ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben çıkmak zorundayım, bir arkadaş ile bir randevum var.I have to go off because I have an appointment with a friend.
Bir arkadaşımdan bir çift bilet aldım.I came into a pair of tickets from a friend.
Etkili bir katalizör olmadığı zaman cihazı geliştirmek zor olurdu.It would be difficult to improve the device when there is no effective catalyst.
Ünlü çini sergilenmektedir.Famous china is on display.
Dışarı çıkıp oyun oynayabilir miyim?Can I go out and play?
Ben dışarı çıkmak istiyorum.I wanna go out.
Akşam yemeği için dışarı çıkmaya ne dersiniz?How about going out for dinner?
Akşam yemeğinden sonra, Hepimiz çizim odasına gittik.After dinner, we all went into the drawing room.
Ben akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıkacağım.I'll go out after having dinner.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmamalısın.You must not go out after dinner.
Akşam yemeğinden sonra bir yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk after dinner?
Akşamları, köpeğimle yürüyüşe çıkarım.In the evening, I walk with my dog.
Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.Some unexpected difficulties have arisen.
Bir koyun nasıl ses çıkarır?What sound does a sheep make?
Aslında, balın yaratıcıları çiçeklerdir.In effect, flowers are the creators of honey.
Çıplak oğlanlar nehirde yüzüyordu.Naked boys were swimming in the river.
Ansiklopedinin güncel bir baskısı gelecek ay çıkacak.An up-to-date edition of the encyclopedia will come out next month.
Ne zaman isterseniz, çiçek sizindir.The flower is yours for the asking.
Ciddi olarak işe koyulmak zorundasınız.You've got to get down to your work.
Yumurtaları çırpın.Beat the eggs.
Fırtınaya rağmen o dışarıya çıktı.In spite of the storm, he went out.
Fırtına nedeniyle, gemi limandan çıkamadı.Owing to the storm, the ship could not leave port.
Fırtına yürüyüş için dışarı çıkmamı engelledi.The storm prevented me from going out for a walk.
Fırtına dışarı çıkmamızı engelledi.The storm prevented us from going out.
Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.The storm prevented me from leaving.
Sudan çıkmış balık.A fish out of water.
Rumiko, bu hafta sonu, benimle dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out with me this weekend, Rumiko?
Seyahatten bahsetmişken, sen hiç New York City'yi ziyaret ettin mi?Speaking of travel, have you ever visited New York City?
Benimle bir geziye çıkmak ister misin?Do you want to go on a trip with me?
Aynı kural bir yolculuğa çıkmak için de geçerlidir.The same rule applies to going for a journey.
Yolculuğa çıkmadan önce saç tıraşı olmak istiyorum.I want to get a haircut before I go on the trip.
Ailem uzakta bir yolculuğa çıktı ve evde yalnızım.My parents are away on a trip and I'm alone in our house.
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Anne babam, görüşüme karşı çıkıyorlar.My parents object to my opinion.
Erken çıktım böylece iyi bir koltuk alabildim.I left early so I could get a good seat.
Onun güzel bir gün olduğu ortaya çıktı.It turned out to be a lovely day.
Yeşil yapraklar çıkıyor.The green leaves are coming out.
Yeşil rengi, çim ile ilişkilidir.Green is associated with grass.
Bitişikte oturan çift tekrar tartışıyor.The couple next door are fighting again.
Bizim ve komşunun avlusu arasındaki sınırı işaretlemek için bir çit vardır.There is a fence marking the boundary between our yard and the neighbor's.
Tren yola çıkmadan önce biraz zaman var.There is a little time before the train departs.
Tren raydan çıktı, ve panik oldu.The train was derailed, and panic ensued.
Tren raydan çıktı ve yaklaşık otuz yolcu ya öldü ya da yaralandı.The train was derailed and about thirty passengers were either killed or injured.
Tren Kobe istasyonuna gitmek için yola çıktı.The train left for Kobe station.
Çiğ çim yaprakları üzerinde.The dew is on the leaves of grass.
Güneş doğduğunda çiğ buharlaştı.The dew evaporated when the sun rose.
Rehbere göre, bu, civardaki en iyi restoran.According to the guidebook, this is the best restaurant around here.
Karen'in eteği yukarı çıkıyor.Karen's skirt is riding up.
İsviçre çikolatası ağzınızda gerçekten erir.Swiss chocolate really melts in your mouth.
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkalım.Let's step out for a short walk.
Çitin üzerinde bacağımı salladım.I swung my leg over the fence.
Bugün Sevgililer Günü çikolatası yapalım.Let's make Valentine's Day chocolate today.
Bu hafif bir hatanın ciddi yaralanmalara yol açabileceği çok tehlikeli bir spor.It's a very dangerous sport, where a slight mistake can lead to serious injury.
NB:Çok uzun süre önce çizildi bu yüzden kalite kötüdür.NB: This was drawn a long time ago so the quality is low.
Ben böceklerin cıvıltısını duyabiliyorum.I can hear the chirping of insects.
Yol dik yamaca doğru zikzak çiziyordu.The path zigzagged up the steep slope.
Çiçekler mutlu görünmüyor. Onları sulamak istiyorum. Sulama kovası var mı?The flowers don't look happy. I'd like to water them. Is there a watering can?
Orada iyi iş çıkarıyorsun.You're doing good work there.
O civataya uyacak bir somuna ihtiyacımız var.We need a nut that will fit that bolt.
Ekleme ve çıkarmalar hemen gösterilmiyor.Additions and deletions are not shown immediately.

İlgili Sayfalar