Ana içeriğe geç
Sözlük

ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Büyük jüri Tom'u cinayetle suçladı.The grand jury indicted Tom for murder.
Tom bugünkü toplantıya gitmeme hakkında ciddi olarak düşünüyor mu?Is Tom seriously thinking about not going to today's meeting?
Tom'a bilgisayarınızı verme konusunda ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about giving Tom your computer?
Adını Tom'a değiştirmeyi cidden düşünüyor musun?Are you seriously thinking about changing your name to Tom?
Ayakkabılarını cilaladıktan sonra, Tom dişlerini fırçaladı ve saçını taradı.After polishing his shoes, Tom brushed his teeth and combed his hair.
Tom her zaman Mary'ye karşı cimriydi.Tom was always mean to Mary.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tom Mary'ye ayakkabılarını cilalattı.Tom got Mary to polish his shoes.
Tom süpermarket civarında Mary'yi izledi.Tom followed Mary around the supermarket.
Tom Mary'ye cinayet hikayelerini okumayı sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary if she enjoyed reading murder mysteries.
Tom bir cinayet soruşturmasında bir şüphelidir.Tom is a suspect in a homicide investigation.
Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.The police spent hours searching Tom's place, but they couldn't find the murder weapon.
Polisler Tom'un cinayetten kaydını yapmadılar.The police didn't book Tom for murder.
Cinayet ölümle cezalandırılabilir.Homicide is punishable by death.
Tom bana park civarını gezdirdi.Tom showed me around the park.
Ciddi misiniz?Are you being serious?
Saat dokuz civarında ben tekrar yolumda olacağım.Around nine o'clock I'll be on my way back again.
Sarhoş araba sürmek ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Sarhoş araba sürme ciddi bir sorundur.Drunk driving is a serious problem.
Patates cipsi yemeye nazaran patlamış mısır yemenin daha sağlıklı olması muhtemeldir.It's probably healthier to eat popcorn than it is to eat potato chips.
Tom bu cümleyi Android cihazında çevirirken Mary'yi beceriyordu.Tom was fucking Mary while translating this sentence on his Android device.
Cihazı ne zaman kapatman gerektiğini bilmiyorum.I don't know when you must turn off the device.
Bu civarda bir sürü insan Amerikan folk müziğini sever.A lot of people around here like country music.
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
Tom yaklaşık 2.30 civarında geri dönecek.Tom will be back around 2:30.
Tom 2.30 civarında dönecek.Tom will be back around 2:30.
Tom durumun ciddiyetinin farkında değildi.Tom wasn't aware of the gravity of the situation.
Tom cinayet şüphesi altında idi.Tom was under suspicion for murder.
Tom emekli olmadan önce bir cinayet masası dedektifi idi.Tom was a homicide detective before he retired.
Tom Mary'nin muhtemelen otuz civarında olduğunu düşündü.Tom thought Mary was probably about thirty.
Tom elinde bir cin ve tonikle odanın köşesinde durdu.Tom stood in the corner of the room with a gin and tonic in his hand.
Tom yakında hatasının ciddiyetini fark etti.Tom soon realized the seriousness of his error.
Tom sadece ciltsiz romanlar okur.Tom only reads paperback novels.
Tom cimri.Tom is stingy.
Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.Tom has a very bad reputation around town.
Tom'un esmer bir cildi var.Tom has a dark complexion.
Tom'un elinde cin ve toniğe benzeyen bir şey vardı.Tom had what looked like a gin and tonic in his hand.
Tom işini çok ciddiye almaz.Tom doesn't take his job very seriously.
Tom işini ciddiye almayan insanları sevmez.Tom doesn't like people who don't take their jobs seriously.
Tom Mary'yi çok ciddiye almadı.Tom didn't take Mary too seriously.
Tom cinayet anında cinayet mahalline yakın bir yerde olmadığını iddia ediyor.Tom claims that he wasn't anywhere near the murder scene at the time of the murder.
Tom kesinlikle bu civarda çok yardımcı oldu.Tom certainly helped a lot around here.
Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.Tom bought some mosquito nets made in China to give to his friends.
Hamile olduğundan beri karımın hiç cinsel dürtüsü yok. Ne yapabilirim?My wife has no libido since she got pregnant. What can I do?
Bu civarda bir ATM var mı?Is there an ATM close by?
Bizim çok ciddi bir sorunumuz var.We have a very serious problem.
Ciddi değilim.I'm not serious.
Tom cinayetten şüpheliydi.Tom was suspected of murder.
Tom biraz ciddileşti.Tom sobered up a bit.
Lütfen bu ayakkabıları cilala.Please shine those shoes.
Eğitim sistemimizin ciddi şekilde yenilenmesi gerekiyor.Our education system needs to be seriously revamped.
Ciddi ve sıradışı bir sorunum var.I have a serious and extraordinary problem.
Tom asla Mary'yi ciddiye almadı.Tom never took Mary seriously.
O, cinayeti itiraf etti.He copped to the murder.
Ciddi olamazsın!You can't be serious!
Anne ve babanın tavsiyesini ciddiye almalısın.You must take your parents advice seriously.
Stres nedeniyle cildimde lekelerim var.I have spots in my skin by stress.
Hiç ciddi bir hastalığa yakalandın mı?Have you ever had a serious illness?
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Penis, erkek cinsel organlarından biridir.The penis is one of the masculine sexual organs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod