ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, yeni bir çift ayakkabı aldı.He bought a new pair of shoes.
O yeni bir çift eldiven aldı.He bought a new pair of gloves.
Temiz hava almak için dışarı çıktı.He went outside for a breath of fresh air.
O, kendi kimliğini açığa çıkarmadı.He didn't reveal his identity.
O, üçü Çin'de yapılmış dört tane bebek aldı.He got four dolls, of which three were made in China.
O, cinayetten suçlu değildir.He is not guilty of murder.
O sarhoşken kontrolden çıkıyor.He is out of control when drunk.
Ekmeğini taştan çıkarıyor.He works hard to earn his living.
Sesinin çıktığı kadar bağırdı.He shouted at the top of his voice.
Öğretmenine dilini çıkardı.He stuck out his tongue at his teacher.
Cüzdanından 1000 yen çıkardı.He took out a 1,000-yen note from his wallet.
O, pencereden çıktı.He went out the window.
O çimlerin üzerinde yatıyordu.He was lying on the grass.
Çim üzerine uzandı ve uykuya daldı.He lay down on the grass and went to sleep.
O çimin üstüne uzanmıştı.He lay down on the grass.
Bir şeyin bacağından yukarı çıktığını hissetti.He felt something crawl up his leg.
O, büyük bir demet çiçek taşıyarak geldi.He came bearing a large bunch of flowers.
Bir mayının üzerinden sürdü ve onun cipi patladı.He drove over a land mine and his jeep blew up.
İçeriden bir çığlık duyduğuna şaşırmıştı.He was surprised to hear a cry from within.
O, Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.He asked if I like Chinese food.
Çin'den geri döndü.He had come back from China.
O, Çin'de bir otoritedir.He is an authority on China.
Çin hakkında çok sayıda kitap yazdı.He wrote a lot of books on China.
O, Çin'e gitmek için istekli.He is eager to go to China.
O Çincede akıcıdır.He is fluent in Chinese.
O, Çinceyi çok iyi konuşur.He speaks Chinese very well.
O, biraz Çince konuşabilir.He can speak Chinese a little.
Sabahtan akşama kadar çiftlikte çalışıyor.He works on the farm from morning till night.
O, kahvaltıdan önce bir yürüyüşe çıktı.He took a walk before breakfast.
Kısa sürede şoktan çıktı.He soon recovered from the shock.
Elektrikli cihazları parçalarına ayırmayı seviyor.He likes to take electric devices apart.
O, arazisini elden çıkarmak istiyor.He wants to dispose of his land.
O öfkeli bir yüz ile dışarı çıktı.He came out with an angry face.
Odadan öfkeyle dışarı çıktı.He got out of the room in anger.
Birden kalkıp odadan çıktı.He got up suddenly and walked out of the room.
Birden kalktı ve odadan çıktı.He got up suddenly and walked out of the room.
Güney Kutbu civarındaki bölgeyi araştırdı.He explored the region around the South Pole.
O bir çift kişiliğe sahiptir.He has a dual personality.
O çift bilet ücreti ödedi.He paid double fare.
Karanlıktan sonra o asla dışarı çıkmaz.He never goes out after dark.
O bir günlük seyahate çıktı.He went on a one-day trip.
Pazar günü çiftliği ziyaret etmeye niyet ediyor.He intends to visit the farm on Sunday.
Çiftliğinde sığır besliyor.He is breeding cattle on his farm.
Ona çiftlikte iş verilmektedir.He is employed on the farm.
O çiftlikte babasına yardım etmek için yeterince güçlüydü.He was strong enough to help his father on the farm.
Onun çiftliği almak için parası yok.He had no money to buy the farm.
Atını çitin üzerinden atlattı.He jumped his horse over the fence.
Atını çite bağlıyordu.He was tying his horse to the fence.
O, çiğneyebileceğinden daha fazlasını ısırdı.He bit off more than he could chew.
O, tahtaya bir çivi çaktı.He drove a nail into the board.
O, arkadaşlarının cinayetiyle kızdırıldı.He was angered by the murder of their comrades.
O, onunla çıkmak istiyor.He wants to go out with her.
O, ona biraz çikolata aldı.He bought her some chocolates.
O, onun için çiçek topladı.He picked flowers for her.
O, onu arabayla gezdirmek için dışarı çıkardı.He took her out for a drive.
O, onun sırrını açığa çıkarmadı.He didn't reveal his secret.
Babasının çiftliği sattığına şaşırdı.He was surprised his father had sold the farm.
O, odadan çıktı.He went out of the room.
O odadan çıktı.He came out of the room.
O adamlarının kötü idaresini ortaya çıkardı.He detected his men's misconduct.