Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Een op de vijf vrouwen in Amerika geeft aan dat ze ooit is aangerand.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.En av fem kvinnor i Amerika säger att de har blivit sexuellt utnyttjade någon gång i livet.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Jedna z piatich žien v Amerike tvrdí, že boli niekedy vo svojom živote sexuálne napadnuté.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.미국에 있는 여자들 다섯 가운데 하나가 성폭행을 당한 적이 있다고 말했어요.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Una de cada cinco mujeres en EE.UU. reconoce haber sido agredida sexualmente alguna vez en su vida.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Una donna su cinque in America dichiara di essere stata aggredita sessualmente nella sua vita.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Une femme sur cinq aux Etats-Unis dit avoir été victime au moins une fois d'agression sexuelle dans leur vie.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Μία στις πέντε γυναίκες στην Αμερική λέει ότι έχει δεχθεί σεξουαλική επίθεση κάποια στιγμή στη ζωή της.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.אחת מתוך חמש נשים באמריקה אומרות שהן הותקפו מינית מתישהו בחייהן.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Amerikában ötből egy nő mondta, hogy érte szexuális zaklatás az életében.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.En av fem kvinnor i Amerika påstår att de blivit utsatta för ett sexuellt övergrepp någon gång i sitt liv.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.En ud af fem kvinder i USA sagde at de var blevet angrebet seksuel på et tidspunkt i deres liv.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Jedna na pięć kobiet w Ameryce twierdzi, że przynajmniej raz w życiu była napastowana seksualnie.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Jedna z piatich žien v Amerike vraví, že bola niekedy v živote obeťou sexuálneho obťažovania.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Každá pátá žena v Americe přiznala, že byla někdy ve svém životě sexuálně napadena.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.미국에서 여자 다섯 명 중 한 명꼴로 그들의 인생에서 성폭력을 경험했다고 합니다.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Một trong năm phụ nữ ở Mỹ nói rằng họ đã bị tấn công tình dục một vài lần trong đời.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Satu dari lima wanita di Amerika berkata mereka pernah mengalami kekerasan seksual.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Uma em cinco mulheres, nos E.U.A., diz que já foi agredida sexualmente nalgum momento da sua vida.
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Dar nu vă aruncaţi telefoanele încă.
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Gooi je telefoons nog niet weg.
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;아직 전화기를 던져 버리지 마세요. 아이러니한 것은 콩고에
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Mais ne jetez pas encore vos téléphones, parce que l'ironie incroyable est que
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Ma non gettate ancora via i vostri cellulari, perché l'incredibile ironia è che
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Nhưng đừng ném điện thoại của bạn đi vội, vì sự tréo ngoe lớn ở đây là
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;Но не бързайте да изхвърляте телефоните си, защото иронията е в това, че технологията която е довела
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;אבל אל תזרקו את הטלפונים שלכם עדיין, כיוון שהאירוניה הגדולה שבדבר היא
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;لكن لا تقوموا بإلقاء هواتفكم، لكن السخرية التي لا تُصدق تكمن في أن
Ama yine de telefonlarınızı bir kenara atmayın, çünkü kaderin cilvesi şu ki;この上なく皮肉なことに コンゴにおける この持続可能性を欠いた
Ama yukarıdaki cisim hareket etmiyor, bu yüzden kinetik enerjisi yok.Ale objekt se teď nepohybuje, takže nemá kinetickou energie.
Ama bu, oyun ciddiyetinin sonu oldu ve yine resmi olmaya başladı.本気の遊びの 終わりになりました 再び まじめ になったのです これが現在のプロジェクトです
Ama burada gördüğüm bütün teklifler şu anda ciddiye alınmak için çok pahalıAle wszystkie te propozycje... są po prostu zbyt kosztowne, aby mogły być brane poważnie w chwili obecnej.
Ama burada gördüğüm bütün teklifler şu anda ciddiye alınmak için çok pahalıΑλλά όλες οι προτάσεις που βλέπω εδώ... είναι απλά πολύ δαπανηρές για να ληφθούν σοβαρά την δεδομένη στιγμή.
