ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mary Çince'yi anlar.Mary understands Chinese.
Mary piyanosunu satışa çıkardı.Mary put her piano up for sale.
Herkes onu göklere çıkardı.Everybody praised her to the skies.
Herkes avazı çıktığı kadar şarkı söyledi.Everybody sang at the top of their lungs.
Herkes benim fikrime karşı çıktı.Everyone attacked my opinion.
Herkes ona karşı çıktı fakat her şeye rağmen Mary ve John evlendi.Every one opposed it, but Mary and John got married all the same.
Arı, çiçek üzerine indi.The bee alighted on the flower.
Mary'nin elinde bir çiçek var.Mary has a flower in her hand.
Mayuko odadan dışarı çıktı.Mayuko came out of the room.
Bu kiraz çiçekleri çıkmadan uzun süre önce olmayacak.It will not be long before the cherry blossoms come out.
Çok geçmeden ay çıktı.Before long, the moon came out.
Şimdi her şey biraz çılgın.Everything's a little crazy right now.
Hâlâ bu civarda mısın?Are you still around?
Onu ciddiye almayın.Don't take it seriously.
Onu ciddiye alma.Don't take it seriously.
Beni ciddiye almayın. Ben sadece şaka yapıyorum.Don't take me seriously. I'm only joking.
Ciddi sorular sadece, lütfen.Serious inquiries only, please.
Michael yan kapıdan çıkarken görüldü.Michael was seen to leave by the side door.
Yangın çıktığında pazar henüz açılmıştı.Scarcely had the market opened when the fire broke out.
Gerçekten çizgi romanları seversin, değil mi?You really like comic books, don't you?
Bay White onun için mahkemeye çıktı.Mr White appeared for him in court.
Bob çimleri biçme için bir saat için 3 dolar ödedi.Bob charged 3 dollars an hour for mowing lawns.
Bob kendi başına bu çileyi aşmak zorundadır.Bob has to get through this ordeal on his own.
Bob bitiş çizgisine ilk önce ulaştı.Bob reached the finish line first.
Otelde bir çiçekçi dükkânı var mı?Is there a flower shop in the hotel?
Bir otelde yatmadan önce, acil çıkışın nerede olduğundan emin olun.Make certain where the emergency exit is before you go to bed at a hotel.
Asla yolumdan çıkmayacağım.I will never go out of my way.
Benimle çıkmaya ne dersin?How about going steady with me?
Paul dışarı çıkmadan önce eldivenlerini giydi.Paul put on gloves before going out.
Paula annesini aramak için odadan çıktı.Paula left the room to call her mother.
Holmes kimseye haber vermeden odadan dışarı çıktı.Holmes went out of the room without being noticed by anyone.
Boyası çıkmış.The paint is off.
Bu boya çabuk çıkıyor.This paint comes off easily.
Bu boya kolay çıkar.This paint comes off easily.
Betty çiçekleri suluyor.Betty is watering the flowers.
Yataktan çık.Get out of bed!
Beth'in çiftlikteki zamanından hoşlanmadığına şaşırdım.I'm surprised that Beth didn't enjoy her time at the farm.
Bakers'ların nehrin üst tarafında bir çiftliği var.The Bakers have a farm up the river.
Bakers'ların nehrin yukarısında bir çiftlikleri var.The Bakers have a farm up the river.
Sahi mi? Benim hobim çizgi roman okumaktır.Really? My hobby is reading comics.
Çiti boyamama gerek yoktu.I needn't have painted the fence.
Ön masadaki anahtarımı istedikten sonra asansörle benim kata çıktım.After asking for my key at the front desk, I took the elevator to my floor.
Fred küçük erkek kardeşine çiti boyattı.Fred had his little brother paint the fence.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onunla çıkmaya başladı.Fred took a liking to Jane and started dating her.
Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.Blackie makes a lot of noise while he eats.
Bay Brown oğluna Çince öğrettirdi.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown oğluna Çince öğretti.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Futbol, ikinci yüzyılda Çin'de oynandı.Football was played in China in the second century.
Dövülmekten kulaklarım çınlıyordu.My ears were ringing from being beaten.
Bill çıldırdı ve Dick'e ağzına geleni söyledi.Bill got mad and called Dick names.
Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?Bill, did you take Spot for a walk yet?
Bu civarda ucuz bir otel biliyor musun?Do you happen to know of a cheap hotel near here?
İn cin top oynuyordu.There wasn't a soul in sight.
Kötü bir fırtına nedeniyle dışarı çıkamadı.He could not go out because of a bad storm.
Yoğun kar dışarı çıkmamızı engelledi.The heavy snow kept us from going out.
Yoğun bir kar fırtınası dışarı çıkmamızı engelledi.A heavy snowstorm kept us from going out.
Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.He could not go out because of the heavy rain.
91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.Picasso kept drawing pictures until he was 91 years old.
Lütfen külot ve sütyenin hariç tüm elbiselerini çıkar.Please take off all your clothes except your underpants and bra.
Dev pandalar sadece Çin'de yaşarlar.Giant pandas live only in China.