ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Pandalar bambu çimlerin üzerinde beslenirler.Pandas feed on bamboo grass.
Sevgililer Günü'nde onlara çikolata vermeyi durduracağız.I'll stop giving them chocolate on Valentine's Day.
Sevgililer Günü'nde çikolata göndermek, Hristiyan olmayanlar için aptalca bir başlangıç.It is a silly practice for non-Christians to send chocolates on St. Valentine's Day.
Güller ilkbaharda çiçek açar.The roses bloom in spring.
Güller şimdi tam çiçek açmıştır.The roses are now in full bloom.
Gül, bu ülkenin milli çiçeğidir.The rose is the national flower of this country.
Güller çiçeklerle dolu.The roses are in full bloom.
Güller çiçek açmışlar.The roses are in bloom.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Pat elbiselerini çıkardı ve içeri daldıPat stripped off his clothes and dived in.
Otobüs durağı bu civarda.The bus stop is close by.
Bir otobüs yoluma çıktı.A bus got in the way.
Merdivenden yukarı çıkarken dikkatli olun.Take care when you climb up the ladder.
Yürüyüşe çıkmak için en iyi mevsim sonbahardır.Autumn is the best season for going on hikes.
Evet, yarın izne çıkacağım.Yeah, I'm going to take tomorrow off.
Partiye gitmeden önce ayakkabılarını cilalamalısın.You should polish your shoes before you go to the party.
Durum ya batarsın ya da çıkarsın noktasına geldi.The situation has come to the point where we either sink or swim.
Defterinizi ve kalemlerinizi çıkarın.Get out your notebooks and pens.
Kedi çitteki bir boşluktan geçti.The cat went through a gap in the fence.
Arabanın altından bir kedi çıktı.A cat got out from under the car.
New York City polisleri koyu mavi üniforma giyer.New York City policemen wear dark blue uniforms.
New York City'nin nüfusu ne kadar?How large is the population of New York City?
Ne cimri bir adam!What a mean fellow!
Ne güzel bir çiçek!What a beautiful flower!
Ne hoş çiçekler!What pretty flowers!
Nancy bir çift kırmızı ayakkabı istiyor.Nancy wants a pair of red shoes.
Nancy yalnız bir yolculuğa çıktı.Nancy set out on a solo journey.
Onun zengin olduğu doğru ama bir cimridir.It is true he is rich, but he is a miser.
Onun niçin bizimle gitmek istemediğini çıkarabiliyor musun?Can you figure out why he won't go with us?
Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.The fingerprints on the knife attest to her guilt.
O ne kadar çok çalışırsa çalışsın labirentin dışına çıkamadı.No matter how hard he tried, he could not get out of the maze.
İstediğin çiçeği al.Take whichever flower you like.
Tom çalışmaları hakkında ciddi değil.Tom is not serious about his studies.
Tom elbiselerini çıkardı ve pijamalarını giydi.Tom took off his clothes and put on his pajamas.
Tom odadan sinsice çıkarken yakalandı.Tom was caught sneaking out of the room.
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.Tom took his girlfriend out on Saturday night.
Tom ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.Tom became popular among teenagers as soon as he made his debut on the screen.
Tom'un televizyona çıkması rica edildi.Tom was asked to appear on television.
Tom parayı elden çıkarmak için zaman kaybetmedi.Tom lost no time in parting with the money.
Her halükârda, sadece yağmur durursa, sonra dışarı çıkabiliriz.Anyway, if it just stops raining, then we might be able to go out.
Tony gömleğini çıkardı ve onunla piyanoyu ile temizledi.Tony took off his shirt and cleaned the piano with it.
Tony ve annesi çiftliğe geldiler ve çiftlik avlusunda yürüdüler.Tony and his mother arrived at the farmhouse and walked through the farmyard.
O kadar sıcaktı ki ceketimi çıkardım.It was so hot I took my coat off.
Hava son derece sıcaktı, bu yüzden ceketimi çıkardım.It was extremely hot, so I took my coat off.
Çok soğuk olduğu için dışarı çıkmadım.I didn't go out because it was very cold.
O kadar soğuktu ki kimse dışarı çıkmak istemedi.It was so cold that no one wanted to go outside.
Öylesine soğuk bir gündü ki dışarı çıkmamaya karar verdik.It was such a cold day that we decided not to go out.
Öylesine güzel bir gündü ki biz yürüyüşe çıktık.It was such a pleasant day that we went for a walk.
Dışarı çıkmayı tercih ederim.I would rather go out.
Bir yerde içki içmek için dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out to have a drink somewhere?
Görünüşe bakılırsa, onlar mutlu bir çift.To all appearances, they are a happy couple.
Lütfen şapkanı çıkar.Please take off your hat.
Lütfen üçüncü kata çık.Please go up to the third floor.
Eğer sigara içeceksen, lütfen dışarı çıkın.If you are going to smoke, please go outside.
Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?How did this misunderstanding ever arise?
Dışarı çıktığında kapı otomatik olarak kilitlenecekThe door will lock automatically when you go out.
Kapının arkasından bir adam çıktı.A man appeared from behind the door.
Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.Students don't read many books because of TV and comics.
Çıt çıkarmayacağım.I'll be as quiet as a mouse.
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.Enjoy life while you may.

İlgili Sayfalar