ci ile cümle

ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ken sınavı geçerek yüzünün akıyla çıktı.Ken saved his face by passing the examination.
Ken'in amcasının büyük bir tavuk çiftliği var.Ken's uncle has a big chicken farm.
Ken'in amcası büyük bir tavuk çiftliğine sahip.Ken's uncle has a big chicken farm.
Ken'le çıkabilir miyim anne?Can I go on a date with Ken, Mom?
Kelly'nin son kitabı geçen hafta çıktı.Kelly's latest book appeared last week.
Kelly TV'da çıkacak.Kelly will appear on TV.
Bu sabah canım yürüyüşe çıkmak istemiyor.I don't feel like taking a walk this morning.
Kate güçlükle Çince konuşuyor.Kate can hardly speak Chinese.
Bu çiçeği Kate'e getirir misin?Could you bring this flower to Kate?
Çiğdem ilkbaharın bir müjdecisidir.The crocus is a forerunner of spring.
Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.Brian is mad because Chris obviously does not intend to return the money.
Oyun alanı, beyaz çizgiler tarafından üçe bölünmüş.The playground is divided into three areas by white lines.
Bazı sınıf arkadaşları benim ona çikolata verdiğimi gördü.Some classmates saw me give him chocolate.
Bir çivi araba lastiğine girdi.A nail penetrated the car tyre.
Güzel çiçekler için teşekkür ederim.Thank you for the beautiful flowers.
Kabul masasında güzel çiçekler vardı.There were beautiful flowers on the reception desk.
Lahana çiğ olarak yenilebilir.Cabbage can be eaten raw.
Cathy çiçekleri toplamayı durdurdu..Cathy stopped picking flowers.
Kathleen'in ifadelerinin gerçek olduğu çıktı.Kathleen's statements turned out to be true.
Kaba kumaş çocuğun nazik cildini incitti.The rough material hurt the child's tender skin.
Ciddi bir hastalığa yakalanabilirsiniz.You may get a serious disease.
Dün çıkan yangında iki yüz ev yanıp kül oldu.Two hundred houses were burnt down in the fire which broke out yesterday.
Onun yakında ortaya çıkacağından eminim.I'm sure she will turn up soon.
Onun çıldıracağına bahse girerim.I bet he will get mad.
Onun cinayetten suçlu olduğuna eminim.I'm sure he is guilty of the murder.
O, aklımdan çıkmış olmalı.It must have slipped my mind.
Çileden çıkan işçi derhal istifa etti.The outraged employee resigned at once.
Zavallı kız, çiçek satarak geçimini sağladı.The poor girl made a living by selling flowers.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkmak zorundaydım.Although it was raining, I had to go out.
Kargalar çiftçinin mısır alanını harap ettiler.Crows all but destroyed the farmer's field of corn.
Benim için kamerama sahip çık.Watch my camera for me.
Çiğnerken dişin ağrıyor mu?Does it hurt when you chew?
Oldukça ciddi bir haberim var.I've got some rather serious news.
O ciddi midir?Is it serious?
Ciddi mi?Is it serious?
O, ciddi gibi görünüyor.It seems to be serious.
Çift fotoğraf için poz verdi.The couple posed for the photograph.
Sudan bir kurbağa çıktı.A frog came out of the water.
Öğle civarında yağmur yağabilir.It may rain around noon.
Çay Çin'den getirildi.Tea was introduced from China.
Karşılıklı çıkarlar bulursanız, birbirinizle anlaşırsınız.Find mutual interests, and you will get along with each other.
Niçin kiraz çiçeklerini görmeye gitmiyoruz?Why don't we go and see the cherry blossoms?
Çiçek düzenleme dersleri alıyorum.I take lessons in flower arrangement.
Çitin üzerinde oturmayı bırakın ve karar verin!Quit sitting on the fence and make a decision!
Teyzem bana bazı çiçekler getirdi.My aunt brought me some flowers.
Teyzem hem Çince hem de İngilizce konuşur.My aunt speaks Chinese as well as English.
O önceki gün Londra için yola çıktı.He departed for London the day before yesterday.
Amcamın, istasyonun yakınında bir çiçekçi dükkânı var.My uncle has a flower shop near the station.
Motor garip bir ses çıkarıyor.The engine makes a strange noise.
Bir asansörle beşinci kata çıktım.I went up to the 5th floor in an elevator.
Emily, çay töreni ve çiçek düzenlemesi ile çok ilgileniyor.Emily is very interested in tea ceremony and flower arrangement.
Emi'nin yakında ortaya çıkacağını umuyorum. Onu beklemekten usandım.I hope that Emi will appear soon. I'm tired of waiting for her.
Gürültülü cocuklar kontrolden cıkıyordu.The group of noisy boys was getting out of hand.
Kitabı getirmeyi unuttum. Aklımdan çıkmış işte.I forgot to bring the book. It just slipped my mind.
Babam geceleri dışarıya yalnız çıkmama izin vermez.My father doesn't let me go out alone at night.
Bahçemizdeki güller çiçek açmışlar.The roses are in bloom in our garden.
Enflasyon kontrolün dışına çıkıyor.Inflation is getting out of control.
Mürekkep lekesi, yıkayarak çıkarılamaz.The ink stain will not wash out.
Ne zaman Boston için yola çıkıyorsun?When are you leaving for Boston?
Bob benden habersiz çıktı.Bob went out before I knew it.

İlgili Sayfalar