ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Evlere girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You have to take off your shoes before entering houses.
Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.Remove the chicken's giblets before cooking.
Kutu çilek doluydu.The box was full of strawberries.
Onun, onun babası olduğu ortaya çıktı.He turned out to be her father.
Onun, unun babası olduğu ortaya çıktı.It turned out that he was her father.
Bildiğim kadarıyla, o henüz yola çıkmadı.As far as I know, she hasn't departed yet.
Birkaç günlük bir tatile çıkalım.Let's take a short break.
Üşütmek istemedim, bu nedenle dışarı çıkmadım.I didn't want to catch a cold, so I didn't go out.
Bir çılgınla benim aramdaki tek fark benim bir çılgın olmamamdır.The only difference between me and a madman is that I'm not mad.
Benim için bu kağıt üzerine bir eskizini çizebilir misin lütfen?Can you sketch it for me on this piece of paper please?
Auldey bir Çin markasıdır.Auldey is a Chinese brand.
O binanın ilk yardım çıkışı yok.That building has no emergency exit.
Babam çiçekleri suluyor.My father is watering the flowers.
Düz bir çizgi bir eğrinin önemsiz bir örneğidir.A straight line is a trivial example of a curve.
Büyük Dane, dev boyutuyla bilinen evcil köpek cinsidir.The Great Dane is a breed of domestic dog known for its giant size.
Hayatın iniş ve çıkışları vardır.Life has its ups and downs.
Kırk dakika içerisinde sınıftan çıkacaklar.They'll get out of class in forty minutes.
Biz çiçekleri sulamalıyız.We need to water the flowers.
Annem sigara içmeye karşı çıkıyor.My mother objects to smoking.
Bütün gün çiftlikte çalıştım.I worked on the farm all day.
Artık göğüs ağrısı ile başa çıkamıyorum.I am no longer able to handle the chest pain.
Gemi yarın Honolulu'ya yola çıkıyor.The ship leaves for Honolulu tomorrow.
Annem döndüğünde dışarı çıkacağım.I will go out when Mother comes back.
Bu kitap Çin hakkında.This book is about China.
Laleler yakında çiçek açacaklar.Tulips will bloom soon.
Bu bez cildinize yapışır.This cloth sticks to your skin.
Islak elbiseler cildine yapışır.Wet clothes stick to your skin.
Bu civarda birkaç tane Müslüman lokantası var galiba.It looks like there's a few Muslim restaurants around here.
Görünüşe göre bu civarda bir iki tane Müslüman restoranı var.It looks like there's a few Muslim restaurants around here.
Benim babam bir defa bile yurt dışına çıkmadı.My father hasn't gone abroad even once.
O, Çin'de bir kitap yazdı.He wrote a book in China.
Evin etrafında bir çit var.There is a fence around the house.
Ayakkabılarını çıkarmana gerek yok.You don't need to take your shoes off.
Evi izlemem söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
Evde oturmam söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
Çevrenin uzunluğunu nasıl çıkarırsınız? Ben unuttum.How do you derive the length of the circumference? I've forgotten.
Lütfen bisikletinizi buradan çıkarın.Please move your bicycle out of here.
Çin, Japonya'dan daha büyüktür.China is bigger than Japan.
Lütfen çiçekleri sula.Please water the flowers.
Onu, o kadar ciddiye alma.Don't take it so seriously.
İran Amerikalı kadının serbest bırakılmasına karşı çıkıyor.Iran balks at release of American woman.
Ben sadece okumayı çılgıncasına seviyorum.I simply adore reading.
Onun geliri, emekli olduktan sonra iki katına çıktı.His revenue doubled after retirement.
Bu çılgınlık.That's crazy.
Shishir çeviri yapmak için dışarı çıktığı zaman, en iyisi evde kalmaktır.When Shishir comes out to translate, it's best to remain indoors.
Sen Çin mutfağını sevmiyor musun?You don't like Chinese cooking?
Bagajımı buraya olduğu yere bırakabilir miyim ve dışarı çıkabilir miyim?May I leave my luggage here where it is and go out?
Kız arkadaşımın normal olduğunu düşündüm ama onun bir şeytan olduğu ortaya çıktı.I thought that my girlfriend was normal, but she turned out to be a succubus!
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.Sweet words bring the snake out of its hole.
Ne kadar çok çikolata yersen o kadar çok şişmanlarsın.The more chocolate you eat, the fatter you'll get.
Dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out.
Cesar Chavez 1927 yılında Arizona'da, Yuma yakınındaki küçük bir çiftlikte doğdu.Cesar Chavez was born on a small farm near Yuma, Arizona in 1927.
Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.I didn't really feel like going out.
O, özel bir durum için sakladığı şampanya şişesini çıkardı.She got out the bottle of champagne she'd been saving for a special occasion.
Yağmur duruncaya kadar dışarı çıkmayacağım.I won't go out until it stops raining.
Çılgınca gelebilir ama sanırım geri dönüp tekrar yapmak istiyorum.This may sound crazy, but I think I want to go back and do it again.
Yarın öğleden sonra arabamı cilalayacağım.I'm going to wax my car tomorrow afternoon.
”Hayır.” dedi dükkân sahibi. ”Oldukça ciddiyim. Fiyat etiketini gördün.”"No," the shopkeeper replied. "I'm quite serious. You saw the price tag."
Bu gece çıkıp çıkmayacağını Trang'e sor.Ask Trang if she's going out tonight.
İçeride kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.I would prefer to go out than stay in.