Ama burada gördüğüm bütün teklifler şu anda ciddiye alınmak için çok pahalıАле усі пропозиції, які я бачу, занадто витратні для нас зараз аби розглядати їх серйозно.
Ama burada gördüğüm bütün teklifler şu anda ciddiye alınmak için çok pahalıНо все представленные предложения... слишком затратны, чтобы быть реализованными в ближайшее время.
Ama burada gördüğüm bütün teklifler şu anda ciddiye alınmak için çok pahalı今この時代で真剣に取り組むには、高額すぎるのです。 危険を伴うということを言及しないにしてもです。
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.하지만 말그대로 8분간 그가 이야기를 하였고 그 이야기에 관한 약 50개의 트윗이 벌써 올라왔습니다.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Aber, in den acht Minuten während seines Vortrages, erschienen über fünfzig Tweets darüber.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Ale, doslova počas tých ôsmich minút, kým rozprával, prišlo približne päťdesiat reakcií na prejav.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Ale opravdu, za těch 8 minut, co tu mluvil, zde máme kolem 50 tweetů, které už reagují na tento přednes.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.De szó szerint az alatt a nyolc perc alatt, amíg beszélt, nagyjából ötven üzenet érkezett az előadásról.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Namun, dalam delapan menit presentasinya, ada 50 pesan masuk di Twitter tentang presentasi ini.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Nhưng trong 8 phút anh đang diễn thuyết, có khoảng 50 bài cập nhập nói về buổi diễn thuyết.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.W ciągu tych ośmiu minut wykładu Evana, było około 50 wiadomości na temat jego wystąpienia.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Πάντως σοβαρά, μέσα στα οχτώ λεπτά που μιλούσε ο Έβαν είχαμε πενήντα tweets σχετικά με την ομιλία.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Але, найцікавіше, що буквально за ті вісім хвилин доповіді було відправлено близько п'ятдесяти повідомлень.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.Но, самое интересное, что буквально за те восемь минут доклада были отправлены около пятидесяти сообщений.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.אבל, בעצם במהלך 8 דקות שהוא הרצה, יש בערך 50 עדכונים שהתקבלו תוך כדי ההרצאה.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.ولكن، حقيقة خلال الثماني دقائق لحديثه كان هناك حوالي 50 تحديث لتويتر.
Ama, buradaki sekiz dakikalık konuşmasında, konuşma hakkında gelen 50 civarı tweet var.講演に関して既に50くらい投稿がされています。 だから様々な観点の反応を見られるのです。
Ama bu sefer cismi yatay düzlemde iterek hız kazandırmak yerine,이번 경우에는
Ama bu sefer cismi yatay düzlemde iterek hız kazandırmak yerine,הפעם, במקום לדחוף גוף
Ama iPod pahalı bir donanım ve pil ömrü tükendiğinde komple cihazı değiştirmeniz gerekiyor.Ale u iPodu, tohoto drahého zařízení, když baterie dožije, musíte si koupit nový přístroj.
Ama isin asli su, bu cilgin davalar sayica az. Cogunlukla kazanmiyorlar.Ale faktem jest, że takie absurdalne pozwy są stosunkowo rzadkie.
Ama isin asli su, bu cilgin davalar sayica az. Cogunlukla kazanmiyorlar.Ale pravdou je, že tyto šílené kauzy jsou relativně vzácné.
Ama isin asli su, bu cilgin davalar sayica az. Cogunlukla kazanmiyorlar.Avšak skutočnosť je, že tieto šialené prípady sú skôr zriedkavé.
Ama isin asli su, bu cilgin davalar sayica az. Cogunlukla kazanmiyorlar.Az igazság az, hogy az ilyen őrült esetek aránylag ritkák.
Ama isin asli su, bu cilgin davalar sayica az. Cogunlukla kazanmiyorlar.In verità, questi casi assurdi sono relativamente rari, e di rado vengono vinti.
Ama isin asli su, bu cilgin davalar sayica az. Cogunlukla kazanmiyorlar.Maar de realiteit is dat deze gekke zaken vrij zeldzaam zijn.
Ama isin asli su, bu cilgin davalar sayica az. Cogunlukla kazanmiyorlar.Mais en réalité, ce genre de cas est relativement rare.