ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Elinde çekiç olan bir adama her şey bir çivi gibi görünür.To a man with a hammer, everything looks like a nail.
Onlar bu kasabada 350 yıldır demir çıkardılar.They mined iron in this town for 350 years.
Çinli insanlar başka bir tür satranç oynarlar.People from China play another kind of chess.
O, kapıdan çıkmadan önce ceketini düğmeledi.He buttoned up his coat before walking out the door.
Sanık cinnet nedeniyle suçsuz bulundu.The defendant was found not guilty by reason of insanity.
Çift, nişanlarını bozdu.The couple broke off their engagement.
O, ona cinsel yaşamından bahsetmeni istemiyor.He doesn't want you to talk about your sexual life to him.
Bu civarda herkes onun adını biliyor.Everyone around here knows his name.
Bu, çılgınlık.This is madness.
Yanlış ayakla çıktık.We got off on the wrong foot.
O, randevusunun çıkmasını beklerken bir dergi okumuştu.She perused a magazine while waiting for her date to show up.
Erkek kardeşimle yürüyüşe çıkıyordum.I was taking a walk with my brother.
Tom beş dakika önce çıktı.Tom left five minutes ago.
güneşin çıkmış olmasına rağmen, hava soğuktu.Although the sun was out, it was cold.
Bu civarda iyi bir restoran biliyor musun?Do you know any good restaurants near here?
Duman ortaya çıktı.Smoke appeared.
Geçmişin sırlarını arkeoloji ortaya çıkarıyor.Archeology reveals the secrets of the past.
En çok Çin'in hangi bölümünü seversiniz?What area of China do you like the best?
Atomlar çıplak gözle görülemez.Atoms cannot be seen with your own eye.
Onlar kısa bir tatile çıktılar.They took a brief vacation.
Tom randevusu için bir çiçek ve hediyeler aldı.Tom brought a flower and presents for his date.
O bir Çin vatandaşıdır.He's a citizen of China.
James Cameron film yapmak için yeni bir yol ortaya çıkardı.James Cameron created a new way to make movies.
Onun borcu ile nasıl başa çıkardınız?How would you handle her debt?
Tom Mary'nin söylediğini açığa çıkardı.Tom dismissed what Mary was saying.
Çalışan sayısı on yıl içinde iki katına çıktı.The number of employees doubled in ten years.
Tom oğlunun mezuniyeti sırasında çığlık attı.Tom cried during his son's graduation.
Bazen çılgın duygularınızı gösterebilirsiniz.Sometimes it's OK to show crazy emotion.
Tatile çıkmak istediler.They wanted to escape on vacation.
ABD'nin Çin'e ihraç ettiği başlıca ürün soya fasülyesiydi.The top U.S. export to China was soybeans.
Evlerinin etrafına bir çit yapmak istiyorlar.They want to build a fence around their home.
Bir ev çiti ne kadar yüksek olmalı.How high should a home fence be?
Mary bambu çitini seviyor.Mary loves her bamboo fence.
Çim biçme makinesini çalıştırmak için benzin gerekiyor.The lawn mower needs gas to operate.
Büyükbabamın kuşağındaki birçok insan çiftliklerde büyüdüler.Many people in my grandfather's generation grew up on farms.
Bir çim alan oldukça güzel olabilirA field of grass can be quite beautiful.
Tom çiğ soğanlardan nefret eder.Tom hates raw onions.
Onların çiftliğinde beş farklı türde atları var.They have five different kinds of horses on their farm.
Bu günlerde çoğu giyim Çin'den ithal edilmektedir.These days, most clothing is imported from China.
Genç çift Şükran Günü konuklarının arasına anne babalarını dahil etti.The young couple included their parents among their Thanksgiving guests.
Kağıt ilk kez Çin'de icat edildi.Paper was first invented in China.
Bizim çit demirden yapılmıştır.Our fence is made of iron.
Çılgın silahlı adam beni öldürmekle tehdit etti.The crazy gunman threatened to kill me.
O hangi cins bir köpek?What kind of dog is that?
Asansörle üçüncü kata çıktım.I rode the elevator to the third level.
Güneşli bir günde, Tom çimende uzanmayı sever.Tom loves to lie in the grass on a sunny day.
Tom kağıda düz bir çizgi çizdi.Tom drew a straight line on the paper.
Tom bir Çin edebiyatı profesörüdür.Tom is a professor of Chinese literature.
Açık hava pazarları yerel çiftliklerde yetiştirilen gıdaları satar.Open-air markets sell food grown on local farms.
Bir mıknatıs bir seferde çok sayıda çiviyi toplayabilir ve tutabilir.A magnet can pick up and hold many nails at a time.
Bana sokağınızın bir haritasını çizebilir misin?Can you draw me a map of your street?
Güneş çıktı ve buz eridi.The sun came out and the ice melted.
Yolun ortasında beyaz bir çizgi var.There is a white line in the middle of the road.
Bazı çiftler küçük sorunlarla ilgili olarak tartışırlar.Some couples argue over minor issues.
Her din cinayeti yasaklar.Every religion prohibits murder.
Bu cinayeti kim işledi?Who committed this murder?
Sigara içmek istiyorsan, dışarı çıkmalısın.You must go outside if you want to smoke.
Aile birlikte cinayet gizemlerini izlemeyi seviyor.The family loves to watch murder mysteries together.
Patates cipsinde çok gıda yok.There isn't much nutrition in potato chips.
Çocuk ziyaretçiye bir çiçek sundu.The child offered a flower to the visitor.