ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Beyaz çikolata sever misin?Do you like white chocolate?
Dedem her sabah yürüyüşe çıkar.My grandfather goes for a walk every morning.
Bu gece dışarı çıkmaya istekli olamam.I can't be bothered to go out tonight.
Bakın, çocuklar suyun içinde çıplak ayakla yürüyor.Look, the boys are walking barefoot in the water.
Hiçbir şekilde kitaplıktaki kitaplardan resim kesip çıkaramazsın.By no means may you cut out the pictures from the books on the bookshelf.
Bana Pareto eğrisini çiz.Draw me the Pareto curve.
Vazodan bir çiçek aldı ve bana uzattı.She took a flower from the vase and held it out to me.
Çiçekleri sulamak zorundayız.We have to water the flowers.
Şu anın tadını çıkar.Seize the day.
Biz ne zaman yola çıkarız?What time do we leave?
Sık sık iş gezilerine çıkar mısın?Do you often take business trips?
Yarın Çin'e gitmek için yola çıkıyor.He's leaving for China tomorrow.
O, ırkçılığa karşı çıkar.He opposes racism.
O, ırksal ayrımcılığa karşı çıktı.He's opposed to racial discrimination.
Irksal ayrımcılığa karşı çıktı.He's opposed to racial discrimination.
Yiyeceklerinizi iyi çiğnemelisiniz.You should chew your food well.
Arabadan çık ve ellerini arkana koy.Step out of the car and place your hands behind your back.
Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.A couple of years ago, this book was exposed as a fraud.
Uzayda hiç kimse senin çığlığını duyamaz.In space, no one can hear you scream.
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Dağcı zirve için yola çıktı.The mountaineer set out for the summit.
Yemek yemek için dışarı çıkalım.Let's go out to eat.
Berbat ruhsal durumum beni çıldırttı.My poor state of mind made me distraught.
Ben Çin yemeğini seviyorum.I love Chinese food.
Çıplak gözle görülebildi.It could be seen by the naked eye.
Çin'e ne zaman vardın?When did you arrive in China?
Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?Which came first, the chicken or the egg?
Bununla nasıl başa çıkacağımı merak ediyordum.I wondered how I would cope with this.
O sadece Hindistan'da değil aynı zamanda Çin'de de iyi tanınmaktadır.She is not only well known in India, but is also well known in China.
Bazı çıkartmalar satın almak istiyorum.I'd like to buy some stickers.
Kuşların cıvıldamalarını duyuyor musun?Do you hear the birds singing?
Patates cipsi senin için iyi değildir.Potato chips are not good for you.
O çift birbirleri için yaratılmış.That couple was made for each other.
Ben de yeni bir çift ayakkabı var.I got a new pair of shoes.
Yeni bir çift ayakkabım var.I got a new pair of shoes.
O, ciddi bir hata yaptı.She made a serious mistake.
Biraz çırpılmış yumurta ister misiniz?Would you like some scrambled egg?
General Motors 76.000 işçisini işten çıkarttı.General Motors laid off 76,000 of its workers.
Yağmur yağdığı zamanlar dışında her gün yürüyüşe çıkıyorum.I go for a walk every day, except when it rains.
Son zamanlarda yaptığın en çılgınca şey nedir?What's the craziest thing you've done lately?
Rahibenin görevi, çiçekleri ve karnabaharları sulamaktır.The nun's duty is to water the flowers and the cauliflowers.
Hey Tom, dedikodu vasıtasıyla senin Susie ile çıktığını duydum. Tebrikler.Hey Tom, I heard through the grapevine that you and Susie are going out. Way to go!
Odamı çiçeklerle süslemeyi seviyorum.I like to decorate my room with flowers.
Belediye binasındaki gösteri kontrolden çıkmaya başladı.The demonstration at City Hall started getting out of hand.
Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek için ciddi tedbirler alınmalı.Drastic measures must be taken to prevent the further spread of the virus.
Dünyanın kendisi çok saçmayken birisi nasıl bu kadar ciddi olabiliyor!How can one be serious with the world when the world itself is so ridiculous!
O daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapmak için yola çıktı.He set out to do something that had never been done before.
Bu, bu tür bir cihaz için cazip bir fiyat.It's an attractive price, for this sort of device.
Açığa çıkartılmayacak hiçbir sır yoktur.There is nothing concealed that will not be revealed.
Çimlerde uzanmayı seviyorsun.You like laying on the grass.
Ben biraz çılgınım.I'm a little crazy.
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.If you don't keep the silverware polished, it'll lose its luster.
Kate genellikle TV ekranında çıkan yeni bir şarkıcı için çıldırıyor.Kate is crazy about a new singer who often appears on TV.
Çin'e iki yıl önce gittim.Two years ago I went to China.
Çin restoranında Pekin ördeği yedik.We ate Peking duck in the Chinese restaurant.
Kentindeki caddelerde ne çiçek ne de ağaçlar vardı.There were neither flowers nor trees in the streets of his city.
Onun şehrinin sokaklarında ne çiçekler nede ağaçlar vardı.There were neither flowers nor trees in the streets of his city.
Biraz temiz hava almak için yürüyüşe çıktım.I went out for a walk to get some fresh air.
Balistik raporuna göre, bu silah cinayet silahı olamaz.According to the ballistics report, this gun can't be the murder weapon.
Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.It is easier to stay out than to get out.