間だということか?
-canını sıkıyordu, değil mi ağabey? -Cidden öyle.-και σε έπρηζε, έτσι, αδερφέ; -Σοβαρά.
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Ahora, en serio, ¿quisiera alguien elegir una pieza?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Ale vážně, chtěl by někdo vybrat nějakou skladbu?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?A na poważnie, czy ktoś chciałby wybrać?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?De most komolyan, szeretne valaki választani egy zeneművet?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Doch ernsthaft, möchte jemand ein Stück vorschlagen?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?그럼, 진심으로, 어느 분이 곡을 추천해 주시겠어요?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Maar zonder gekheid, wil iemand een verzoek doen?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Mais sérieusement, est-ce quelqu'un veut choisir une pièce ?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Ma seriamente, qualcuno vuole scegliere un pezzo?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Nhưng nói một cách nghiêm túc, có ai muốn chọn một bản nhạc không?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Serios acum, dorește cineva să aleagă o piesă?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Αλλά σοβαρά, θα ήθελε κάποιος να επιλέξει ένα κομμάτι;
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Але, справді, хтось хоче вибрати п'єсу?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Но сериозно, някой иска ли да предложи нещо?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?Серьёзно, кто-нибудь желает выбрать произведение?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?אבל ברצינות, האם מישהו ירצה לבחור יצירה?
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?فهل يود أحد اختيار مقطوعة ما؟
Cidden, aranızdan birinin istediği bir parça var mı?デレク:選んで 選んでくれる? アダム:暗いので 大声でどうぞ
Cidden, bahsetmeye değmez.En serio, no vale la pena comentarlo.
Cidden, bahsetmeye değmez.Naprawdę, nie warto wspominać.
Cidden - bahtsız, bahtsız!A sério — amaldiçoada!
Cidden - bahtsız, bahtsız!Davvero -- condannata, condannata!
Cidden - bahtsız, bahtsız!De verdad, ¡desahuciada, desahuciada!
Cidden - bahtsız, bahtsız!Dömd! Dömd att misslyckas!
Cidden - bahtsız, bahtsız!Ernsthaft - dem Untergang geweiht!