ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Masanın üstünde bir çiçek var.There is a flower on the table.
Bir çiçekle yaz gelmez.One swallow does not make a summer.
O, beklenin tersine ortaya çıkmadı.She didn't turn up after all.
Ben bir süreliğine dışarı çıkıyorum.I'm going out for a while.
Kısa bir yürüyüş yapmak için dışarı çıkmaya ne dersin?What do you say to going out for a short walk?
Sadece kafamı dağıtmak için yürüyüşe çıkacağım.I'll just go for a walk to clear my head.
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkabilir miyim?May I go out for a short walk?
Lütfen bana biraz daha çikolata ver.Please give me a little more chocolate.
Çikolata tatlıdır.Chocolate tastes sweet.
Çikolata kakao çekirdeklerinden yapılır.Chocolate is made from cocoa beans.
Tam o konuşuyorken bir yangın çıktı.Just as he was speaking, a fire broke out.
O, dışarıya çıkarken büyük bir deprem vardı.Just as he was going out, there was a great earthquake.
Tam dışarı çıktığımda, yağmur yağmaya başladı.Just as I went to go out, it began to rain.
Tam dışarı çıkmak istediğimde yağmur yağacaktı.It would rain just when I wanted to go out.
Tam dışarı çıkıyorken, o içeri geldi.He came in just as I was going out.
Buradan çıkalım.Let's get out of here.
Laleler, ilimizin resmi çiçeğidirler.Tulips are our prefecture's official flower.
Laleler şimdi tam çiçekleniyorlar.Tulips are in full bloom now.
Laleler çıkmaya başladı.The tulips have begun to come up.
Yiyecekleri iyi çiğneyin, böylece o düzgün şekilde sindirilebilir.Chew your food well so it can be digested properly.
Çin mahallesine nasıl giderim?How do I get to Chinatown?
Çıkış yapmak istiyorum. Hesabımı çıkarır mısınız?I'd like to check out. Do you have my bill?
Ben çıkış yapmak istiyorum. Belboyu çağırır mısın?I'd like to check out. Could you call the bellboy?
Saat kaçta çıkış yapmak zorundayız?What time do we have to check out?
Bir çita herhangi bir hayvan kadar hızlı koşar.A cheetah runs as fast as any animal.
Lütfen dansın keyfini çıkarın.Please enjoy yourself at the dance.
Onun başkan olarak seçilmesine kimse karşı çıkmadı.Nobody argued against choosing him as chairman.
Herkes yolculuğun tadını çıkarıyordu.Everyone was enjoying the journey.
Tama bazen kendi başına yürüyüşe çıkar.Tama sometimes goes for a walk by himself.
Bir değişiklik olsun diye neden benimle akşam yemeğine çıkmıyorsun?Why don't you dine out with me for a change?
Zamanında gelemediği ortaya çıktı.It fell out that he could not come in time.
Çift kişilik bir oda rica ediyorum.I'd like a double room.
Bırak bu dumanlı hava odadan çıksın ve temiz hava girsin.Let this smoky air out of the room and let some fresh air in.
Ne kadar sıkı çalışırsan çalış, bir sene veya civarında İngilizcede uzmanlaşamazsın.However hard you may study, you can't master English in a year or so.
Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.They're only $50 with two cans of shoe polish free of charge.
Birçok güzel çiçekler İlkbaharda çiçek açar.Many beautiful flowers bloom in spring.
Bu sert oyunlarda oyuncular sıklıkla ciddi olarak yaralanır ve hatta bazen ölürdü.So, players were often seriously injured and sometimes even killed in these rough games.
Narin, zarif çiçekler çiçek açmış.The delicate, graceful flowers are in bloom.
Artık civarda çok fazla çevirmeli telefon görmezsin.You don't see many dial phones around anymore.
Lastikte sıkışmış bir çivi bulduk.We found a nail stuck in the tire.
İşe varış çizelgesini dolduracağım.I'll punch the clock.
Dinamit bir patlama ile ses çıkardı.The dynamite went off with a bang.
Biz genellikle içme partileri için dışarı çıkarız.We usually go out for drinking parties.
Çoğu Avrupalı, bir Japon'u bir Çinli'den ayırt edemez.Most Europeans cannot tell a Japanese from a Chinese.
O diyette olsa da çikolatalı kek onu cezbetti.The chocolate cake tempted her even though she was dieting.
Öyle güzel bir çiçek görmedim.I've never seen such a beautiful flower.
Böyle büyük bir işle başa çıkabilip çıkamayacağım konusunda endişeliyim.I'm concerned whether or not I can handle a big job like that.
Böyle bir şey yaptığı için çılgın olmalı.He must be crazy to do such a thing.
Onları buradan çıkarın.Get them out of here!
Yıldızları çıplak gözle, hatta daha da iyisi teleskopla görebilirsin.You can see the stars with your naked eye, and even better through a telescope.
Şu çiçekler ölmüş.Those flowers have died.
Bu çiçekler yağmurdan korunmalıdır.These flowers should be sheltered from the rain.
Daha önce hiç yurt dışına çıkmamıştım, bu yüzden her şey garibime gitti.I had never been abroad before, so everything seemed strange to me.
O, ciddi bir soruna neden olabilir.It may give rise to serious trouble.
Onun gerçek olduğu ortaya çıktı.It turned out to be true.
Bu ciddi bir sorundur.That's quite a problem.
O, yapay bir çiçektir.It's an artificial flower.
O, çok güzel bir çiçekti.It was a most beautiful flower.
Sonra küçük kardeş yola çıktı, ve büyük geride kaldı.Then the younger brother set off, and the elder remained behind.
Ondan sonra gözlüklerini çıkardı.He took off his glasses after that.