ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun tahminleri doğru çıktı.His predictions have come true.
Onun ailesi çiftçiydi.His parents were farmers.
Onun hikayesinin düzmece olduğu ortaya çıktı.His story turned out to be false.
Onun hikayesinin gerçek olduğu çıktı.His story turned out to be true.
Cebinden madeni bir para çıkardı.He took out a coin from his pocket.
O senin dışarı çıkman için izin verecek.He will grant permission for you to go out.
O, adeta, sudan çıkmış balık gibi.He is, so to speak, a fish out of water.
O Çince eğitimi görüyor.He studies Chinese.
Şapkasını çıkardı.He took off his hat.
O, birkaç dakika önce dışarı çıktı.He went out a few minutes ago.
O, beş cinayet işledi.He committed five murders.
Beşten biraz önce dışarı çıktı.He went out a little before five o'clock.
Saat beş civarında okuldan geri dönecek.He will get back from school by five.
O, saat 8:00 'de evden çıktı.He left home at 8:00.
O, dün Amerika için yola çıktı.He started for America yesterday.
O, bir çiftçiden yumurtalar ve süt aldı.He bought eggs and milk from a farmer.
O biraz para çıkardı.He took out some coins.
Onun çilek dolu bir sepeti var.He has a basket full of strawberries.
O, insanlara her zaman bir sürü sorun çıkarıyor.He is always giving people a lot of trouble.
İyi çiğneyemiyor çünkü şu anda diş ağrısı var.He can't chew well, because he has a toothache now.
O, kabuğundan çıktı.He has come out of his shell.
O, paltosunu çıkardı.He took off his overcoat.
Perdenin arkasından çıktı.He came out from behind the curtain.
Öfkeyle dışarı çıktı.He went out in anger.
Çiçekleri tutan o kadın kimdir?Who is that woman holding the flowers?
O dün bir yolculuğa çıktı.He set out on a trip yesterday.
O, kulüpten çıkarıldı.He was excluded from the club.
O, cebinden bir madeni para çıkardı.He took a coin out of his pocket.
O paltosunu çıkardı.He took off his coat.
O, burada karışıklık çıkarmaya çalışıyor.He's here trying to stir up trouble.
Bu civardaki barlara ve birahanelere sürekli takılır.He's a regular at the bars and pubs around here.
Onun Kolorado'da büyük bir çiftliği var.He has a large farm in Colorado.
O, bisiklete binmenin keyfini çıkardı.He enjoyed cycling.
O, Jane'i akşam yemeğine çıkardı.He took Jane out for dinner.
O, şoktan çıktı.He recovered from the shock.
O bir amatör bir bahçıvan, ama çiçekleri güzel.He is an amateur gardener, but his flowers are beautiful.
Takım elbisesine uyacak bir çift çorap seçti.He selected a pair of socks to match his suit.
Oldukça kolay şekilde kontrolden çıkar.He loses his temper quite easily.
O, çabucak odadan çıktı.He quickly went out of the room.
O, ciddiyetini koruyor.He's keeping a straight face.
Beş civarında oraya varacak.He will arrive there about five o'clock.
Kötü haber söylendiğinde o ciddi görünüyordu.He looked grave when told the bad news.
O, eve girenleri ve çıkanları izledi.He watched those who went in and out of the house.
O, çitin üzerinden atladı.He jumped over the hedge.
O plana karşı çıktı.He opposed the plan.
Trafik kazasında ciddi biçimde yaralandı.He got hurt seriously in the traffic accident.
Çocuğun çitin üzerinden atladığını ve kaçtığını gördü.He saw the boy jump over the fence and run away.
O ankete dayalı sonuçlarını çıkardı.He drew his conclusions based on that survey.
O, dil bilgisi kitabından pek çok örnek çıkardı.He has extracted a great many examples from the grammar book.
O, sorunlarla başa çıkabilir.He can cope with the problems.
Az önce dışarı çıktı.He went out just now.
Maalesef o az önce dışarı çıktı.I'm afraid he's just gone out.
O, çikolatalı keke düşkündür.He is fond of chocolate cake.
O, çikolatalı pasta düşkünüdür.He is fond of chocolate cake.
O bir an için dışarı çıktı.He stepped out for a moment.
O sonunda ortaya çıktı.He appeared at last.
Kapıyı kapattı ve üst kata çıktı.He shut the door and went upstairs.
O, parkın civarında bir yerde yaşıyor.He lives somewhere around the park.
O, civarda bir yerde olmalıdır.He must be somewhere about.
Aniden ortaya çıktı.He appeared from nowhere.