Ana içeriğe geç
Sözlük

ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ciddi bir şekilde yaralandı ve kanaması vardı.Tom was seriously wounded and bleeding.
Tom ikinci derece cinayetten suçlu bulundu ve on yıl hapse mahkum edildi.Tom was convicted of second degree murder and sentenced to ten years in jail.
Tom kendini çok ciddiye alır.Tom takes himself very seriously.
Tom bir dizi cinayetten dolayı iki ömür boyu hapis cezası çekiyor.Tom is currently serving two life sentences for a series of murders.
Tom ayı tuzağının üzerine bastı ve bacağından ciddi biçimde yaralandı.Tom stepped on a bear trap and was seriously injured in the leg.
Tom cinayeti polise bildirdi.Tom reported the murder to the police.
Dan Linda'nın cinayeti için sorumluluk üstlendi.Dan claimed responsibility for Linda's murder.
Dan, Linda'nın cinayet silahını gizlemesine yardımcı oldu.Dan helped Linda hide the murder weapon.
Dan, Linda'nın yatak odasındaki cinayet silahını sakladı.Dan hid the murder weapon in Linda's bedroom.
Dan testeresi ile bir meslektaşını ciddi biçimde yaraladı.Dan seriously injured a co-worker with his chainsaw.
Dan cezaevi gardiyanları tarafından ciddi bir şekilde dövüldü.Dan was severely beaten by prison guards.
Polis Dan'ın suçunu kanıtlamak için cinayet silahını geri almak zorundaydı.The police had to retrieve the murder weapon to prove Dan's guilt.
Dan tutuklandı ve Linda'nın cinayetiyle suçlandı.Dan was arrested and charged with Linda's murder.
Dan Linda'yı kafasında ciddi bir yara ile bodrum katında buldu.Dan found Linda on the floor of the basement with a serious wound in the head.
Dan çekicin cinayet silahı olduğuna inanıyordu.Dan believed that the hammer was the murder weapon.
Dan cinayete karıştığını yalanladı.Dan denied he was involved in the murder.
Harrison uçağını golf sahasına çarptıktan sonra ciddi şekilde yaralandı.Harrison Ford was seriously injured after he crashed his plane into a golf course.
Köpekler trafik için ciddi bir tehlikedir.Dogs are a serious danger to traffic.
Tom ciddi kafa travması yaşadı.Tom suffered a severe head injury.
Tom cinayete karıştığını reddetti.Tom denied he was involved in the murder.
Mizah da ciddi bir şey söylemenin bir yoludur.Humor is also a way of saying something serious.
Dan bir cinayet işlemekle suçlandı.Dan was accused of committing a murder.
Dan bir cinayet dedektifiydi.Dan was a homicide detective.
Dan karısı Linda'nın cinayeti için mahkemeye gitti.Dan went on trial for the murder of his wife, Linda.
Cisimler, aynada gerçekte göründüklerinden daha yakındır.Objects in mirror are closer than they appear.
O dün gece saat dokuz civarında geri geldi.He came back last night around nine.
Dan ikinci derece cinayetten suçlu bulundu.Dan pleaded guilty to second degree murder.
Dan, Linda'ya cinsel tacizde bulundu.Dan sexually abused Linda.
Teğmen Dan Anderson, ikinci bir cinayet mahalline çağrıldı.Lieutenant Dan Anderson was called to a second murder scene.
Yeterli delil olmadan, Dan'ı cinayetle suçlamak zordu.Without sufficient evidence, it was difficult to charge Dan with murder.
FBI, cinayeti araştırmak üzere getirildi.The FBI was brought in to investigate the murder.
Linda, Dan tarafından cinsel saldırıya uğradı.Linda was sexually assaulted by Dan.
Dedektif Dan Anderson nihayet bütün cinayet hikayesini bir araya getirdi.Detective Dan Anderson has finally pieced together the whole murder story.
Dan cinayet hakkında Dedektif Linda Smith'le konuştu.Dan told Detective Linda Smith about the murder.
Dan, Linda'nın cinayetin beyni olduğunu düşünüyor.Dan thinks that Linda was the mastermind of the murder.
Dan, Lind Smith hakkında birinci derecede cinayetten yargılandı.Dan stood trial for the first degree murder of Linda Smith.
Dan cinayetler hakkında hiçbir şey bilmiyordu.Dan knew nothing about the murders.
Dan, Linda'yı solunum cihazından ayırdı.Dan disconnected Linda from her respirator.
Tom ciddi bir biçimde yaralandı.Tom has been severely wounded.
Bu cinayet silahı mı?Is this the murder weapon?
Bu, cinayet silahı değildir.This isn't the murder weapon.
Polis, Tom'un çekicinin cinayet silahı olduğunu düşünüyor.The police think that Tom's hammer was the murder weapon.
Neden Tom bize karşı bu kadar cimri davranıyor?Why is Tom being so mean to us?
Tom bu konuda ciddi mi?Is Tom serious about this?
Onun hakkında ciddi miydin?Were you serious about that?
Siz ikiniz ciddiyetinizi mi takınıyorsunuz?Are you two getting serious?
Cinayet gecesi nerede olduğunu açıklayabilir misin?Can you account for your whereabouts on the night of the murder?
Tom tutuklandı ve ve Mary'nin cinayetiyle suçlandı.Tom has been arrested and charged with Mary's murder.
Bunun ne kadar ciddi olduğunu anlıyor musun?Do you understand how serious this is?
Bunun ne kadar ciddi olduğuna dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea how serious this is?
En son yapmak zorunda kaldığın cidden zor şey neydi?What was the last really difficult thing you had to do?
Avrupalılar iblislerin kıtasını temizlemek için bir cinci hoca tuttu.The Europeans hired an exorcist to cleanse their continent of demons.
O çok ciddi.That's very serious.
Dan otelde bütün gece boyunca cinsel sesler duyuyor.Dan has been hearing sexual noises all night long at the hotel.
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
İkinci el elektrikli cihazlarda, muhakkak kullanılmış olduklarını gösteren izler bulunur.ׂSecond-hand electrical equipment always shows signs of use.
Eskiden sevgi ile cinselliği ilişkilendirirdim.I used to correlate love with sex.
Güneşin yüzey sıcaklığı 6000 ° C civarındadır.The surface temperature of the sun is around 6000°C.
Kendine zarar verme genellikle cinnetin bir göstergesi olarak kabul edilir.Self-harm is often regarded as an indicator of insanity.
Bir ulusun hayatı tehlikede değilse, savaş cinayettir.Unless a nation's existence is in peril, war is murder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod