Ana içeriğe geç
Sözlük

ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
"Kebap cinayetleri" çözülmüş görünüyor.The "kebab murders" appear to be solved.
Dergi senatöre karşı birçok ciddi suçlama yaydı.The magazine spread many important charges against the Senator.
Testte ciddi bir hata yaptım.I made a serious mistake on the test.
Peugeot, Renault and Citroen Fransız otomobil üreticileridir.Peugeot, Renault and Citroen are French car manufacturers.
O cinayet için hapiste on yıl geçirdi.He has spent ten years in jail for murder.
Az önce çok ciddi bir konuşma yaptılar.They just had a very serious conversation.
Söylediklerin hakkında ciddi misin?Are you serious about what you're saying?
O güç cinayet davasını hatırlıyor musunuz?Do you remember that baffling murder case?
Ciddi olarak irtibatta kal.Seriously, stay in touch.
Kate'in babası evin civarındaydı.Kate's father is in the vicinity of the house.
Cidden mi? Ben fark etmedim.Seriously? I haven't noticed.
Bu civardaki kızların ne kadar güzel oldukları hakkında hiçbir fikrin yok!You have no idea how pretty the girls are around here!
Cinsiyet değiştirme işlemleri artık vergiden düşülebilir.Sex change operations are now tax-deductible.
Tom cinsel eğitim dersi sırasında uykuya daldı.Tom fell asleep during sex ed class.
Erteleme: Bu ciddi bir iş.Procrastination: It's serious business.
2011 yılının kötü tanınmış deyimi "Kebap cinayetleri"dir.The notorious expression of the year 2011 is "Kebab murders".
2011 yılının en rezil ifadesi "kebap cinayetleri'"dir.Year 2011's most infamous expression is "Kebab murders".
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
Yabancı bitkilerin ve hayvanların tanıtımı ekosistemler için ciddi hasara sebep olabilir.The introduction of foreign plants and animals can cause severe damage to ecosystems.
Baba ve oğul cinayet için yargılanacak.The father and the son will be tried for homicide.
Kocam bana feminist olduğumu söyler ama o da cinsiyetçidir.My husband tells me feminist, but he is too sexist.
Bir küresel konumlama cihazı dünyanın herhangi bir yerinde yerini belirleyebilir.A GPS device can pinpoint your location anywhere in the world.
Mary cinsel olarak aktiftir.Mary is sexually active.
Büyükbaba merdivenlerden düştü ve ciddi biçimde yaralandı.Grandpa fell down the stairs and was seriously injured.
O ciddi bir ihmaldir.That is a serious oversight.
Tom pürüzsüz bir cilde sahip olmak istiyor.Tom would like to have a smooth skin.
Lütfen Bay Swada'nın çağrı cihazını arar mısın?Would you please page Mr. Sawada?
Öğle civarı Tokyo istasyonuna varmamız olası.It's possible we'll arrive at the Tokyo station around noon.
"O hastaydı." "Oh gerçekten mi, umarım ciddi bir şey değildir.""He's been sick." "Oh really, I hope it's nothing serious."
Mary'nin hafifçe bronzlaşmış bir cildi var.Mary has a slightly tanned skin.
Atlantic City ahşap yürüyüş yoluyla ünlüdür.Atlantic City is famous for its boardwalk.
Ciğerlerim ağrıyor.My lungs hurt.
İspanyol hükümeti ciddi kemer sıkma bütçesini duyurdu.The Spanish government has announced a severe austerity budget.
Ciddi bir şekilde öğrenmeliyim.I must learn seriously.
Ciddiymiş gibi görünebilirsin ama eğlenmiş gibi görünemezsin.You can pretend to be serious, but you can't pretend to be funny.
Onun cildi mükemmel bir şekilde yumuşak.Her skin is perfectly smooth.
Bu senin cildini koruyacaktır.This will protect your skin.
Şaka mı yapıyorsun yoksa ciddi misin?Are you joking or are you serious?
Tom Jackson cinayetini araştırıyoruz.We're investigating the murder of Tom Jackson.
Tom Mary'nin cinayetiyle hiçbir ilgisi olmadığını iddia etti.Tom claimed he had nothing to do with Mary's murder.
Çocuklar çok cimri olabilir.Kids can be so mean.
Ciddiyetle yüzüğünü aradı.She looked for her ring earnestly.
Büyükannemin cildi kağıt gibi görünüyordu.My grandma's skin seemed like paper.
Bu civarda bir banka var mı?Is there a bank nearby here?
O kırk civarında olmalı.He should be around 40.
O 40 civarında olmalı.He must be around 40.
Polen ciddi alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.Pollen can cause severe allergic reactions.
Onlar orada dayanıp patates cipsi yiyorlar.They are standing there and eating potato chips.
Bu ciddi bir başarısızlık.This is a serious setback.
Tom bir ses cihazları meraklısı.Tom is an audiophile.
John'un yaptığı gibi bu cihazı ayarlamak için hiç kimsenin yeterli bilgisi yok.Nobody has enough knowledge to adjust this equipment like John did.
Burada ciddi bir tartışma yapmaya çalışıyoruz.We're trying to have a serious discussion here.
Bronzlaşma, cilt kanserine neden olabilir.Tanning can cause skin cancer.
O tek cinsiyet okula gitti.He went to a single-sex school.
JFK'yi vuran kişi CIA için çalışıyordu.The person who shot JFK worked for the CIA.
Cihazı sadece kuru bir bezle silin.Clean the apparatus only with dry cloth.
Ciddi bir sorun var.There's a serious problem.
Bu oldukça ciddi bir şey.This is an extremely serious matter.
Bu durumun çok ciddi olduğunu düşünüyorum.I think that this fact is very serious.
İnsanlara cinsiyetlerine göre farklı muamele yapmamalısın.You should not discriminate against people based on their gender.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod