Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Letteralmente, la si mette sulla pelle e non è più necessario fare il bagno.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Literalmente, uno se la pone en la piel y no tiene que bañarse.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Man trägt sie auf die Haut auf und erspart sich damit das Waschen.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Nakładasz na skórę i nie musisz się kąpać.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Vous la mettez littéralement sur la peau, et vous n'avez pas besoin de vous laver.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Το απλώνεις στο δέρμα σου και δεν χρειάζεσαι πλύσιμο.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Ви буквально наносите його на шкіру і - більше ніякого миття.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Вы просто наносите его на кожу, и вам не нужно мыться.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.Мажете се с него и не трябва да се къпете.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.פשוט מורחים אותו על העור, ואין צורך להתרחץ.
Bunu cidden cildinize sürüyorsunuz ve banyo yapmanıza gerek kalmıyor.(笑)
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.여러분이 진심으로 이 질문을 하면 여러분은 마음이 불편할 겁니다.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Pokud si ji opravdu položíte, neubráníte se nepříjemnému pocitu.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Se fizerem esta pergunta a vocês mesmos, não podem deixar de se sentir pouco à vontade.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Se vi ponete onestamente questa domanda, non potrete fare a meno di sentirvi a disagio.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Si de verdad se hacen esta pregunta, no pueden evitar sentirse incómodos.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Wenn Sie sich diese Frage wirklich stellen, können Sie nicht anders, als sich unwohl zu fühlen.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Ако действително си зададете този въпрос, ще се почувствате неудобно.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.Если вы в самом деле зададите себе этот вопрос, то почувствуете некоторую неловкость.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.אם אתם באמת שואלים את עצמכם את השאלה הזאת, אתם לא יכולים שלא להרגיש לא בנוח.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.إذا سألت نفسك بصدق هذا السؤال، فليس بوسعك إلا أن تشعر بالضيق
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.考えるなら きっと居心地悪く感じるはずです 私は感じます
Cidden mi, bu o mu?Poważnie, to wszystko?
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.저는 정말로 구멍으로 기어들어가고 싶었습니다.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Legszívesebben elbújtam volna egy odúban.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Miałam chęć wczołgać się do jakiejś nory.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Opravdu se mi chtělo zalést do nory.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Saya benar-benar ingin merangkak ke dalam lubang.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Tenía muchas ganas de meterme en un agujero.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Ήθελα πραγματικά να συρθώ σε μία τρύπα.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Наистина исках да се заровя в дупка.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Я просто хотела забраться в нору.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.Я просто хотіла забратися в нору.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.רציתי לזחול לתוך חור באדמה.
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.وكنت فعلاً أريد ان " اتقوقع " على نفسي وانعزل عن العالم
Cidden bir köşede kıvrılıp kalmak istiyordum.そしてどうやって周囲のコミュニティーに
Cidden, bu bir rüya mı?Ugye tényleg igaz?
Cidden, bu bir rüya mı?Vraiment, c'est pour de vrai ?
Cidden! Bunlarla sıvışabilir miyim sanıyorsun?Glauben Sie, ich verschwinde mit all dem?
Cidden! Bunlarla sıvışabilir miyim sanıyorsun?Не думаете же, вы, что я вылезу через окно со всем этим?
Cidden, burada bir kedi...Naprawdę, kot tutaj...
Cidden, burada bir kedi...Serios, o pisica aici...
Cidden, burada bir kedi...Yang benar saja, ada kucing di sini...
Cidden, burada bir kedi...Πραγματικά, μια γάτα εδώ...
Cidden, burada bir kedi...Серьезно, кошка здесь...
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Aku benar-benar berharap mereka tidak akan bermain hal itu lagi di TV.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Aku benar-benar berharap mereka tidak akan bermain hal itu lagi di TV.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Bądź silny, syn. Dotacja Twój dziadek to jedno życzenie. Nazwijmy to dzień!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Bien ! Ils l'ont changé de place. C'est pas lui ?
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Bodite močni, sin. Grant vaš dedek ta želja. Naj bo dan!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Buď silný, synu. Grant si deda tento priania. Hovorme tomu deň!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Buď silný, synu. Grant si dědu tenhle přání. Říkejme tomu den!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Cứng rắn lên con trai. Hãy thực hiện điều ước của ông. Hôm nay tạm dừng ở đây!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Et il passe ça à la télé !
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Fii tare, fiule. Grant bunicul tău această dorință unul. Să-i spunem o zi!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Ik wou dat ze die dingen niet af te spelen op tv.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Jag önskar verkligen att de inte skulle spela dessa saker på TV.
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Légy erős, fiam. Adományozása nagypapa ezt kívánságát. Nevezzük ez egy nap!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Ole vahva, poika. Myönnä ukki tämä toive. Kutsukaamme sitä päivää!
Cidden bu tür şeylerin TV'de yayınlanmamasını isterdim.Realmente deseo que no pasaran esas cosas por TV.