Ana içeriğe geç
Sözlük

ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ciddi olmanın zamanı.It's time to get serious.
Bu çok cinsiyetçi.This is so sexist.
Cinselliğin ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you even know what sexism means?
Alman erkekleri cinsiyetçidir.German men are sexist.
"Çocuğun cinsiyetini belirlemek için en iyi yol nedir?" "Onun bacaklarının arasına bak.""What's the best way to determine the gender of the child?" "Look between its legs."
Cinsiyetini değiştiremezsin.You can't change your sexuality.
Bu sorun ciddi olmasa Tom burada olmaz.If this problem weren't serious, Tom wouldn't be here.
Bu ciddi oluyor.This is getting serious.
Tom Mary ve John'a biraz patates cipsi sundu.Tom offered Mary and John some potato chips.
Tom neden önerimizi ciddiyetle kabul etmedi?Why wouldn't Tom take our offer seriously?
Ciddi sonuçları olacak.There will be serious consequences.
Cinayeti kabul etmemi mi istiyorsunuz?Do you want me to confess to the murder?
Kadınlar cinsel obje değildir.Women are not sex objects.
Küçük hatalar hemen düzeltilmezse ciddi sorunlara yol açabilirler.If small mistakes are not corrected at once, they may lead to serious problems.
O bir cihatçıydı.He was a jihadist.
O ciddi bir hastalıktır.That's a severe disease.
Bir Hristiyan olabilir misin ve aynı zamanda eş cinsel evliliği destekleyebilir misin?Can you be a Christian and support gay marriage at the same time?
Sen ciddisin, değil mi?You're serious, aren't you?
Cinayet gecesinde Tom'u en son ne zaman gördün?On the night of the murder, when was the last time that you saw Tom?
Cinayet neredeyse mükemmeldi.The crime was almost perfect.
F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.The F1 champion Michael Schumacher sustained a serious head injury.
Tom bana karşı cimriydi.Tom was mean to me.
Tom ciddi durumda.Tom is in critical condition.
Cidden bugün işe gitmek istemiyorum.I seriously don't want to go to work today.
Bu civardaki çocukların yüzmek için çok fırsatları yok.Children around here don't have many opportunities to swim.
Yaralarının ciddi olmadığını duyduğuma mutluyum.I'm happy to hear that your injuries aren't serious.
Tom'un bir cinayete tanık olduğu doğru mu?Is it true that Tom witnessed a murder?
Dün ciddi şekilde kendini yaralayabilirdin.You could've seriously hurt yourself yesterday.
Tom da çok ciddiydi.Tom also was very serious.
Tom cinayeti itiraf etti.Tom confessed to the murder.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu fark etmedi.Tom didn't realize Mary was serious.
Tom cinayet silahını hendeğe attı.Tom ditched the murder weapon.
Tom bu civarda onu yapmak için gerekli yeteneklere sahip değil.Tom doesn't have what it takes to make it around here.
Tom'un bir cilt rahatsızlığı var.Tom has a skin condition.
Tom'un tıbbi bakıma çok ciddi şekilde ihtiyacı var.Tom is in desperate need of medical care.
Tom'un çok ciddi biraz yardıma ihtiyacı var.Tom is in desperate need of some help.
Tom bunu ciddi şekilde düşünüyor.Tom is seriously considering that.
Tom ciddi biçimde yaralanmış olabilir.Tom might be seriously injured.
Tom'un açıkcası ciddi ruhsal problemleri var.Tom obviously has severe mental problems.
Tom Mary'nin ciddi olduğunu açıkladı.Tom realized Mary was serious.
Tom önerimizi ciddi şekilde düşündüğünü söylüyor.Tom says he's seriously considering our proposal.
Tom cinayete teşebbüsten suçlandı.Tom was charged with attempted murder.
Tom bir cinayetin kurbanıydı.Tom was the victim of a homicide.
Durumun ciddi olduğunu fark etmedim.I didn't realize how serious the situation was.
Tom'un ailesinin ciddi para sorunları var.Tom's family has serious money problems.
Ciddiye alınmayacaksın.You will be ignored.
Tom saat 20.00 civarında Mary'nin evine geldi.Tom arrived at Mary's house about 8 pm.
Şu anda tamamen ciddiyim.I'm being completely serious right now.
Onu seviyorum ama o bir eş cinsel.I love him, but he's gay.
Eş cinsel evliliği yasal olmalıdır.Gay marriage should be legal.
Eş cinsel evliliği yasal olmalı mı?Should gay marriage be legal?
Rusya'nın dünyanın geri kalanı tarafından ciddiye alınmadığına inanan Ruslar var.There are Russians who believe Russia is not taken seriously by the rest of the world.
Doktorum bana cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyona yakalandığımı söyledi.My doctor told me that I had contracted a sexually transmitted infection.
Tom cipine geri bindi ve motoru çalıştırdı.Tom got back in his Jeep and started the engine.
Stres günümüz toplumunda çok ciddi bir sorundur.Stress is a very serious problem in today's society.
Bu civarda birinin saklanması için bir sürü yer var.There are plenty of places around here for someone to hide.
O ciddi bir ilişki istiyor.He wants a serious relationship.
Tom ciddi olarak yaralanmadığı için şanslıydı.Tom was lucky he didn't get seriously injured.
Neden bu kadar ciddisin?Why are you so serious?
Tom'un çok beyaz cildi var.Tom has very white skin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ci ile cümle - Sayfa 17 - ci kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App