ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O zorluklarla iyi başa çıkar.He will cope well with difficulties.
O en güzel çiçekten hoşlanır.He likes the most beautiful flower.
Cüzdandan bir dolar çıkardı.He took out a dollar from his wallet.
O iç ceket cebinden cüzdanını çıkardı.He took out the wallet from his inside jacket pocket.
O dün Kanada için yola çıktı.He set out for Canada yesterday.
Dün bir çift siyah ayakkabı aldı.He bought a pair of black shoes yesterday.
O, dün gece televizyonda çıktı.He appeared on TV last night.
Dün gece televizyonda çıktı.He appeared on television last night.
O, cinayet yüzünden hapse atılmıştır.He was framed for murder.
O, cinayetten idam edildi.He was hanged for murder.
O cinayetle suçlandı.He was accused of murder.
O cinayetten suçludur.He is guilty of murder.
O bir cinayet suçlusu.He is guilty of murder.
O cinayetten tutuklandı.He was arrested for murder.
O cinayetten suçluydu.He was guilty of murder.
O cinayete tanıklık etti.He witnessed the murder.
O cinayetle suçlanıyor.He is accused of murder.
O, cinayet nedeniyle hapse gönderildi.He was sent to jail for murder.
O, cinayet için yargılandı.He was tried for murder.
O, cinayetten mahkûm edildi.He was convicted of murder.
O cinayetten suçlu bulundu.He was found guilty of murder.
O, bir cinayet olayına karıştı.He was involved in a murder case.
Cinayet davasıyla ilgili duyduklarına şaşırdı.He was surprised to hear about the murder case.
O, cinayet davası ilgili gerçeği ortaya çıkardı.He brought out the truth of the murder case.
Onun cinayet gizemlerine karşı marazi bir düşkünlüğü vardır.He has a morbid fondness for murder mysteries.
O bir yürüyüş için dışarı çıktı.He has gone out for a walk.
Başa çıkılması zor bir kişidir.He's a difficult person to deal with.
Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.He exposed corruption in the city government.
O beni yalancı çıkardı.He made me out to be a liar.
O, ağzımdan girip burnumdan çıktı.He twisted my arm.
Bana bir buket çiçek sundu.He presented me with a bouquet of flowers.
O, Çin yemeğinden hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu.He asked if I liked Chinese food.
O, sırrımı açığa çıkardı.He disclosed my secret.
Kağıt üzerinde bazı dikey çizgiler çizdi.He drew some vertical lines on the paper.
O bana her defasında karşı çıkar.He opposes me at every turn.
O, araba kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in the car accident.
O, çiftliğinde bitkisel ürün ve inek yetiştiriyor.He raises crops and cows on his farm.
O, çimde uzanıyor.He is lying on the grass.
O, çiğnendi ve öldürüldü.He was run over and killed.
O, arabanın altından çıktı.He got out from under the car.
O borç batağına saplanmıştı ve evini elden çıkarmak zorunda kaldı.He was deep in debt, and had to part with his house.
Cılız ve narin bir çocuktu.He was a weak and delicate child.
Sihirle şapkasından bir tavşan çıkardı.He produced a rabbit out of his hat by magic.
Sınıfta çizgi roman okurken yakalandı.He was caught reading a comic book in class.
O, savaştan hemen sonra cezaevinden çıkarıldı.He was released from prison immediately after the war.
İstavroz çıkardı.He crossed himself.
O, ciddi hastalığı nedeniyle gelemedi.He could not come because of his serious illness.
O ciddi bir hata yaptı.He made a grave mistake.
Ciddi bir suç işledi.He committed a serious crime.
Onlar onun ciddi olarak hasta olduğunu söylüyorlar.They say that he is seriously ill.
Ciddi bir hastalıktan ötürü acı çekiyor.He is suffering from a serious illness.
O, ev ödevini bitirdikten sonra yürüyüş için dışarı çıktı.After he had finished his homework, he went out for a walk.
Dışarı çıkmak yerine tüm gün evde oturdu.He stayed at home all day instead of going out.
Dışarı çıkmak yerine bütün gün evde kaldı.He stayed at home all day instead of going out.
O, kadınları ciddiye almayan erkek türüdür.He's the kind of guy who doesn't take women seriously.
İş için sık sık yurt dışına çıkar.He often goes abroad on business.
Paltosunun cebinden bir anahtar çıkardı.He took a key from his coat pocket.
Paltosunu çıkardı ve onu tekrar giydi.He took off his coat and put it on again.
Paltosunu çıkarıp tekrar giydi.He took off his coat and put it on again.
O beline kadar çıplaktı.He was bare to the waist.