ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Prens uzun bir yolculuğa çıktı.The prince has set out on a long journey.
Bacadan siyah duman çıktı.Black smoke came out of the chimney.
Güçlü yenin Japon ekonomisine etkisi çok ciddi oldu.The influence of the strong yen on the Japanese economy has become very serious.
Bir daire çizin.Draw a circle.
Bir daire çiz.Draw a circle.
İngilizce de Çin'de öğreniliyor.English is studied in China, too.
Bir insanın hayatının inişleri ve çıkışları vardır.A man's life has its ups and downs.
Durum ciddileşiyor.The situation is growing serious.
Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.If there were no clouds, we could not enjoy the sun.
Söylenti yanlış çıktı.The rumor turned out false.
Söylenti gerçek çıktı.The rumor turned out true.
Yağmur çiftlik bitkileri üzerinde iyi bir etkiye sahipti.The rain had a good effect on the farm crops.
Yağmurda dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay at home than go out in the rain.
Yağmurda dışarıya çıktığı için soğuk aldı.He caught a chill because he went out in the rain.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadım.Because of rain, I could not go out.
Yağmur dışarı çıkmamızı engelledi.The rain kept us from going out.
Yağmura rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the rain.
Yağmura rağmen, dışarı çıktım.In spite of the rain, I went out.
Yağmur dışarı çıkmamı engelledi.The rain prevented me from going out.
Yağmur bizi dışarı çıkmaktan vazgeçirdi.The rain discouraged us from going out.
Yine de, yağmur durduğunda dışarı çıkabilirim.At any rate, I can go out when it stops raining.
Yağmur durur durmaz güzel bir gök kuşağı çıktı.No sooner had it stopped raining than a beautiful rainbow appeared.
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayız.We won't go out unless it stops raining.
Yağmur yağmazsa ben de dışarı çıkacağım.Unless it rains, I will go, too.
Yağış yokluğu nedeniyle bahçedeki çiçekler öldü.The flowers in the garden died from the absence of rain.
Yağmur yağıyorken dışarı çıkmayı sevmem.I don't like to go outside when it's raining.
Yağmur yağıyor ama dışarı çıkmak istiyorum.It's raining, but I would like to go out.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı çıktı.Though it was raining, she went out.
Sağnak yağmura rağmen, o dışarı çıkmaya karar verdi.In spite of the heavy rain, he decided to go out.
Yağmur durduktan sonra, yürüyüş için dışarı çıktı.Since it stopped raining, he went out for a walk.
Yağmur durduğundan dolayı, yürüyüş için dışarı çıktı.Since it stopped raining, he went out for a walk.
Yağmur yağmazsa dışarı çıkalım.Let's go out unless it rains.
Yağmur çiselemeye başladı.It began to sprinkle.
Yağmur durduğunda yürüyüşe çıkarız.When the rain stops, we'll go for a walk.
Kanadı ciddi biçimde hasar görmüş bir kuş buldum.I found a bird whose wing was severely damaged.
Uzayda sayısız gök cisimleri var.There are countless heavenly bodies in space.
Sağ kulağımdan irin çıkıyor.Pus is coming out of my right ear.
Cinayetler zincirinin aynı adam tarafından işlendiği sanılmaktadır.The chain of crimes are thought to have been committed by the same man.
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Bütün gün boyunca çiftlikte çalıştığı için, o tamamen yorgundu.Having worked on the farm all day long, he was completely tired out.
Bir seferde dışarıya kaç kitap çıkarabilirim?How many books can I take out at one time?
Yaşlı bir adam ortaya çıktı.An old man came along.
Sitede bir adam ortaya çıktı.A man appeared at the site.
Bir ağacın arkasından bir kadın çıktı.A woman appeared from behind a tree.
Benimle balığa çıkmaya ne dersin?What do you say to going fishing with me?
Bir saat içinde listeyi çıkarabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can make out the list in an hour?
Parti deniz yoluyla Çin'e gitti.The party went to China by sea.
Grup dağa çıkmayı başaramadı.The party did not succeed in climbing the mountain.
Doktor bana uzun bir tatile çıkmamı tavsiye etti.The doctor advised me to take a long holiday.
Doktor dışarı çıkmama izin vermedi.The doctor didn't allow me to go out.
Doktor hastaya ciddi biçimde baktı.The doctor looked gravely at the patient.
Çizgilerinize, hazırlanın, başlayın!On your marks, get set, go!
Karanlıktan bir soyguncu ortaya çıktı.The robber emerged from the darkness.
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.Don't let her go out after dark.
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.Don't go out after dark.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like to go out after dark.
Kötü havadan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out on account of the bad weather.
Kötü hava planlarımızı boşa çıkardı.The bad weather frustrated our plans.
Kötü hava yola çıkmamı engelledi.Bad weather prevented me from setting out.

İlgili Sayfalar