ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bu işitme cihazı için 20.000 yen ödedim.I paid twenty thousand yen for this hearing aid.
Bu cins bir ağacı daha önce hiç görmedim.I've never seen that kind of tree before.
Pergelle bir daire çizdim.I drew a circle with compasses.
Jim için çikolata aldım.I bought the chocolate for Jim.
Ben, bir çift kayak botu satın almak istiyorum.I want to buy a pair of ski boots.
O zaman tam evden çıkıyordum.I was just leaving home then.
Bu sorunlarla başa çıkamayabilirim.I may not be able to cope with those problems.
Bir sürü çiçeğim var. Bazıları kırmızı ve bazıları da sarı.I have a lot of flowers. Some are red and some are yellow.
Ben çıkış yapıyorum.I'm checking out.
Yağmur çiselemeye başladığında, evi terketmek üzereydim.I was on the point of leaving home when a light rain started to fall.
Tam okuldan çıkarken ona rastladım.I met him just as he was coming out of school.
Yağmur yağmaya başladığında, tam dışarı çıkıyordum.I was just going out, when it began to rain.
Çikolatayı severim.I like chocolate.
O bir kutu çikolata yedi.He ate a box of chocolates.
Masaya koymak için birkaç güzel çiçek istiyorum.I want some beautiful flowers to put on the table.
Ben dışarı çıkma ve evde kalma konusundaki düşüncemi değiştirdim.I changed my mind about going out and stayed home.
Bazen çimenlere uzanırım.I sometimes lie on the grass.
Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.I promised to go to the party with Jane, and I can't let her down.
Gül ve zambak gibi çiçekleri severim.I like flowers such as roses and lilies.
Bir video kaset kayıt cihazını nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use a VCR.
Bir çift bot aldım.I bought a pair of boots.
Çıkmamamı söylediğin için hiç dışarı çıkmadım.I didn't go out at all because you told me not to.
Mary'nin ciddi olarak hasta olduğundan kesinlikle eminim.I know for certain that Mary is seriously ill.
Çin'de başka bir arkadaşım var.I have another friend in China.
Ben kahvaltıdan önce sık sık yürüyüşe çıkardım.I would often take a walk before breakfast.
Delia'nın onlara allerjisi olduğu için bu yemek tarifinden fındıkları çıkarttım.I've left out the nuts in this recipe because Delia's allergic to them.
Yola çıkarken keşif seferini izledim.I watched the expedition as it set off.
Ben bir hafta önce bir kazada yaralandığım için dışarıya çıkamam.I can't go out, because I was injured a week ago in an accident.
Yağmur yağmasına rağmen ben dışarı çıktım.I went out although it was raining.
Yağmura rağmen dışarı çıktım.I went out in spite of the rain.
Ben yüzmenin tadını çıkardım.I enjoyed swimming.
Çiçekleri suluyorum.I am watering the flowers.
Çiçek sergisinde güllerini sergileyeceğim.I'm going to exhibit my roses at the flower show.
Çiçekleri görmek için parka gittim.I have been to the park to see flowers.
Ben çizimde kötüyüm.I am poor at drawing.
Resim çizmeyi severim.I like to draw pictures.
Resim çizmekten hoşlanırım.I like to draw pictures.
Ben resim çizmek istiyorum.I would like to draw.
Dışarı çıkmak için kepimi giydim.I put on my cap to go out.
Dışarı çıkamadım.I could not get out.
Ben dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out.
Ben dışarı çıkmalıyım.I must go out.
Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.I never go out without buying something.
Dışarı çıkmadan önce onu bitirmeliyim.I must finish it before I go out.
Dışarı çıkmak yerine evde kaldım.I stayed at home instead of going out.
Yolda duran garip bir cisim buldum.I found a strange object lying on the road.
Acil bir iş için çıkmalıyım.I must be away on urgent business.
Geçen yıl Sanda City'de yaşadım.I lived in Sanda City last year.
Bir çift ayakkabı almalıyım.I must buy a pair of shoes.
Ben, sağlığımı ciddiye alıyorum.I take my health seriously.
Anahtarı istedim ve odama çıktım.I asked for the key and went upstairs to my room.
Parkta yürüyüşe çıkmayı severim.I like going for a walk in the park.
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out right now.
Bu öğleden sonra dışarı çıkıyorum.I am going out this afternoon.
Ne olursa olsun bu gece dışarı çıkacağım,I'm going out tonight, regardless.
Ben dün kahvaltı etmeden evden çıktım.I left home without having breakfast yesterday.
Dün dışarı çıkmak zorunda kaldım.I was obliged to go out yesterday.
Çiti yeşile boyadım.I painted the fence green.
İşim hakkında ciddiyim.I'm serious about my job.
Çiğ balığa katlanamam.I can't stand raw fish.