Ana içeriğe geç
Sözlük

ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ciğerlerinde fazla su vardı.He had excess water in his lungs.
Görünen o ki beni ciddiye almıyorsunuz.It seems you aren't taking me seriously.
Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.Bike helmets can protect riders from serious head injuries.
Hayalet yavaş yavaş, ciddi, sessizce yaklaştı.The Phantom slowly, gravely, silently, approached.
Ayrıca bu kitabın bir ciltsiz baskısı var mı?Is there also a paperback edition of this book?
Tom'un kalın bir cildi var.Tom has a thick skin.
Bir cin ve tonik yapın.Make it a gin and tonic.
Tom'un civarda olması zor.Tom is hard to be around.
Bir cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a homicide.
Tom karısının cinayetini araştırmamızı istedi.Tom wanted us to investigate the murder of his wife.
Bana ihtiyacın olursa bu civarda olacağım.I'll be close by if you need me.
İnsanlar bu civarda yemek yemeye çalışıyorlar.People are trying to eat around here.
Benim cilt rahatsızlığım var.I have a skin condition.
Seni Tom Jackson cinayetiyle suçluyoruz.We're charging you with the murder of Tom Jackson.
Başımda işlemediğim bir cinayet için bir para ödülü var.There's a price on my head for a murder I didn't do.
Tom hiç ciddi bir ilişki içinde olmadı.Tom has never been in a serious relationship.
Biz bir cinayeti araştırmak için buradayız.We're here to investigate a murder.
Bir cinayetle suçlanıyorum.I've been charged with a murder.
Araçla Boston'a gitmek ve cinayeti işlemek için yeterli zamanın vardı.You had just enough time to drive to Boston and commit the murder.
Biz olası bir cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a possible murder.
Tom cinayet suçlusu değildir.Tom isn't guilty of murder.
Tom cinayetten hapse gönderildi.Tom was sent to jail for murder.
Tom cinayet için hapishaneye gitti.Tom went to prison for murder.
Onun cinayetini çözmek için polis ile birlikte çalışıyorum.I'm working with the police to solve his murder.
Bunlar çok karmaşık cihazlardır.These are very sophisticated devices.
Biz bir dizi cinayeti araştırıyoruz.We're investigating a series of murders.
Tom ciddi bir hastalıktan çekiyor.Tom is suffering from a serious illness.
Ciddi olduğumuzu düşünüyorsun.You think we're serious.
Bak, ciddiyim.Look, I'm serious.
Sen çok fazla ciddisin.You're so very serious.
Bunun hakkında çok ciddiydik.We were very serious about it.
Bu ciddi bir taahhüttür.It's a serious commitment.
Biz şimdi o konuda ciddiyiz.We're serious about it now.
Cidden Tom, senin bir hobiye ihtiyacın var.Seriously, Tom, you need a hobby.
Biz ciddi olarak konuşmak zorundayız.We've got to talk seriously.
Tom sorunu ciddiye alıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to take the matter seriously.
Dinleme cihazı takıyor musun?Are you wearing a wire?
Tom olmadan cihazı inşa etmeyi bitirebilir miyiz?Can we finish building the device without Tom?
Cinayetle mi suçlanıyorum?Am I being accused of murder?
Avustralya civarında seyahat edeceğinizi düşünüyordum.I thought you were going to travel around Australia.
Sanırım bir işitme cihazına ihtiyacım var.I think I need a hearing aid.
Tom bir işitme cihazı takıyor.Tom is wearing a hearing aid.
Bu ciddi bir mesele.It's a serious matter.
Bunun ciddi bir şey olmadığını umuyorum.I hope it's nothing serious.
Artık bu ciddi.Now it's serious.
Bu ciddiydi.It was serious.
Neden bana karşı cimrisin?Why are you mean to me?
Bu yumurtalardan biri henüz civciv çıkarmadı.One of these eggs hasn't hatched yet.
Yüzüm civardaki en güzel yüz, değil mi?My face is the prettiest face around, isn't it?
Cinayet şüphelisinin olaylarının versiyonları soruşturma memurlarına göre doğru çıkmadı.The murder suspect's version of events did not ring true to investigating officers.
Bu çok ciddi bir mesele.This is a very serious issue.
Bence bu ciddi ve güvenilir bir kişi.I think this is a serious and reliable person.
O bana ciddi ve güvenilir bir kişi gibi görünüyor.She seems to me a serious and reliable person.
O bana ciddi ve güvenilir biri gibi geliyor.He seems to me a serious and reliable person.
Fransızcam cidden o kadar kötü mü?Is my French really that bad?
Cidden, yalan söylemiyorum.Seriously, I’m not lying.
Bu ciddi bir şey.This is serious stuff.
Bu kadar cimri olma.Don't be so stingy.
Ayakkabılarımı cilaladım.I polished my shoes.
Tom'un ayakkabılarını cilaladım.I polished Tom's shoes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ci ile cümle - Sayfa 21 - ci kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App