ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben sık sık onun bu çevrede yürüyüşe çıktığını görüyorum.I often see him taking a walk in this neighborhood.
O, resmi çizen adamdır.He is the man who drew the picture.
Onun o gün dışarı çıkmadığı kesindir.It is certain that he didn't go out that day.
O, sonunda odadan çıktı.He came out of the room at last.
O, evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as he went out of the house, it began to rain.
O, geri döner dönmez çıkalım.Let's leave as soon as he gets back.
O ön kapıdan çıktığında otobüs köşeden geliyordu.When he went out the front door, the bus was just coming around the corner.
O ortaya çıktığında onun hakkında konuşuyorduk.We were talking about him when he appeared.
Onun söylediğinin yanlış olduğu çıktı.What he said turned out to be false.
O, bir yardım çığlığı duyduğunda, bisikletiyle geçiyordu.He was passing by on his bicycle when he heard a cry for help.
O, dışarı çıkar çıkmaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as he went out, it began to rain.
O dışarı çıktığında yağmur yağmaya başladı.It began to rain when he went out.
Onun dışarı çıkmak için ana nedeni Patty'yi görmekti.His primary reason for going out was to see Patty.
Onun dışarı çıktığını duydum.I heard him go out.
O çıkar çıkmaz, banka kapandı.As soon as he left, the bank closed.
Onun Çin'de büyüdüğü iyi bilinir.That he grew up in China is well-known.
O varır varmaz otobüs yola çıktı.No sooner had he arrived than the bus departed.
Onun aniden ortaya çıkması hepimizi şaşırttı.His sudden appearance surprised us all.
Onun, odadan çıktığını duydum.I heard him go out of the room.
Onun her yıl yurt dışına çıktığı doğrudur.It is true that he goes abroad every year.
Eğer o masumsa bundan şu sonuç çıkar ki onun karısı suçlu.If he is innocent, it follows that his wife is guilty.
Onun ayakta durması herkesin odadan çıkmaya başlama işaretiydi.His standing up was the signal for everybody to start leaving the room.
O, ebeveynlerine karşı çıkmış olamaz.He cannot have gone against his parents.
Onunla bir anlığına yalnız kaldığında, ona çıkma teklif etti.When he got her alone for a moment, he asked for a date.
Mahallenizde bir yangın çıkarsa, ne yaparsın?If a fire should break out in your neighborhood, what would you do?
Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.He didn't have enough experience to cope with the problem.
Artanını ona bıraktım ve dışarı çıktım.I left the rest to him and went out.
Onun fikirleri çılgınca gözüküyor.His ideas sound crazy.
Onun arzularına karşı çıkma.Don't go against his wishes.
Onun evi Dördüncü Cadde civarında bir yerde.His house is somewhere about Fourth Street.
Onun ailesi buğday çiftçileriydi.His family had been wheat farmers.
Onun yüzünde bir isilik ortaya çıktı.A rash appeared on his face.
Onun ayakkabıları o kadar eskiydi ki parmakları onlardan dışarı çıkıyordu.His shoes were so old that his toes were sticking out of them.
Onun planlarından bir şey çıkmaz.Nothing will come of his plans.
O, kararına ciddi bir hata olarak baktı.She looked on his decision as a grave mistake.
Köpeği kapının arkasından çıktı.His dog appeared from behind the door.
Onun söylediğinin bir yalan olduğu ortaya çıktı.What he had said turned out to be a lie.
Karısı bana çirkin görünmüyor.His wife doesn't seem ugly to me.
Onun cinayeti işleme sebebi nedir?What's his motive for committing murder?
Onun arabası ciddi şekilde hasar gördü.His car was seriously damaged.
Hobisi çiçek resimleri yapmaktır.His hobby is painting pictures of flowers.
Yeni romanı gelecek ay piyasaya çıkacak.His new novel will come out next month.
Yeni romanı ne zaman çıkacak.When will his new novel come out?
Yeni kitabı önümüzdeki ay çıkacak.His new book is going to come out next month.
Onun yeni kitabı gelecek ay çıkacak.His new book will appear next month.
Onun yeni kitabının önümüzdeki ay piyasaya çıkması planlanıyor.His new book is planned to appear next month.
Onun tahmininin doğru olduğu ortaya çıktı.His guess turned out to be right.
Bahçedeki çiçekler soldu.The flowers in his garden have withered.
Onun çabaları boşa çıkar.His efforts come to nothing.
Onun atı çitin üzerinden atladı.His horse jumped over the fence.
Sonunda gizli yaşamı açığa çıktı.His secret life came to light at last.
Onun sırrı yakında ortaya çıkarılacak.His secret will be disclosed soon.
Yüzünde ciddi bir görünüm vardı.He had a severe look on his face.
Her zaman ciddi müzik dinler.He always listens to serious music.
O her zaman ciddi müzik dinler.He always listens to serious music.
Onun sağlığı hakkında endişeli olduğu için, annesi onun dışarı çıkmasını engelledi.His mother prevented him from going out because she was anxious about his health.
Onun raporunun yirmi kopyasını çıkarır mısın?Would you run off twenty copies of his report?
O benimle kavga çıkardı.He picked a fight with me.
Onun çiftliği yirmi mil karedir.His ranch covers twenty square miles.
Onun adı aklımdan çıkmış.His name has slipped my mind.

İlgili Sayfalar